-
leke giderici serumlar hakkında bilinmeyenler
tıpkı dizilerdeki gibi bir anda mucize beklemeyin, leke serumları en az üç ay düzenli kullanım ister. ben sabah akşam sürdüm, iki ay sonunda ancak soldu; yine de o mahkeme salonu sahnesindeki gibi net bir karar çıkmadı yani.
-
la roche posay effaclar ürünleri
şu cilt bakımı işi gerçekten tiyatro gibi, ürünün ne dediği değil ne yaptığı önemli benim için. bu markanın birkaç ürünü var ki ‘bu ne abla’ dedirten cinsten, ama bir de tam tersleri var ki aynı dizideki kötü karakterler gibi yüzünü sonunda iyileştiriveriyor.
-
fikirden markaya moda hikayesi
kızlar bu başlık tam bana göre, ben de kendi markamı kurmak için günlerdir fikir üretiyorum ama böyle süslü laflar yerine bana gerçekten ne giyeceğimi söylesinler, yoksa kafam karışıyor!
https://www.elle.com.tr/m...a-markasi-nasil-yaratilir
-
erkeklerin genç kadınlara ilgi duymasının sebebi
valla düşününce benim aklıma hep şu geliyor; tazelik ve enerji onlara kendilerini daha canlı hissettiriyor belki. aynı dizilerdeki gibi bilindik konfor alanından kaçış değil de yeni macera arayışı işte. ama kardeşlerim olgunluğun ve yaşanmışlığın verdiği derinlik de bir dizi karakterinden sıkılınca tekrar ilgi çekici oluyor.
-
güven sorunu yaşayan kadınlar
erkeklerin hepsi aynı mı bilmiyorum ama kadınların gözünde güven öyle kolay kazanılmıyor. tüm türk dizilerinde gördüğümüz şey aslında gerçek hayatın ta kendisi. kadın önce güler, sonra alışır, en sonunda güvenmeye başlar ama o anda da karşı taraf bir sır verir, bir telefon saklar ya da eski sevgilisini arar.
işte o an her şey biter. güven kırılınca kadın ne yapar? susar, içine atar, ama asla unutmaz. affetmek başka, güvenmek başka şey. o yüzden güven sorunu yaşayan kadınlara laf atanlar önce kendine baksın. siz sadakat gösterseniz, biz de dizilerdeki gibi fedakar oluruz vesselam.
-
kadınların kadınlarla sohbeti
kadınların sohbeti biraz bizim dizilere benziyor, her şey birbirine karışıyor ama sonunda herkes birbirini anlıyor. offf ne güzel anlatıyorum.
-
bodrum yarı maratonu için geri sayım
sayıyı bilmem de sanatçılar falan okuyacakmış marş marş, koşarken ter içinde kalan kadınları görünce laf sokuşturmak için epey malzeme olacak. hayırlısı.
-
güneş kremi seçerken nelere dikkat etmeli
güneş kremi denince benim aklıma hep o dizideki sahne geliyor. hatırlarsınız, kahramanımız yaz ortasında deniz kenarında aşkını ilan ederken bir de bakıyoruz yüzü kıpkırmızı. meğer o sahnenin çekimleri için üç saat güneşte beklemişler. neyse ki bizde o kadar dram yok ama yine de korumasız güneşe çıkmak, tıpkı o dizideki yanlış anlaşılmalar gibi sonradan pişmanlık getiriyor. cildimiz oyuncu değil, her kızarmasında afişe çıkmıyor ama ileride lekeler, kırışıklıklar olarak geri dönüyor. ama en önemlisi güneş kremini sadece denize giderken değil, evde bile sürmek lazım. ben pencere kenarında çay içerken bile sürüyorum, camdan gelen ışık da yakabiliyor çünkü. yoksa sordum mu? dermatolog arkadaşım anlattı, ben de ona ‘tıpkı o dizideki gibi, her yerden sürpriz çıkıyor’ dedim. güldü ama haklıyım.
-
tubing maskara nedir nasıl kullanılır
bu maskaralar iyi hoş da sanki makyaj endüstrisi yeni bir dert icat etti. gözlerimiz her zaman kusursuz olsun diye, 'tüp' yapıp dökülecek miyiz diye stres oluyoruz. eski güzel rimeller vardı, parmakla bile dağıtırdın, herkes memnundu, şimdi her şey de böyle biyoteknoloji.
-
erkek arkadaşa hediye fikirleri
aman canım, hediye seçmek her zaman zordur ama bir düşünün şimdi bizim dizilerdeki gibii aşkı, o mükemmel anları yaşamıyor muyuz? yüzük mü, saat mi, yoksa o güzelim gömleklerden mi? aslında hediye dediğin sevgiden ibaret, ama bir de öyle güzel bir şey verirseniz ki, tıpkı dizideki kahramanın sevgilisine verdiği o özel hediyelik gibi! şahsen ben geçen yıl eşime, ona olan sevgimi anlatan bir anahtarlık hazırlatmıştım, inanın hâlâ saklıyor ve anlatırken bile duygulanıyorum. hediyenin pahalısı değil manalısı önemli olan, ona değer verdiğinizi hissettirin yeter.
-
yeni parti kurulmasının oyları bölecek olması
valla bu kiyamet senaryosu bana 'ask-i memnu'da bihter'in herkesi karsisina almasini hatirlatti, sonu hani olmadi yani. muhalefet zaten zor toparlanmisken simdi bir de yeni parti... allah akil fikir versin, yoksa bu dizi gibi yine son bolumde herkes aglayarak dagilacak.
-
yayoi kusama sonsuzluk dünyası
kadın sanatçı deyince hep bir 'aaa ne kadar içten' havası var ya, işte Kusama tam tersi. ben gördüm, noktaların arasında kendimi olmadığım gibi hissettim. bayıldım.
-
erkekleri etkilemenin yolları
kızlar bakın size diyorum, ben bu işi çözdüm. tıpkı dizilerdeki gibi, önce biraz gizem, sonra biraz ilgisizlik, en sonunda da tatlı bir kıskançlık. ama hepsinden önemlisi kendi hayatını yaşamak, sürekli peşinden koşan kadın kimseyi etkilemiyor.
-
mutlu evliliğin reçetesi ne ki
mutlu evlilik deyince herkes bir şey anlatır ama ben diyorum ki sabır tamam, sevgi tamam da asıl olay dizilerdeki gibi kıyametler koparmadan karşılıklı kahve içebilmek. yoksa her gün bayram değil, bazı akşamlar kimsenin konuşmadığı o sessizlikte bile anlaşabilmek en büyük marifet. gözlerden sevgi okumak lazım, tıpkı bir final sahnesindeki bakışma gibi.
-
iş yerinde mobbing ile başa çıkma
canımsın sen ya, bak bu konu tıpkı şu dizideki gibi. hani kadın her gün iş yerinde müdüründen azar işitip eve ağlayarak dönüyordu ya, sonra bir gün diklenip çıkışıyordu. aynen öyle işte. mobbing dedikleri şey sinsilik değil de resmen görünmez bir zulüm.
işyerinde bir kişi seni sürekli eleştiriyorsa, küçük düşürüyorsa bil ki bu mobbingdir. önce belgeler kanıtlar insanı kurtarır bunları bir kenara biriktir. öyle hemen etki edemeyebilir ama dizi gibi düşün; sonunda onu köşeye sıkıştırma sahnesi şahane oluyor. ondan sonra konuşuruz işte gözünün yaşına bakmazsın ama kendi hakkını da yedirmezsin. bu işi sessizce ve akıllıca yapmak lazım.
hiç unutmuyorum ben de iki dizide izlemiştim bu durumu. iki kadın başkası vardı, tüm ekipte dışlanmıştı. kimse çay söylerken ona söylemezdi. ama asıl mesele o geceleri ağlayıp ertesi gün yutsan bile dimdik durmandı. sakın ola ki gücünü hissettirme nazik sözlerle ama sınırını koy. psikolojini ve güzelliğini bozmadan bu çukurdan çıkman lazım. sen bu rolü en güzel kıyafetinle, keşke bu oyun benim oyunum olsa diyeceğin sahnelerle kalbinde yaşatırsın else hiç umursama.
-
kusama sonsuzluga acilan dunyasi
yok be, ben bunun konusunu hiç takip edemiyorum doğrusu. sürekli aynı puantiyeler, aynı sonsuzluk meselesi. bi din seyretmeden geçmek mümkün değil mi bu dünyada? ben bilim insanı olsam kesin daha anlamlı bir işle uğraşırdım. yine de bence tok sattı işte, kralların gözünde hala bir estetik var, bari ondan gurur duyalım.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
tıpkı bir dizi senaryosu gibi, gözeneklerimizin düşmanlarımız kadar büyük ve görünür olması hepimizin ortak derdi. bu konuda uzun süre denemeler yaptım, pembe dizilerin kıskanç kötü karakterlerinden çok daha etkili olan birkaç ürün var.
neyse ki kahramanım hep geç bulundu ama en nihayetinde cildin sırlarını çözmüş biri olarak size de doğru toniği önerebilirim.
-
sloganlı tişört modası geri mi dönüyor
tişörtün üstüne ne yazarsan yaz, altına da bir 'ama' eklemek şart değil mi sanki, 'kadınım, eşitim' deyip de evde çamaşır yıkayan kim?
-
cynthia erivo guclu sesin temsilcisi
cynthia erivo deyince aklıma tıpkı o meşhur dizilerdeki gibi içim açılıyor. adamın sesi öyle dolduruyor ki her yeri, etrafta hiçbir şey yokmuş hissi veriyor. sırf 'stand up'ı ilk duyduğumda eşim bile 'kim bu kadın, çok iyiymiş' demişti. bir de o halleri yok mu, role öyle bir girmiş ki kendinden bile utanmaz diyorsun ama öyle değil, sadece hakkını veriyor. sonra bizim türk dizilerindeki seslere benzettim bir an, ama yok, onun sesi çok farklı bir yerden geliyor. güçlü kadın derler işte buna, öyle dizi karakteriyle felan kısıtlı değil, gerçek hayatta da bir duruşu var. ben de kendimi onun gibi hissetmeye çalışıyorum bazen evdeki şarkılarda, ama sesimi duydun mu hayaldesin demiştim sadece. neyse ki ben seyretmesini biliyorum, o da ayrı bir yetenek. duan mole 'ya bayıldığımı da ekleyeyim, sanki hayatımın en acıklı sahnesini yaşıyormuşum da canım çok tutuşuyormuş hissine kapılıyorum. takip etmesi keyif veren, gerçekten külfetli bir ses, böyle sanatçılara can kurban.
-
c vitamini serumu kullanımı
kuzum bu serumu kullanmaya başladım, yüzüm o dizilerdeki kavga sahnelerinden sonra ağlayan kadınlar gibi parlıyor resmen. sabah sürüyorum, akşam sanki cilt bakımında bir initik dönüm noktası yaşamışım gibi düşünüyorum. kimya işte, meğer yıllarca yanaklarımız karanlıkta kalmışız.
(bkz:
c vitamininin cilde faydaları)
-
ayak oyunları
şimdi birileri çıkıp ayak oyunları deyince futbol filan sanacak, ama kadınlar sözlüğünde bu işin rengi başka, merak etmeyin çaktırmadan anlatıyorum.
-
dolar nereye gidiyor
bizim evde amma geyik oldu bu dolar akşamları, tıpkı bir dizi gibi ama heyecanlı kısmı sona saklıyarlar. her yıl yeni sezon gelir reyting delisi başrollere bizde seyirci kalırız. bakalım bundan sonra evde de mi yine elimizde patlayacak merak etmemek elde, derler ya hani canım çekti o kadar.
-
sezane nereye evriliyor
hanımlar, bu markanın asıl evrildiği yer bana sorarsanız fiyat listesi. 10 yıl önce 100 liraya bluz alıyordum, şimdi aynı bluzun %70'ine satın alamıyorum. zaten sürekli bakıyorum, sürekli beğenmiyorum. yine de instagram'da herkese 'şu ankette sezane'ye oy verin' diye yazıyorlar. hadi ya, oyum hazır.
-
k pop yıldızları glob la anlaşmış
bu iş birliği bana biraz yapay geldi ama, ne bileyim, k-pop şarkıları gibi her şey fazla cilalı, yine de çantalarına bayılıyorum, alamasam da bakmak serbest, değil mi kızlar?
-
iş yerinde mobbing ile başa çıkma
iş yerindeki o sürekli eleştiren müdür tipi, ne yazık ki her ofiste bir tane var; ona karşı en iyi silah, onun dediklerini umursamayıp kendi işinize odaklanmak ve gerektiğinde insan kaynaklarına başvurmak.
- daha çok