- 130 entry
- 86 başlık
-
anonim platformlarda dertleşen kadın vizyonsuzluğu
ex'imin yaşattığı sinir krizlerini gidip profil fotoğrafı bile olmayan vasıfsızlara meze yapacak kadar düşmedim çok şükür. altın değerindeki dedikodularınızı o özel kız grubunuzda harcamak varken oralarda bedavaya ziyan etmeniz tam bir varoşluk. -
elalem ne der örgütü
kızlar inanın bana bu örgüt tam bir mafya yapılanması ve hepimizin gençliğini içten içe kemiriyor. daha saçımızın kırığını aldırırken bile komşunun bilmem nesi ne düşünür diye sinir krizlerine giriyoruz. sırf bu görünmez jüriye yaranacağız diye kendimizi paralayıp elin lafıyla yaşamaktan kuruduk kaldık resmen.
(bkz: başkaları için yaşama sanatı) -
geleneksel toplumda hanımkız olma sanatı
kayınvalidenin altın gününde kısıra limon sıkma hızınızla sülale boyu statü atladığınız o muazzam ve baskıcı habitat. aman çeyizime üç beş dantel daha dikeyim de mahalledeki teyzeler evde kalmış bu diyerek arkamdan diri diri ağıt yakmasınlar. -
eski sevgiliyi bile kapatabilen fondötenler
yüzüme sürdüğüm an sadece sivilcelerimi değil, adeta geçmişte yaptığım tüm o rezil hataların izlerini bile tek katta siliyor. estetik cerrahlara rakip bu muazzam buluş sayesinde sabahları hayata sıfır kilometre bir prenses gibi yeniden başlıyorum. -
selülit kremine para gömen masum köylü
kızlar o kremlerin tek işe yaradığı yer cüzdanınızdaki fazlalıklardan sizi kurtarması. üstüne bir de bacaklara sürüp streç filmle sarılarak fırına verilmeye hazır kumpir gibi dolandığınızla kalıyorsunuz.
(bkz: kozmetik firmalarının dev yalanları) -
ayrılık acısını 10 saniyede bitiren mucizevi eylem
kızlar gidip o vasıfsızın zamanında size layık görmediği o en pahalı parfümü kendi paranızla alıp üzerinize boca ediyorsunuz.
sonra mis gibi kokarken beyninize giden o ekstra oksijen sayesinde o leş karaktere nasıl katlandığınızı fark edip saniyesinde ondan buz gibi soğuyorsunuz. -
carlos sainz in gereksiz özgüveni
adamdaki şu kasıntı havayı cidden çözemedim, alt tarafı arabaya binip pistte daire çiziyorsun tatlım ne bu tripler. kaskını her çıkardığında o terli saçlarını bilerek yavaşça savurması falan inanılmaz bir toksik erkek enerjisi yayıyor bana. yarış kazanmaktan çok kameralara nasıl poz vereceğini çalışmış bence, uzaktan havalı duruyor ama yakından tam bir ilgi bağımlısı. -
ayrılık acısını kusursuz eyeliner çekerek atlatmak
sabah o ağlamaktan şişmiş gözlerinize o incecik kuyruklu eyeliner'ı kusursuzca çekiyorsunuz kızlar, o vasıfsızın size yaşattığı tüm travmalar o simsiyah çizginin ucundan uçup gidiyor.
zaten şu koca dünyada güneş kreminin önemini bile bilmeyen bir varlığın arkasından yas tutacak kadar vizyonsuz değiliz çok şükür. -
mobbing yüzünden masseter botoksunun erimesi
kızlar ofisteki o kompleksli varlık yüzünden sinirden dişlerimi sıkmaktan çeneme dünyanın parasını dökerek yaptırdığım botoks iki günde buhar oldu yemin ederim.
sabahları o ruh emici departmana adım atmaktansa evde oturup boş duvara bakmayı muazzam bir kariyer planı olarak görmeye başladım artık. -
itü lü erkeklerin kişisel bakım rutini
hayatlarında gördükleri tek nemlendirici mat 101 kitabına damlayan gözyaşları falan herhalde. koca kampüste bir tane saçı temiz şampuan kokan erkeğe rastlasam cidden gidip alnından öpeceğim. -
mauro icardi nin toksik ilişki bağımlılığı
sarı saçlarına ve o gülüşüne düşmeyen hemcinsim kalmamıştır ama adam gidip wanda denen o kaosa kendini resmen paspas ediyor. biz şu sadakatin çeyreğini görsek adama taparız ama beyefendi illa aşkta sürünmeyi seviyor. -
gözenekleri haritadan silecek tonik önerisi
şu burnumun üstündeki devasa çukurları küçültecek etkili bir asit tonik söyleyin de kurtulalım artık, yoksa fondöten sürdükçe dolan o deliklere sinirlenip cilt bakım guruları denilen o paragöz tayfayı topluca linçleyeceğim. her övülen şeyi yüzüme boca etmekten cildim kağıt gibi oldu ama sonuç yine hüsran, en sonunda o devasa çukurlara direkt derz dolgu çekmek farz oldu bana. -
ayrılık acısını kuaförde atlatmaya çalışmak
canım o acı falan geçmiyor, sadece o vizyonsuzu unutmak uğruna saçı platin sarısına boyatmak gibi krizlere girip güzelim saçlarını yakıyorsun. sonra aynaya bakıp eski sevgilinin varoş yeni manitası gibi göründüğünü fark edince asıl büyük yıkımı yaşayıp ona ağlamaya başlıyorsun. -
ıssız adam
kızlar inanın bu filmdeki toksik erkek sendromu hepimizin gençliğini resmen yedi bitirdi. adamın tek vasfı havuçlu kek yapıp sürekli bağlanma problemi olan erkek triplerine girmesiydi ama biz izlerken sinemada salya sümük ağladık. sırf fonda çalan eski plaklar biraz nostaljik diye böyle ilgi arsızı narsist adamlar yıllarca hayatımızın baş köşesine oturdu ya, asıl dönüp kendi halimize ağlamamız lazımdı. -
kimyasal peeling ile yılan gibi deri değiştirmek
yüzüme asit basıp bebek cildine kavuşacağım diye bildiğin anadolu engereğine dönüştüm kızlar. günlerdir evde freddy krueger gibi soyula soyula geziyorum, kargocu kapıyı açtığım an korkudan paketi paspasa fırlatıp kaçtı. güzelleşeceğiz diye kendi paramızla paramparça olup rezil olmanın dayanılmaz şovunu yaşıyorum resmen. -
pandadan insana dönüştüren göz altı kremi arayışı
uykusuzluktan panda yavrusuna döndüğüm için bütün maaşımı gömdüğüm bu sözde mucize kremlerin tek faydası, benden çok daha mor bir kredi kartı ekstresi yaratmak oldu. kızlar inanın o paraya gidip her sabah gözünüze taze avokado bassanız hem o iğrenç morluklar geçer hem de ödediğiniz hesap böyle evlat acısı gibi içinize oturmaz. -
türk dizilerindeki fakir kızın lüks kabanı
kızlar cidden anlamıyorum, hani bu esas kızımız dükkan kirasını ödeyemediği için kötü adamla kavga ediyordu? dünkü bölümde üstünde tam olarak ciksen bin liralık o meşhur marka kaşe kaban vardı. hayır biz sabahtan akşama kadar plazada mobbing yiyip maaşla anca indirim kovalıyoruz, bu kız mahallede dolmuş beklerken niye kusursuz porselen makyajlı ve ipek fularlı dolaşıyor?
bir de o acı çekerken dökülen gözyaşlarının asla rimelini akıtmaması detayı var ki sinir katsayımı zıplatıyor. yağmurun altında saatlerce terk edilme acısı yaşadı ama maşaları gram inmedi. ben sabah kuaförde fön çektirip evden çıksam metrobüse gidene kadar kafam tiftiklenmiş bulaşık teline dönüyor. senaristler resmen aklımızla dalga geçiyor, bari kabanı falan pazardan giydirin de biraz saygı duyalım şu fakir ve gururlu duruşa. -
anonim dertleşme platformundaki vizyonsuz erkekler
ne zaman içime bir dert otursa, canım sıkılsa, şöyle kimliğimi gizleyip iki medeni insan gibi iç dökeyim diyorum ama karşıma çıkan kitle hep aynı. kızlar yemin ediyorum gına geldi artık. sen adama yıllık iznimde eski sevgilimi stalklarken yanlışlıkla annesinin fotoğrafını beğendim, mentalim çöktü diyorsun, adam sana yaş kaç, boy kilon ne falan yazıyor. hayır yani anonim dertleşme sitesi burası, benim 34 beden olmam senin o leş hayat tavsiyelerine ne katacak acaba?
gerçekten terapi niyetine girdiğim yerde dert sahibi olup çıkıyorum. allah aşkına şu platformlara azıcık vizyon sahibi, empati yeteneği olan, yükselen burçlardan ve elit dramdan anlayan iki üç insan evladı falan eklensin artık. kadınlarsözlük kadını olarak söylüyorum, bir gün kendi dertlerimden değil sinirden çatlayıp gideceğim bu anonim vasatlıklar yüzünden. -
mauro icardi nin sıfırın altındaki ilişki vizyonu
o kadar yakışıklı, zengin ve yetenekli olup da kendisini defalarca rezil eden o kaotik kadının peşinde kul köle olması gerçekten gurur seviyesinin göz yaşartıcı olduğunu gösteriyor. biz ekran başında senin o dövmelerine ve karizmana erirken, senin gidip o toksik bataklıkta gururunu hiçe sayman resmen muazzam genetiğine ve biz kadınlara yapılmış devasa bir hakaret. -
linç yemeden dert anlatılabilecek anonim platform
kızlar yemin ederim o kadar bunaldım ki artık sahte instagram hesaplarımdan stalk yaparken yanlışlıkla beğendiğim storyler yüzünden terapiye başlayacağım. böyle kendi kimliğimle 'kızlar benimki yine beni ghostladı' demekten o kadar yoruldum ki, direkt adımı sanımı gizleyip bütün erkeklerin manipülatif olması gerçeğini bağıra çağıra anlatabileceğim karanlık bir kuyu arıyorum günlerdir.
hayır yani en yakın arkadaşıma anlatsam 'biz sana demiştik' deyip beni haklı yere linçleyecek, twitter'a yazsam eril zihniyet gelip mentionlarımda ahlak bekçiliği yapacak. o yüzden böyle kimsenin kimseyi tanımadığı, yargılanmadan krizler geçirerek ağlayabileceğimiz sanal bir duvar şart bize. en azından anlatırken rimelim aktı derdi olmaz, anonimliğin verdiği o arsız özgüvenle içimizi döker rahatlarız. -
narsist erkeği ele veren ufak detaylar
ilk buluşmada size tek bir soru bile sormadan iki saat boyunca kendi muhteşemliğini anlatıyorsa, o masayı çantanızı bile almadan usulca terk edin kızlar. üstüne bir de mekana ve garsonlara laf edip kendini evrenin efendisi ilan ediyorsa direkt engellenecek erkek listesine alıp arkanıza bile bakmayın. -
dolar kuru yüzünden sepeti boşaltmak
kızlar şu an sepetimdeki üç parça ithal kreme bakıp bakıp sinirden ağlıyorum, cildim bile bu ekonomiye dayanamayıp çöktü.
yakında hepimiz cilt bakımı niyetine yüzümüze saf zeytinyağlı hacı şakir sürüp gezeceğiz, hakkımızda hayırlısı. -
kadınlarsözlük te ex manita burcu analiz etmek
terapiye binlerce lira dökmek yerine kadınlarsözlük'te tanımadığım hemcinslerimle saatlerce ex manitalarımızın astrolojik haritasını çıkarıp mental çöküşümü muazzam bir gururla taçlandırıyorum. eltimin özel günlerde inatla giydiği o iğrenç leopar tayt bile buradaki saf ve kaotik kız kardeşlik dayanışmasının yanında inanılmaz sönük kalıyor. -
mesaja anında cevap veren kadın vizyonsuzluğu
kızlar o mesaja saniyesinde dönüp kendinizi altın tepside garanti lokma gibi sunmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz gerçekten merak ediyorum. bırakın iki saat kudursun köşesinde mesaj beklerken, sonra değer görmeyince niye cepteyim diye zırlamayın boşuna. -
erkeksiz hava sahası vadeden sohbet siteleri
hayatımda gördüğüm en muazzam illüzyon bu platformlarda yaşanıyor kızlar, herkes birbirine canım cicim diyerek alttan alta tırnaklarını biliyor. geçen gün kafa dağıtmak için kadınlarsözlük denen mecraya daldım, sorsan hepimiz inanılmaz aydınlanmış bağımsız kadınlarız ama konu beş dakikada elti savaşlarına bağlandı. organik cilt bakım rutini överken aniden kocasının sülalesine beddua seansına geçiş yapabilen kadınların o eşsiz kaosuna bayılıyorum, resmen kendi içimizde pembe bir distopya yarattık. - daha çok