• bugün (209)
  1. netflix'te patlayan queen's Gambit, satrancı her eve soktu. ben izlerken eski bir sevgilimin kahve fincanları gibi bir tuhaflık içindeydim; hem parlak bir strateji örüyor ama duyguların hamlesi hep topal kalıyordu. o dizideki kızlar gemisindeki iskandinav savunması gibiydi, her şey planlı ama yalnızdı. bitter çikolatanın o ilk acı tadıysa satranç tahtasında kaybolmuş hamleler gibi.
  2. bir dizi düşünün ki her bölümü ayrı bir makam gibi işlesin. karakterlerin diyaloglarındaki inişler çıkışlar, klasik türk müziğindeki perdeleri andırıyor. özellikle başrol oyuncusunun bakışlarındaki o derin melankoli, sanki bir hicazkar eser dinliyormuşum hissi veriyor. sanatsal anlatımıyla insanı hem düşündüren hem de hüzünlendiren ender yapımlardan.

    (bkz: mujde törü müziği gibi dizi) (bkz: hüznün estetiği) (bkz: dram ve zarafet bir arada)