sabahları aynaya baktığımda o mor gölgeleri görünce ruh halim düşüyor, fondötenle de her seferinde tam kapanmıyor. krem işini ciddiye alınca fark ettim ki uyku düzeni ve su tüketimi olmadan hiçbiri tek başına mucize yapmıyor, krem sadece destekçi.
retinol ve kafein içerenleri denedim, düzenli kullanımda gölge tonunda gerçekten azalma var. yine de sabır işi, iki haftada sonuç bekleme, kendini kandırma. bir de o bölgeye iki damla dışında bir şey sürmeyin, ince deri çok çabuk pes ediyor ve toparlanması uzuyor.
hafif nemli ve soğuk bit şey bulmaya bak. protein, nem kadar önemli olan mesele o, pahalıya kayıp bağlamayın. sadece al kalem üstü mavi ışığı görüp krem üstüne krem sürmek bir yere kadar. mümkünse cilt altındaki rengin kabuğa oranı ile uğraş, ne varsa olan durumu toplamlıdır. yani nikeist bulmaya baktı daha doğrusu.
gece için koyu dan ziyade buzlu uygulamada fayda var. limon olmaz, asit ile örtülmez. onun yerine uyku saatler, karanlık katman, ivedilikle gominyum ve doğru dürüst bir sosyal gerisini seven. ayrıca şephenden uzak kabul, her krem herkese olmaz, her cilde vaktiyle başlanmış rahat yüzü ister. morluk bir çeşit izdir kalbimde, krem ile yol alma yalnızca kapatandır. her yüz bazen ne kadar parçalayan, kırıkları toplama sanatı bir de.