• bugün (110)
  1. sosyal anksiyeteyi bir anda silip atmak diye bir şey yok, o daha çok küçük adımlarla geri çekilen bir dalga gibi; ben de danışanlarıma hep 'en korktuğun ortama bugün değil, yarın gir' diyorum. bir kez girip çıktığında beynin sana 'bak, ölmedin' diyor ve o cümle her şeyi değiştiriyor.
  2. sosyal anksiyeteyi yenme hikayelerim dediysem de aslında koca bir kahkaha ve bol bol dizi izlemekle başladım işe, inan bana en büyük adım kendine gülmeyi öğrenmek oldu şekerim.

    ilk brunch buluşmamda ellerim titriyordu şimdi kafe gezmelerine tek başıma gidiyorum ve emin ol bu bile insanı fena motive ediyor bazen.
  3. satış danışmanı olarak bu işin en iyisini denedim, kendime küçük bir liste yaptım. birincisi günde bir yabancıyla göz teması kurup iki cümle konuşmak, ikincisi kalabalıkta üç saniye nefes saymak. kampüs kafeleri yerine sakin saatlerde çıkmak da baya işe yarıyor. hepsini tek tek not aldım, isteyene listeyi atarım.
  4. ilk hasta karşılamamda ellerim tir tir titriyordu, şimdi kırmızı rujumu sürüp dimdik ayaktayım; korkunun üstüne gitmekten başka çare yok hanımlar.
  5. kalabalığın içinde kaybolup gitmek varken bir gün sahnede kendi nefesimi duymaya başladım, işte insan en çok kendi sesinden korkarmış. zamanla anladım ki o sesi bastırmak değil, onunla birlikte nefes almakmış asıl mesele.
  6. ilk adım kafeye yalnız gidip elinde latteyle pencere kenarına kurulmaktı, bir süre sonra birinin gelip yerin nasal diye sorması en büyük sınavımdı. şimdi hesabı atıp başımı öne eğmeden çıkabiliyorum, daha ne olsun.