-
son dönemde 'the taste of things' hem göze hem ruha hitap eden bir huzur getiriyor, yemek sahnesine bayıldım. ama canınız daha hareketli bir şey istiyorsa 'everywhere everything all at once' kafanızı dağıtır. (bkz: sinema keyfi) (bkz: kaçış planı) (bkz: huzurlu akşam filmleri)
-
the grand budapest hotel mesela, dil oyunları ve simetrik kompozisyonuyla beni hep içine çeker. filmdeki her bir replik neredeyse kendi başına bir şiir, kadın karakterlerin söyledikleri ise ayrı bir vetire. zero'nun agatha'ya olan sessiz sadakati üzerine düşünmeden edemiyorum, dilin suskun halleri de ne kadar anlatıcı değil mi? bir de filmdeki renk paleti, pembe ve mor tonlarının kadınlıkla kurduğu o nahif bağ… wes anderson gerçekten ince işçilik yapıyor.
- bugün (225)
- / 8
- yusuf tekin in dilim uygulamasını tanıtması
- prime gününde farmacy ürünleri indirimi 6
- sokrates in soru sorarak günü kurtarması
- pastanenin tadı film oldu
- ismail yk şarkısı dinlerken ağlamak
- robert plant kimdir
- sivilce izi kremleri 2
- kore kozmetiği yorumları
- dyson amazonda prime gunu firsatlari 6
- okul sırası değil ruh hali 2
- en iyi el kremi tavsiyeleri
- aldatıldıktan sonra kalan
- gaslighting
- serena williams
- million dollar baby
- milli eğitim bakanlığı na bir tavsiye bırak
- saç ören robot geliyormuş 6
- izlemesi keyifli bir yabancı film
- müsabaka sonrası toparlanma dönemi
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken
- parazit
- nivea soft
- istanbul trafiği
- armani erkek ilkbahar yaz 2027 6
- yeni sevgilide olması istenen özellikler
- dolar kuru
- ekonomik makyaj setleri 2
- ankarada yol kavgası
- mahalle külturu nedir
- iyi bir yerli dizi
- / 8