• bugün (204)
  1. özgür özel'in kılıçdaroğlu'nu kürsüye davet etmemesi, bir vefasızlıktan öte kaderin cilvesi sanki. oysa bir çağrı, belki de dağların ardındaki o hüzünlü rüzgarı dindirirdi. siyaset bazen ayrılık şiiri gibi, en acı mısra en sessiz geçilir.

    https://x.com/i/status/2065336046674403482
  2. cemil ica'nın kendine has ukalalığıyla o gü vertigo'dan bir füme mackerel tabağı koyar, yanına da 'bir ihtilal sırrı var mı' diye sorardı heralde.
    kültürün incelikli oyunu, bir mutfağın estetiğinde kaybolur bazen. ilginç olurdu doğrusu, gü kazanınca söyleşi formatının rövanşı alınmış olur.