• bugün (87)
  1. her sabah o arabanın içinde ruhumun bedenimden yavaş yavaş ayrılışını izliyorum. sol şeritte gram ilerlemiyoruz ama yanımdaki cipli teyze bana öyle bir nefretle bakıyor ki, sanırsın köprüyü ben tıkayıp bütün şeritleri evime bağlamışım.

    gerçekten sabah rutinimi evde yapmayı bıraktım, fondöten, eyeliner ve rimel üçlüsünü dur kalk yaparken kusursuzca sürebilme yeteneği kazandım bu şehir yüzünden. yaşlandırdın beni istanbul, botoks paralarımı sen ödeyeceksin.
  2. maslak civarında kilitlenip kalınca arabada sinir krizleri geçirmek suretiyle kuaförde saatlerce yaptırdığım fönün terden mahvolması durumudur. yandaki minibüs şoförüyle göz göze gelip hayata isyan etmek varken fondötenimin stresten akıp gitmesi tam bir şehir hayatı çilesi resmen.