- 131 entry
- 95 başlık
-
mauro icardi vizyonsuzluğu
adamdaki şu saçma sapan toksik ilişki bağımlılığı yüzünden ekran başında sinirden saçlarımı yoluyorum yemin ederim. o kadar yakışıklı ve popüler olup da gidip o narsist kadına kul köle olması kelimenin tam anlamıyla korkunç bir dram. -
güven problemi yüzünden fbi ajanı olan kadın
sabah günaydın mesajı üç dakika geç geldi diye kafasında kurduğu entrikalarla netflix'e sekiz sezonluk psikolojik gerilim dizisi yazabilecek olan kadındır. yani biziz kızlar, kimseyi kandırmayalım şimdi. o adam gece üçte çevrimiçiyse kesin yılanın tekiyle fısıldaşıyordur, mahkemede aksi ispatlanana kadar hayatımıza giren her erkek potansiyel bir seri yalancıdır gözümüzde.
adamın lisedeki eski sevgilisinin eltisine kadar stalklayıp "acaba geçen bayram tatilinde aynı şehirde bulunmuşlar mı" diye açık kaynak veri analizi yapmaktan gözaltı torbalarımız morarıyor. peki manyak mıyız? maalesef evet. ama durduk yere de böyle psikopat olmadık herhalde, geçmişte aklımızla alay edip bize bu travmaları yaşatanlar utansın. zaten içimize bir kere şüphe düştüyse er ya da geç haklı çıkarız, altıncı hissimiz sağ olsun insanlara zerre inancımız kalmadı. -
koca adamın en ufak şeyde bebek gibi küsmesi
kızlar inanın bana sinirden saçlarımı kökünden yolasım var. adam bardaktaki suyun seviyesine bile alınıp üç gün evde cenaze evi havası estiriyor, sorsan ondan daha mantıklısı yok bu hayatta. ufacık bir eleştiri yapınca o devasa egosundan gelen çatırdama sesleri sağır edecek noktaya getiriyor beni. yemin ederim bu kadar kaprisi beşikteki bebek yapmaz, uğraşmaktan sabır taşına döndüm iyice. -
at kılı fırçasıyla deriyi zımparalamak
pürüzsüz bacaklara sahip olacağım diye şu an resmen inşaat ustasının alçıpan duvara yaptığı muameleyi kendi vücuduma yapıyorum.
ben acıdan ağlarken o inatçı selülitlerimin bana halimi görüp gülerek el salladığına yemin edebilirim ama ispatlayamam. -
nivea cherry shine dudak bakım kremi
lisedeyken dudaklarımıza bunu katman katman sıvayıp kendimizi dünyanın en ateşli kadını sanarak okul koridorlarında süzülürdük. işin aslı dışarıdan bakıldığında vişne suyu içip ağzını silmemiş anaokulu bebesinden zerre farkımız yokmuş. -
erkeklere hediye alinmamasi gerektigi gercegi
adama aylar oncesinden gidip kafayi yiyerek o cok istedigi sinirli uretim saati bulup aliyorum, paşamin bana yil donumumuzde getirdigi sey benzinlikten son dakika kapilmis gibi duran igrenc bir pelus ayi. yemin ederim bu varliklara yirtik corap bile fazla ama iste icimizdeki bu bitmek bilmeyen sacma sapan anaclik yeminle bitirecek bizi. -
kaş serumuna servet yatıran masum köylü
o minnacık fırçayla sürülen iki damla sıvıya dünyanın parasını döküp sonra aynada cara delevingne olmak için saatlerce dua eden dram kraliçeleridir. yemin ederim o küçücük şişeyi her gece bıkmadan usanmadan kaşlara yedirmek dev bir vizyon ama genelde sonuç sadece kıl kökünde çıkan devasa bir sivilce oluyor. aktardan alacağınız üç kuruşluk badem yağıyla da aynı etkiyi görebilirsiniz kızlar, gidin o paraya kendinize full vücut lazer paketi falan alın da bari kalıcı bir hayrını görün. -
love bombing
flörtün daha üçüncü gününde size hayatının aşkıymışsınız gibi davranıp sürekli çiçek böcek yollayan o vasat erkeğin manipülasyon taktiğidir. hepimiz o ilgi seline en az bir kere kapılıp sonra duvara toslamışızdır.
kızlar gözünüzü seveyim şu iltifatlara hemen kanıp gelinlik modeli bakmaya başlamayın artık. -
yüzü lahmacun kağıdına çevirmeyen güneş kremi
influencer'ların öve öve bitiremediği o malum markalara çuvalla para döküp yüzümü vıcık vıcık bir yağ fıçısına çevirmekten gerçekten çok yoruldum. makyajın altında kusmayan ve insanı florasan lamba gibi parlatmayan gerçek bir tavsiyesi olan varsa yazsın da sivilcelerimizle köşemizde ağlamayalım. -
maaşın yarısını göz altı kremine gömmek
kızlar inanın bana o minicik tüplere dünyanın parasını döktükten sonra aynaya bakıp hala daha mezardan yeni çıkmış victoria dönemi verem hastası gibi görünmekten çok yoruldum. yok efendim c vitaminiymiş, yok kafeinmiş, yok bilmem ne özüymüş. yüzük parmağıyla pıt pıt bilmem kaç dakika masaj yaparak sürüyorsun, sabah bir kalkıyorsun sonuç yine iki haftadır vardiyalı çalışmış uykusuz rakun.
kozmetik sektörü resmen bizim yorgunluğumuzdan ve çökmüş genetiğimizden beslenen devasa bir illüzyon. geçen gün o öve öve bitirilemeyen, sürdüğün an morlukları sildiği iddia edilen o popüler kremi aldım. kiramı geciktirip aldığım o kremin tek yaptığı şey morluklarımı daha parlak, simli bir mora çevirmek oldu. şu an disko topuna dönmüş mor göz altlarımla hayata tutunmaya çalışıyorum. en iyisi gidip buzluktan iki lahmacun çıkarıp gözüme basmak, yemin ederim en azından karnım doyar. -
sabahın sekizindeki derse fönlü saçla gelen kız
sabahın o saatinde uykunu bölüp o saçları tek tek maşalarken hayattan tam olarak ne bekliyordun inan aşırı merak ediyorum. ben uykusuzluktan sağ gözümü zor açarken senin o kuaförden yeni çıkmış gibi amfiye süzülmen cidden bütün sinirimi bozuyor. -
emily in paris izlerken gelen sinir krizi
o rüküşlüğe, o pazar malı gibi duran uyumsuz renklere rağmen kızın paris'te elini sallasa yakışıklının ellisine çarpması beni gerçekten çıldırtıyor. hayır yani o paçoz kıyafetlerle gabriel gibi birini nasıl kafaladın cidden oturup saatlerce tırnaklarımı kemirerek bunu sorgulayabilirim. -
ankara trafiğinde erken menopoza girmek
eskişehir yolundaki o bitmek bilmeyen dur kalklar yüzünden sinirden direksiyonu kemirirken yemin ederim arabada resmen erken menopoza girdim. gazi hastanesi kavşağında heba ettiğim o değerli gençlik yıllarımı cilt bakımıma ayırsaydım inanın şimdiye cam gibi bir cildim vardı. -
dolar kurunu sephora sepetinden takip etmek
kızlar yemin ederim artık ekonomi bülteni izlememe hiç gerek kalmadı. ne zaman o malum serumun güncel fiyatına baksam ülkenin cari açığını iliklerime kadar hissediyorum. hayır yani alt tarafı yüzümüze iki damla hyalüronik asit süreceğiz, sanırsın merkez bankası faiz artırım kararı toplantısına giriyoruz. geçen gün kurları bahane edip indirim diye kakaladıkları etikete baktım, alışverişi bırakıp ağlayarak yüzümü sadece çeşme suyuyla yıkamaya karar verdim.
bir de çıkıp yerli malı kullanın diyen o çok bilmiş tayfa yok mu, ekrana bakarken sinir krizi geçiriyorum. canım benim senin o çok övdüğün yerli üretim kapatıcı yüzümde oksitlenip beni turuncu bir mandalinaya çevirirken enflasyon oranları falan umurumda olmuyor maalesef. madem ülkecek yoksullaşıyoruz bari cildimiz cam gibi parlasın diyorduk, inanın onu bile çok gördüler. artık evde sivilcelere diş macunu sürüp, gözaltımıza salatalık kabuğu falan yapıştırarak kendi içimizde bir takas ekonomisine geçeriz. -
koreli kadınların cam cilt yalanı
şu 10 aşamalı kore cilt bakımı için tonla para döküp suratıma on kat salyangoz sümüğü sürmekten cidden yoruldum artık kızlar.
sonuçta porselen gibi bir yüze falan kavuşmadım, aksine vıcık vıcık parlayan bir yürüyen disko topu oldum çıktım. -
yağlı cildimi disko topuna çevirmeyen nemlendirici
yüzüme sürdüğüm an t bölgemi kör edici bir flaş ışığına çevirmeyen o mucizevi kremi bulana kadar sanırım cildimi saf asitle yakmaya devam edeceğim.
kızlar o su bazlı diye satıp aslında yüzünüze margarin sürmüşsünüz hissi veren sözde matlaştırıcı kremlere para dökeceğinize, gidin direkt un falan basıp oturun inanın daha az parlar. -
flörtle eski sevgilileri çekiştirmek
daha üçüncü günden eski sevgilinizin sizi nasıl delirttiğini uzun uzun anlatıp adamı darlamayın kızlar, sonra durduk yere neden ghostlandım diye yalandan ağlıyorsunuz. bırakın başlarda gizemli ve ulaşılamaz kraliçeler gibi görünelim, adam bizim bitmeyen duygusal yıkımlarımızın ücretsiz terapisti değil sonuçta. illa geçmiş konular açılacaksa da üstünkörü geçip konuyu eninde sonunda bizim ne kadar mükemmel bir nimet olduğumuza bağlamalıyız.
(bkz: flörte bedava terapi yaptırmak) -
leke serumlarına servet ödemek
şu minicik şişelerdeki asitli sulara koca bir maaşı gömüp sivilce lekelerimin sihirli değnek değmiş gibi silineceğini sanmam tam bir akıl tutulmasıydı kızlar. yüzüm asitten kıpkırmızı fokurdarken mucize bekleyeceğime o parayı kliniğe basıp paşalar gibi lazer yaptırsaydım şimdiye cam gibi bir cildim vardı. -
abartılı overlip yapmak
allah aşkına o dudak kalemi burnunuzun ucuna kadar çekilince kendinizi kylie jenner falan mı sanıyorsunuz kızlar? sabahın sekizinde metrobüste o dudaklarla bana bakarken içinizden ne geçiyor bilmiyorum ama dışarıdan aynen bıyık bölgesine vişne suyu dökülmüş gibi duruyorsunuz. iki milimetre taşırıp doğal bir dolgunluk vermek varken işi palyaçoluğa vurmanın kime ne faydası var gerçekten anlamıyorum.
zaten o mat ruj gün içinde kuruyup pütür pütür dökülmeye başladığında o taşırdığınız kısımlar kabuk bağlamış yara gibi görünüyor, yapmayın şunu lütfen. illa dolgun dudak istiyorsanız gidin adamakıllı iki cc dolgu yaptırın da en azından çay içerken o yüzünüze çizdiğiniz sahte dudak bardağın kenarında kalmasın. -
evlilikte stratejik beceriksizlik
çamaşır makinesinin tuşunu nükleer santral paneli sanan bu vasıfsızlara acıyıp işi devraldığınız an kendi topuğuna sıkmak eylemini tam anlamıyla gerçekleştirmiş olursunuz. bilerek yamuk katladığı o tişörtü yavaşça elinden alın ve direkt çöpe atın kızlar, sakın kanmayın bu ucuz numaralara. -
canan dağdeviren in pürüzsüz cildi
kızlar ben gerçekten anlamıyorum, kadın sabahtan akşama kadar mit laboratuvarlarında sabahlamak eylemini gerçekleştiriyor ama o cilt her daim filtreli gibi. biz evde iki saniye fazla dertlensek hemen o lanet çenede çıkan kistik sivilce ile bakışıyoruz, yemin ederim büyük haksızlık. insanın beyni üst düzey çalışırken hücreler komple estetik kaygıyla yüze mi hizmet ediyor acaba? -
buz lazerin aslında alev püskürtmesi
sözde acısız dedikleri o başlık tenime değdiği an içimden bir ejderha uyandı, can havliyle o kağıt havlulu sedyeyi kırıp güzellik uzmanının elindeki aleti yutacaktım az kalsın. -
asla düzenli kullanılmayan tırnak bakım yağı
indirimde görünce sanki yarın el mankenliğine başlayacakmışım gibi kasaya koşup aldığım ama çekmecenin karanlık sularında son kullanma tarihinin geçmesini bekleyen şu meşhur sıvı altın. oysa o küçücük şişelere döktüğüm parayla çoktan manikürcüme ortak olmuştum, ama işin sonunda yine finallere çalışırken o tırnak etlerimi kanata kanata koparmaya devam ediyorum. -
narsist erkeği şıp diye anlama yöntemleri
masaya oturur oturmaz kendi muhteşem kariyerinden, sorunlu eski sevgililerinin ona nasıl deli gibi taptığından ve annesinin biricik paşası olduğundan bahsediyorsa arkanıza bile bakmadan topuklayın kızlar. siz hüngür hüngür ağlarken bile konuyu mucizevi bir şekilde kendi baş ağrısına bağlayabilen bu narsist ruh emiciler, tüm yaşama sevincinizi tek lokmada yutarlar. o şişkin ve kusursuz gibi duran egolarına hiç aldanmayın, ilk kriz anında sönüp giden kocaman bir balondan ibaretler. -
bacaklardaki batık terörü
bacaklarımı zımparalamaktan adeta bir marangoza dönüştüğüm şu hayatta tek gerçek çözüm o meşhur kuru fırçalama işkencesi gibi duruyor kızlar. yoksa bu gidişle o sosyal medyadaki pürüzsüz bacaklar yalanına fena kanıp kese yaparken derisini yüzenler kervanına sonsuza dek katılacağım. - daha çok