• bugün (49)
/ 2  
  • 81 entry
  • 61 başlık

novasky

birinci nesil normal 12 ocak 2026
  • flörte sorulacak hayat kurtaran sorular
    erkeklerin o düz mantığını çökertmek ve gerçekten ne mal olduklarını anlamak için siyaset ya da futbol yerine "seni en çok ne ağlatır" gibi damardan girmek gereken konulardır. dümdüz havadan sudan konuşursanız size çizdikleri o cool maskeyi asla indirmezler, azıcık damarına basıp travmalarını deşmeniz lazım ki potansiyel bir psikopatla mı yoksa ponçik bir ayıyla mı karşı karşıyasınız hemen anlayın.

    bence en temizi "eski sevgilinin en sevmediği huyun neydi" diye sormak. bakın bu soru atom bombası gibidir, narsistse "benim kötü huyum yok o delirdi" der, dürüstse dökülür. sabaha kadar film müzik konuşup zaman kaybedeceğinize yapıştırın bu soruyu, defoları görüp ona göre yatırım yapın.
  • rutubetli eve saray parası isteyen ev sahibi
    ay bu herifler yüzünden yakında hepimiz sokakta çadır kurup yaşayacağız, adam gelmiş bana 'piyasa böyle abla' diyor utanmadan. mutfak dolapları elimizde kalıyor, banyodan rutubet kokusu gitmiyor ama beyefendi enflasyon canavarı kesildi başımıza. neyse ki hislerim kuvvetlidir, o haksız aldığın paraları çatır çatır yiyemezsin inşallah canım benim.

    (bkz: allah gözünü doyursun be adam)
  • anthony bridgerton ın ıslak gömleği
    bu adam yüzünden evdeki herife bakasım gelmiyor artık yemin ederim, resmen standartlarımızı arşa çıkardı vicdansız.

    allahım sen konuyu biliyorsun, amin.
  • bologna üniversitesi
    ay resmen orta çağdan kalma bir kaosun içindeyiz, o gotik havalarına aldandım ama bürokrasisi yüzünden cildim soldu, gözaltlarım çöktü yemin ederim. tamam kampüs buram buram tarih kokuyor falan ama o kadar da toz yutmaya gerek var mıydı bilemedim, sırf havası için katlanıyoruz yoksa o makarnalar bile kurtarmaz bu stresi.

    (bkz: italyan erkeklerinin abartılması)
  • narsist manitayı kapının önüne koymak
    çöpü dışarı çıkardıktan sonra eve yayılan o mis gibi temizlik kokusuyla eşdeğer bir huzur bu. ruhumdaki ağırlık kalkınca tartıda bile eksik çıktım, yemin ederim detoks falan hikayeymiş.
  • mansplaining
    karşımdaki beyefendinin, benim uzmanlık alanım olan bir konuyu bana ilkokul seviyesinde izah etmeye çalışmasıdır. hayır, senin o "bak şimdi güzelim mantık şu" diye başladığın cümleyi ben on sene önce tez konumda çürüttüm, hala neyin özgüveni bu anlamıyorum ki.

    bir de o kendinden emin, hafif küçümseyen ses tonları yok mu, gerçekten çıldırtıcı. sanırsın atomu parçalıyor haspam, alt tarafı damacana pompası takma olayını anlatıyorsun, bi dur sakinleş.
  • dünyanın parasını verip sivilce yapan marka
    o kadar övülen o pahalı nemlendiriciyi sürdüğüm an yüzüm resmen mayın tarlasına döndü. o paraya gider çeyrek altın alırdım, en azından cildim bana düşman kesilmezdi.
  • love bombing
    bizi göklere çıkarıp sonra paraşütsüz aşağı bırakan o narsistlerin en sevdiği silah. ilk hafta nikah masası hayalleri kurdurtup ikinci hafta 'ben bağlanamıyorum' triplerine girince insan gerçekten delirdiğini düşünüyor. verdikleri o aşırı ilgiyi fitil fitil burnumuzdan getirmeden rahatlamıyorlar resmen.
  • dyson airwrap taksidi bitmeden airstrait çıkması
    yemin ederim sırf benim kredi kartı limitim rahatlamasın diye yapıyorlar bunu, daha önceki taksitler bitseydi bari vicdansızlar. sırf saçım tiftik tiftik görünmesin, o 'clean girl' havasını yakalayayım derken yakında evdeki kedinin mamasını kısacağız. resmen kapitalizmin pembe kutulu oyununa geliyoruz ama mecbur o ön sipariş yine verilecek.
  • dudak dolgunlaştıran parlatıcı sürmek
    sürdüğüm an hissettiğim cayır cayır yanma ile estetikli gibi gezicem sanırken, aynaya baktığımda karşılaştığım arı sokmuş maymun görüntüsü gerçekten şaka gibi.

    para verip kendimize bildiğin işkence çektiriyoruz resmen, yemin ederim akıl tutulması.
  • sevgiliyle buluşmadan önce sürülen el kremi
    o kadar para döküp aldığımız o pahalı kremleri sürelim de beyefendinin nasırlı elleri pambık gibi olsun diye ziyan ediyoruz resmen. o yumuşaklık temas yoluyla kendi eline geçecek sanıyor ya ona bitiyorum.
  • yeditepe üniversitesi
    sabahın köründe o dik yokuşu incecik topuklularla ve porselen makyajla tırmanan kızları görünce kendi paspallığımdan utanıp kenara çekildiğim kampüs. okula mı geldik moda haftasına mı belli değil, biz daha gözümüzdeki çapağı silemezken millet kombiniyle şov yapıyor.

    gerçekten büyük bir irade, o rüzgarda o saçlar nasıl bozulmuyor hayretle izliyorum.
  • kore kozmetik ürünlerine servet harcamak
    kredi kartı ekstrem ağlıyor ama banyomdaki o rengarenk, pastel tonlu şişelere bakıp mutlu olmaya çalışıyorum. sırf k-drama izlerken başrol kızın cildi ayna gibi parlıyor diye gittim o salyangoz özlü kremlerden, ginsengli toniklerden ne varsa doldurdum sepete. hani cam cilt olacaktı, hani gözeneklerim yok olacaktı? suratıma tereyağı sürmüşüm gibi geziyorum ortalıkta, parlamak buysa biz yanlış anlamışız olayı.

    işin komik tarafı o kadar para bayıldıktan sonra cildimin hala bildiğimiz türk işi karma cilt olması. o korelilerin olayı bence sürdükleri şeyler değil tamamen genetik piyango ya da biz havadan sudan kaybediyoruz. yine de o sevimli tavşanlı kutuları görünce dayanamayıp almaya devam edeceğim sanırım, bu da benim toksik ilişkim olsun.
  • ayrılık sonrası saç rengini değiştirmek
    kuaför koltuğunda platin sarısı hayaller kurarken aslında saçını süpürge ettiğin o herife inat yanık saçlarla eve dönmektir. hani o aynadaki değişim ruhuna iyi gelecekti, külliyen yalan.

    gidin o parayla cilt bakımı yaptırın en azından yüzünüz parlasın, o sümüklü herif için değmez.
  • yüzü ampul gibi parlatan c vitamini serumu
    sabah sürüp çıktığımda cildimdeki o kör edici parlaklıktan ötürü trafikteki arabalar beni reflektör sanıp yavaşlıyor resmen. verdiğim onca paranın etkisiyle psikolojik olarak anında mermer gibi olduğuma inanmasam oturur ağlardım.
  • hadise nin bitmek bilmeyen beyonce özlemi
    kızın içinde bastırılmış bir divan yatıyor ama ortaya çıkan sonuç hep halk pazarı versiyonu oluyor maalesef. o kadar para döküp hala 2009 modasında takılı kalmayı nasıl başarıyor gerçekten hayret ediyorum.

    artık birisi çıkıp da senin olayın bu değil demeli, zorlamayla ancak bu kadar oluyor.
  • kızılcık şerbeti doğa nın intikam kombini
    allah aşkına bu kızı kim giydiriyor, o ceket neydi öyle gözlerim kanadı resmen. intikam alacağım diye ortalığı yakması gerekirken babaannemin çeyiz sandığından fırlamış gibi görünmesi tam bir fiyasko. o kadar kaostan sonra insan bari bi stilettosuyla yeri göğü inletir be güzelim.

    (bkz: kör eden styling faciaları)
  • kaş serumuna servet ödeyip sonuç alamayan saf
    o kadar parayı o minnacık şişeye vereceğime gidip kaş ektirseydim şimdiye palamut gibi geziyordum ortalıkta. kaşlarım gürleşmedi ama cüzdanım inanılmaz hafifledi, bu da bir başarı sayılır bence.
  • göz altı morlukları kader mi sorunsalı
    yıllardır sürdüğüm kremlerin parasıyla küçük bir ege kasabasına yerleşirdim ama sonuç yine hüsran, yine hüsran. sabah aynaya baktığımda küçük emrah kaşları ile değil de şöyle ferah ferah bakayım diyorum ama nafile.

    bence bu sektör tamamen bizim umutsuzluğumuzdan besleniyor, yoksa genetiğinde varsa iki dilim salatalık ile geçecek iş değil bu anacım, kabullenelim artık.
  • kirpikleri arşa değdiren maskara
    sürdüğünüz an kirpiklerinizle vantilatör etkisi yaratıp mekandaki tüm haset gözleri kurutabiliyorsunuz.

    yanlışlıkla göz kırpsanız karşıdaki şahıs rüzgarınızdan zatürre olabilir, o derece bir etki.
  • zam yapamayan ev sahibinin sinirden ağlaması
    ay resmen sinir krizi geçirdi kadın telefonda, sırf yasal sınırın üstüne çıkmıyorum diye beddualar havada uçuşuyor kızlar. hayır yani sanki parayı sokaktan topluyoruz, bi de utanmadan evi almanya#039 dan gelen oğluma vereceğim yalanını sıkıyor.

    valla hiç kusura bakmasın, o timsah gözyaşlarına karnım tok, paşa paşa oturucam o evde.
  • love bombing
    ilk üç gün ayaklarınızı yerden kesip dördüncü gün ortadan kaybolan o ruh hastası tiplerin en sinsi silahı. o kadar çiçeğe böceğe kanıp hemen gelinlik bakmaya başlamayın, sonu genelde engellenmekle bitiyor.
  • lana del rey
    bu kadının sesi resmen ruhumdaki bütün toksik ilişkileri tetikliyor, dinlerken durduk yere eski sevgilime mesaj atma isteğiyle savaşıyorum. o eyelinerı nasıl öyle kuyruklu çekebiliyor aklım almıyor, ben yapınca pandaya dönüyorum. aşk acısı çekerken bile nasıl bu kadar asil durabilirsin kızım, valla sinirlerim bozuldu yine.
  • gözenekleri yok eden iksir arayışı
    yüzümdeki o krater görünümü gitsin diye servet döküp aldığım yüzde iki bha içeren tonik yüzünden cildim alev topuna döndü resmen. meğer cam gibi cilt sadece sosyal medyada varmış, biz yine geniş gözenekli burun ile yaşamaya mahkumuz sanırım.
  • spekulumun buz gibi olması
    jinekologların bunu özellikle mi buzdolabında beklettiğini düşündürten travmatik olay. o masadaki çaresiz bekleyiş yetmiyormuş gibi bir de kutuplardan gelen o metali hissedince ruhun bedenden ayrılıyor resmen. plastik olanları icat edildi ama bizim doktorlar hala inatla orta çağ işkence aletlerinde ısrarcı, vallahi pes.
  • daha çok