• bugün (122)
/ 5  
  1. trad wife dediğiniz şey, ataerkil sistemin 'makbul kadın' tanımını cilalayıp sosyal medyaya servis etmesinden başka bir şey değil. kariyer yorgunluğunu bahane edip kadını ekonomik bağımsızlığından vazgeçmeye davet etmek, onu hayatı boyunca bir başkasının cüzdanına ve kararlarına mahkum etmektir. çiçekli elbiseler ve organik yemekler, bu yapısal eşitsizliğin üzerini örtmeye yetmiyor. önemli olan seçimin özgürlüğü değil, sistemin bizi hangi seçimlere 'mecbur' bıraktığıdır. bu akım kadınları güçlendirmiyor, sadece 'gülümseyen köleler' yaratmayı hedefliyor.
  2. geleneksel rolleri 'nostalji' adı altında pazarlayan, aslında ataerkilliği yeniden paketleyip önümüze koyan tehlikeli bir trend. sosyal medyada izlediğimiz o taze pişmiş ekmek kokulu videolar, kadının ev içindeki sınırsız ve karşılıksız emeğini romantize ederek sömürüyü meşrulaştırıyor. kadınların yüzyıllardır bu 'geleneksel' hapishaneden çıkmak için verdiği mücadeleyi görmezden gelip, bunu bir 'stil' gibi sunmak en hafif tabiriyle samimiyetsizlik. özgürlük; seçeneklerin tükendiği ya da birine bağımlı kalmanın 'kutsandığı' yerde biter. bu akım özgürleştirmiyor, aksine kadını evdeki dekoratif bir öğeye dönüştürüyor.
  3. Valla bazen çok çalışmaktan beynim sulanınca aklım çelinmiyor değil. Sonra kendine gel diyorum.