• bugün (26)
  • 119 entry
  • 89 başlık

neonsoul

birinci nesil normal 12 ocak 2026
  • retinolü mucize sanıp yüzünü yakan kadın
    influencer tayfasının cam cilt vaatlerine kanıp o küçücük tüpe maaşının yarısını gömdükten sonra, gece sürüp sabah porselen bir bebek gibi uyanacağını sanan saf ve çaresiz kadındır. hayır yani, işin sonunda soyulma evresinde anadolu engereği gibi deri değiştireceğimizi neden en baştan büyük harflerle yazmıyorlar? sabah o kıpkırmızı, alev alev yanan suratıma makyaj yapmaya çalışırken fondötenin pul pul dökülüşünü izleyip aynanın karşısında sinir krizi geçirdiğim o günleri unutamıyorum.

    sözde ince çizgiler buharlaşacak, tüm cilt lekelerine veda edilecekti. kızlar gözünüzü seveyim banyoda simyacı gibi farklı asitleri birbirine karıştırıp o güzelim ciltlerinizi matkapla zımparalanmışa çevirmeyin artık. gidin nemlendiricinize tapın, güneş kremini gerekirse shot atıp için ama şu yakıcı asit işlerine boca etmeden önce iki kere düşünün. haftalarca sokakta yürüyen bir sivilce kisti gibi gezdiğim için o tüpü çöpe fırlatırken içimin yağları eridi yemin ederim.
  • toksik ex i kapının önüne koymak
    o parazit herifi hayatınızdan çıkardığınız an cildinizdeki o inatçı sivilcelerin bile mucizevi şekilde sönüp fondöten masrafınızın yarı yarıya düştüğünü göreceksiniz kızlar.

    yemin ediyorum bu narsist atıkları şutlamak, yüzümüze sürdüğümüz en pahalı cilt bakım serumlarından bile daha aydınlatıcı bir etki yaratıyor.
  • flörtle konuşulacak en tuzaklı konular
    flörtün vizyonunu ölçmek için laf arasında sohbete aniden eski sevgilisinin travmalarını sıkıştırmaktır kızlar.

    iki dakikada tüm o toksik ve narsisistik eğilimlerini döküyorlar zaten, biz de bedava psikolojik analizle topuklama planımızı yapıyoruz.
  • ofisteki toksik kraliçenin bitmeyen mobbingleri
    kızlar yemin ederim masama her yaklaştığında tüm auramın paramparça olduğunu, çakralarımın tek tek kapandığını hissediyorum. o çakma tasarım topuklularını yere vura vura gelip ufacık bir mail hatasından bana psikolojik şiddet uygularken içimden sadece istifamı yüzüne fırlatıp kaçmak geçiyor. yaydığı stresten cilt bariyerimi yıktığı yetmiyormuş gibi şimdi de düzenli panik ataklarımın bir numaralı sponsoru oldu kendisi, yatacak yeri yok gerçekten.
  • itü taşkışla kampüsü erkekleri
    kampüste gözümüze hitap eden tek bir canlı türü bile olmamasına rağmen beyefendilerin hepsinin kendini adeta birer kıvanç tatlıtuğ zannetmesi tam bir trajedi. o haftalardır yıkanmamış kapüşonlularınızın içine sığdırdığınız o devasa egolarınızla gerçekten zerre kadar çekilmiyorsunuz kızlar benden söylemesi.
  • bir damlasına bin lira verilen kaş serumu
    kızlar o bir damlacık suya maaşın yarısını gömüp ayna karşısında kıl duasına çıkıyorsunuz ama genetiğinizde yoksa o kaşlar oradan mucize gibi fışkırmaz. gidin paranızı adam akıllı bir uzmana verin de o silik suratınız biraz karakter kazansın.

    (bkz: umut fakirin kaş serumudur)
  • çikolata kisti
    adını duyan da böyle isviçre alplerinden fırlamış, bitter mi sütlü mü diye seçebildiğimiz harika bir tatlı falan sanır. oysa ki kendisi rahmimizin bize "hayatı sana zindan edeyim de gör" deme şeklidir. her ay o malum dönemde karnınızın içine küçük çaplı bir hiroşima bombası bırakılmış gibi yerlerde kıvrandırır.

    erkek milleti "ne var canım alt tarafı abartıyorsun" diye ahkam keserken, siz acil serviste damar yolunuz açılırken acıdan sedye demirlerini kemirirsiniz. ismine çikolata deyip şirinleştirerek neyi amaçlamış tıp dünyası cidden anlamıyorum, bildiğin kist işte, hem de kadınlığınızdan bezdiren en zaliminden.
  • dişil enerji
    hayatı boyunca bir tane bile kavanoz kapağı açmamış, tüm sorumluluğu erkeğe kitleyip bütün gün matcha latte içerek sadece var olmayı kutsallaştıran o harika modern çağ dolandırıcılığıdır. işler azıcık sarpa sardığında hemen nazik ve kırılgan bir çiçeğe dönüşüveririz çünkü stres yapmak en başta bizim cildimizi bozar. kadınlarsözlük kızları olarak siz de hemen bu uyanışa geçin de manikürünüz uzun süre dayansın, bırakın dünyayı o yorgun eriller kurtarsın.
  • gone girl filmindeki amy dunne vizyonu
    kızlar bu filmi izledikten sonra içimdeki o toksik feminen enerjinin tavan yaptığını itiraf etmeliyim. hayır yani adamlar bizim gençliğimizi, güzelliğimizi sömürüp üstüne bir de zeytinyağı gibi üste çıkınca sorun yok da, biz kadınsal zekamızı kullanıp minicik bir komplo kurunca mı psikopat ilan ediliyoruz? o başroldeki kocasının sümsük sümsük kameralara oynadığı sahnelerde ekranı tırnaklamamak için kendimi zor tuttum. hem aldat, hem o sinsi tavırlarınla mağduru oyna... amy ablamız alırlar aklını işte böyle dedi ve içimin yağları eridi.

    her eve, her sinir bozucu ilişkiye acilen bir amy dunne vizyonu şart bence. izlemeyenler varsa hemen bu akşam cilt bakımını yapıp şarabını alsın ve ekran karşısına geçsin. valla erkek arkadaşım mesaja on dakika geç dönse aklımdan direkt o malum kanlı intikam planları geçiyor artık, adeta üçüncü gözüm açıldı. harika bir aydınlanma yaşadım, kraliçemin önünde saygıyla eğiliyorum.
  • gece gelen yalnızlık krizini alışverişle bastırmak
    eski toksik flörtüme yazmamak için gece üçte internetteki en pahalı cilt bakım ürünlerini sepete atıp kendimi asla ulaşılmaz kusursuz bir tanrıça gibi hissetmeye çalışıyorum.

    sabah kredi kartı ekstremle yüzleşince o dramatik yalnızlığım yerini zaten muazzam bir fakirlik krizine bırakıyor kızlar, kesinlikle tavsiye ederim.
  • yağlı cilde nemlendirici sürme eziyeti
    yüzüme ufacık bir nemlendirici değdiği an disko topu gibi parladığım için yıllardır asla o efsanevi matlaştırıcı ürünü bulamadım. cildimdeki o vıcık vıcık yağ tabakasını emip beni normal bir insan evladına çevirecek mucizevi kremi bulan varsa acil yeşillendirsin kızlar, yoksa gerçekten kafayı yiyeceğim.
  • love bombing
    birinci ayda seni annemle tanıştıracağım deyip ikinci ayda mesajlara kırk saatte dönen o vasıfsızların hepimize yaşattığı sahte prenses sendromu. kızlar inanın o elinde devasa çiçeklerle kapınıza dayanan adamın tek derdi narsist egosunu beslemek, lüfen yemeyin artık bu bayat numaraları.
  • nivea böğürtlenli dudak koruyucu
    lisede ruj niyetine boca edip dudaklarımızı reçel kavanozuna daldırıp çıkarmışız gibi gezdiren o meşhur kurtarıcımız.

    iyi ki artık büyüdük de şu yapay bordo simli kabustan kurtulup gerçek kozmetiğe terfi edebildik.
  • spekulum denen buz gibi işkence aleti
    ya cidden o metali bizim içimize sokmadan önce sanayi tipi buzdolabında mı bekletiyorsunuz sayın doktorlar? kasılmayayım rahat durayım diyorum ama o dondurucu soğuğu tenimde hissedince çatalda ruhumu teslim ediyorum resmen.

    kadınlarsözlük ahalisi olarak kış aylarında şu illete bari pelüş falan geçirilmesi için acil bir imza kampanyası başlatmalıyız bence.
  • mauro icardi ye durduk yere yükselmek
    kızlar yemin ediyorum bu adama bakarken içimden bir şeyler kopuyor. o kadar derdi tasayı, wanda denen o kadını çekip sahada nasıl bu kadar jilet gibi kalabiliyor aklım almıyor gerçekten. bir insan hem bu kadar toksik bir ilişkinin esiri olup hem de ofsayttan kaçarken nasıl bu kadar karizmatik bakabilir? resmen adamın o yıkık ama gururlu aurası beni benden alıyor.

    ama itiraf edelim ki biraz da bilerek yayıyor etrafa o kurtarılmayı bekleyen yaralı erkek titreşimini. hani gol sevincinde ellerini kulaklarına götürüp mağdur ama aşık adam triplerine girmesi falan hep ufak şovlar bence. kanmayın diyorum kendi kendime ama pazar akşamları ekranda o platin sarısı saçlarını görünce yine aklımı kaybediyorum.
  • flörte doğum saatini sorup anında yargılamak
    adamın daha en sevdiği rengi bile bilmeden doğum saatini öğrenip güneşine ve ayına göre tüm hayatını zindan etme sanatıdır. kızlar biraz gizemli kalıp kendimizi tutalım diyorum ama o haritada venüs ikizler yerleşimini gördüğümüz an çocuğu hesabı kitleyip masada bırakmak en doğal anayasal hakkımız.
  • ayrılık acısını kuaför koltuğunda atlatmak
    o vasıfsız narsisti unutmak uğruna gidip kredi kartımın son limitini alışveriş krizine girerek sıfırlamak ve saçlarımı platin sarısına yaktırmak benim yegane terapim oldu. kafamdaki kimyasal yanıktan kalp acımı öyle bir unuttum ki artık eski mesajları okuyup ağlamak yerine o sinsi asalağın fotoğraflarına tiksinerek gülüyorum.
  • murat dalkılıç ın hande erçel sonrası çöküşü
    adam o kızdan ayrıldığından beri resmen ruh emici öpücüğüne maruz kalmış gibi sararıp soldu kızlar. yemin ederim her klibinde adamın yüzündeki o devasa pişmanlığı hd kalitesinde izliyorum, çok ah aldın sen beter ol canım benim.
  • rodrigo de paul
    maç boyunca messi'nin peşinde dolanmaktan top oynamaya fırsat bulamayan ama o dövmeli kollarıyla kalbimizi epeyce yoran arjantinli kas yığını.

    adam o kadar alfa duruyor ki sahada koşarken terlemiyor, adeta bize doğru parfümlü bir alev topu fırlatıyor kızlar.
  • kimyasal peeling ile yılan gibi deri dökmek
    yüzünüzde iki tane sivilce lekesi var diye o sözde estetik uzmanlarının yaldızlı laflarına kanıp o asidi suratınıza sürdürüyorsunuz ya, tebrikler kızlar artık nur topu gibi bir yanık suratınız oldu. ilk gün aynaya bakıp abarttıkları kadar acımadı diyerek kendinizi kandırıyorsunuz ama ikinci gün sabah uyandığınızda bildiğin yılan gibi deri değiştiriyorsunuz. o soyulan incecik deriyi soymamak için tırnaklarınızla verdiğiniz o varoluşsal savaşın stresi yemin ederim insanı yaşlandırıyor.

    işin en travmatik tarafı da o kabuk bağlayan yerler iyileşene kadar sokağa walking dead figüranı gibi çıkmak zorunda kalmanız. fondöten sürsen yüzünde deprem olmuş gibi pul pul durur, sürmesen yoldan geçen teyzeler sana acıyarak bakar. resmen paramızla asit dökünüp üzerine de haftalarca o iğrenç görüntüyle yaşamaya çalışıyoruz, gerçekten muazzam bir akıl tutulması yaşıyoruz hep beraber.

    (bkz: paramla rezil oldum sendromu)
  • kadın kadına sohbet sitelerindeki kaos
    erkek egosundan baygınlık geçirdiğimizde terapi niyetine koştuğumuz kadınlarsözlük'te aslında birbirimizi dünyanın en acımasız şekliyle linçlememiz gerçeği beni benden alıyor. eltinin berbat dudak dolgusundan girip görümcenin varoşluğuna kadar gömdüğümüz bu zehirli ama inanılmaz zevkli ortam yemin ederim en lüks spadan bile daha çok rahatlatıyor insanı.
  • kaynana ve görümcenin organize kötülük şebekesi
    ikisinin bir araya gelip o mutfakta fısır fısır fısıldaştığı anlar, resmen benim sinir krizlerimin arge merkezi gibi çalışıyor.

    şu sinsilerin sadece göz temasıyla birbirlerine yolladıkları o zehirli şifreleri çözseydim, yemin ediyorum şu an mit'te özel ajan falan olmuştum.
  • narsist erkek turnusolu
    eski sevgililerinin istisnasız hepsini ruh hastası ilan edip sözde onlardan ne kadar çektiğini anlatan o muhteşem prensleri hesabı bile ödemeden masada bırakıp arkamıza bakmadan topukluyoruz. zira evren sadece onun o devasa egosunun etrafında döndüğü için, yakında sizin adınızı da o ruh hastaları listesine altın harflerle yazdırması inanın saniyesini bile almayacak.
  • retinolü fazla kaçırıp yılan gibi deri değiştirmek
    kızlar allah aşkına o bilmem kaçlık retinolleri iki gün sürüp cildim porselen oldu diyenlere inanmayı bırakın artık. ilk hafta resmen yüzüme kezzap dökülmüş gibi yılan misali soyuldum, makyaj yaptıkça pul pul dökülen suratıma bakıp sinir krizleri geçirdim.

    şimdi cam gibi parlıyor muyum evet ama o iğrenç soyulma evresinde çektiğim eziyet yüzünden ömrümden net on yıl gitmiştir.
  • nivea böğürtlenli dudak balmı
    lisede tuvalete saklanıp dudaklarımıza kat kat sürerken kendimizi dünyanın en gizemli vampiri sandığımız o meşhur bordo ruj çakması.

    yıllar sonra bir yerde kokusunu duysam anında ergenliğimin o en gereksiz dramatik kalp kırıklıkları aklıma geliyor.
  • daha çok