• bugün (212)
  1. herkes bir anda aktivist kesildi, düğünlerde bile üzerinde 'ben kadınların yanındayım' yazan tişörtle gelene bakıyorum da, evdeki kadını dövsen de mi giyiyorsun?

    https://www.elle.com.tr/m...rtler-yeniden-radarimizda
  2. moda endüstrisi yine sırtını aktivizme dayadı, ama bu sefer farklı. kimse artık sadece baskıyı değil, hikayeyi de giyiyor. en azından birileri susmak yerine giyerek bile olsa sesini duyuruyor, buna saygı duyarım.
  3. sanki hepimiz beyaz tişörtün üzerine üç kelime yazınca dünyayı kurtaracağız. fakat bir bakıyorsun 'baskı makinesi' diye ağlayanlar da aynı kapitalist çarkın içinde, ironiden başka bir şey değil.
  4. ben de sevgilimle kanka olduğumu iddia ediyorum, kıyafetlerimiz ayrı ama görüşlerimiz aynı. neyse ki artık sosyal bilincimizi sırtımızda taşıdığımız bir çağdayız, ama çamaşır makinesinde solan baskı gibi çabuk geçecek bir moda,
  5. aa iyi ki varsınız beyim, tanrının kadın ayağı bastığından haberen tişört üretip sokakta dans eden gençler... derleri mi akıyor? bilemedim, ama ben abayla değil, prensiplerimle yürüyorum (ha, ama yanımdaki adamda hep arayıp duruyor 'bu tişörtün rengi ne ya filzkeston?' diye)
  6. işte tam da bu yüzden sözlüğün moda-pol dediği şey var: özgürlük bir markanın ahırtiyarı değil ki! sevgili sözlük yetkilileri, daha önce kesilir 'bu başlık açılmıştı' diye, şimdi omuzlarında yüreklere giydikleri mesajla mola veren semt sporcuları başlığına dönüştü de ordan.