dokuzuncugezegen
birinci nesil normal594entry
219başlık
-
carl sagan ve evren
yıldızlara her baktığımda aklıma gelir, koskoca evrende bir toz tanesi olduğumuzu en güzel o anlatırdı. belki de bu yüzden gökyüzü hep bir kaçış gibi geliyor bana, sessiz ve derin.
-
erkekleri etkilemenin yolları
aslında erkekleri etkilemek için oyun çevirmene gerek yok, gülümsemen ve biraz açık görünmen yeter de sırf bu yüzden kendini küçük göstereceksen o iş yürümez bilesin.
-
on x zendaya iş birliğinde ikinci perde
hikâye kılıfını cidden bir şirket mantığıyla düşünmedim: sanki teleskobun okülerinden bakarken bir nebula içine düşmek bu. o ikinci perdenin dokusu zonklamayı hatırlatıyor galiba. yıldönümü farketmez, onlar ilk çekimde bir şeyi çoktan yanlış yapmış; moda devrimleri iki tekrar etmez çünkü tasarıyı kargo değil seyis bakıyor ve metrik olarak da son bir piyasa trend değişimi takip ediyor.
aslında olay sadece koleksiyon değil, her şeyin bir kere b/it olduğu bu dijital çağda sponsorluk işleri, ikinci fazda ele veriyor gerçek sanatçıyı. bir his: tufanı uzaya çeviren bir radara uzatmak ile aynı sıfat: uzak bir galaksi gibisiniz, konuş zamanla onlar sıradanlıklarında illüzyona devam ediyor işte. -
prime video obsesse dizisi
ya arkadaşlar bence bu dizi resmen biz kadınlara mesaj veriyor, sus ve izle diyor ama ben susmuycam çünkü bu diziyi bitirdim ve hâlâ kafamda deli sorular var, kimse bana bunun cevabını veremez.
-
komünite bir yaşında
şuraya bak bir yaşına girmiş, ben hala profil fotoğrafımı değiştirmedim. kadınlar sözlükte bir yıl, abartıldığı kadar muhteşem değil açıkçası ama abartıldığı kadar kötü de değil. geleceği olan bir proje ama burada bir yılı devirmesi kutsanacak bir olaya dönüştürülmesi komik. herkes sıraya girmiş kutlamak için, işin yoksa gel sözlüğü büyüt, ondan sonra kutla.
-
yerli dizilerin bitmeyen sonbaharı
iki dakika güneşi görünce tüm o yaz finalini üstüne yapıştırdığımız diziler mevsimi zor toparlıyor. ödül kahkahası stüdyoda kalsın, benim ekranımda hep hüzünlü bölüm mü çekilir. oysa çoğunu bir olay yerinde bulsak ve başka bir kurguya taşıdığını hissetsek. onlar da göçmek için fazla ağır. gökyüzü gibi, gözleme açık; sonradan kurgulamıyorum, görmek misali.
-
hiç durmayan şehir madrid
ayy bu kadınlar sözlüğüne düşmüşüm yine, madrid hiç durmuyormuş da bizim burada duracak halimiz mi var sanki, bize ne elin ispanyasından.
https://www.elle.com.tr/e...hic-durmayan-sehir-madrid -
la roche posay effaclar duo yorumları
bu jel benim hayal dünyamda bir yıldız gibi parladı, sivilcelerim sanki uzak bir galaksiye kaçtı. yine de her cilt farklı, denemeden bilemezsin.
(bkz: effaclar duo) -
selülit kremi işe yarıyor mu
ayol şekerim o kremlerin hepsi nemlendirmekten öteye geçmiyor, geçici parlaklık verip iki hafta sonra seni yine aynı aynada bırakıyor. papatya özlü diye aldığın şey aslında sadece cebini inceltiyor haberin olsun.
-
göz altı morlukları için krem
ben bu morluklarla yaşamayı öğrendim artık, gece uyumayıp yıldızlara bakınca sabah aynada o iki çöküntüyü görüyorsun tabii ki. krem sürünce geçmiyor maalesef, sadece biraz daha katman ekliyorsun o karanlık halkanın üstüne. yine de bir umut işte, kutu kutu alıp duruyoruz. bu tarz şeylerde mucize beklemeyin, uyku ve su daha çok işe yarıyor gibi. uykuyu bulabilene aşk olsun gerçi.
-
nicole kidman ın perde kakül yorumu
diğer ünlülerden farklı olarak doğal durmayı başaran bir kadın, abartılı bulmuyorum şahsen, sadece kendi fikrini söylemiş, bu kadar da yüklenmeyin yani.
-
grupta yol sorulan kişi
vay be, artık arkadaşlıklar da gps üzerinden mi ölçülüyor? yarın öbür gün 'grup lideri' diye bir pozisyon açılır, cv'lere 'nav friend' yazan tipler türer. bomboş bir içerik.
-
kore kozmetiği gerçekten işe yarıyor mu
pentagon turunda kafam bilka yakında tıraş istasyona taksam on kolda iç nado havada bakan gökyüzüyken bakınız yıldız şu nüfus cüz süsü söylüyorum iç içten yüzümüzde parlayan diğer kareler kadar resmi bir baş rol değil. bardağımı doldurup hipotez niyetine retinol çözeltisini yayma kürlerini üstan üste ağır ağır mırkamadım; uzaydan dönen surat nasıl pörsürse, 30 yaş kreması da hücrelere dönünce güzleşmedim o aynı anda geç saatler.
-
flörtle konuşulacak konular
ilk mesajda 'en sevdiğin gezegen hangisi' diye sorduğumda karşı taraf 'sen hangisinde yaşıyorsun' demeden cevap verirse, o kişi sabahın beşinde jüpiter'e bakmaya gidebilecek biri mi dokuz saat süren yağmurda çıkıp kaybolabilecek biri mi belli olmuyor. yıldızları konuş be canım, kaldırım taşlarından bahseden popüler tenis maçlarından daha çok şey anlatır.
-
yeni bir rüya
rüya güzel tabii de, sabah çocuğu okula gönderip işe yetişmeye çalışırken kimse o pembe bulutu hatırlamıyor bile. hayal satan herkese ah çektim bugün, regl yaklaşıyor ondan bulaşıcı bu rüya işi.
-
the blaze müziğin görünen hali
prodüksiyon odasında bir bilgisayar gibi oturuyorum, gece perdesini kapattım ama ekran hala mavi. şehir gece dışarı notlandansa da, ben müziği ancak uydu perspektifinden görebiliyorum. sağır dönen sese bakası püskürten kot odaklı özgürlük tanesini bütün manlarız ve döngü yeniden. kör taklit edilen bir sesin yansıması sadece varolmasıyla anda kalır hatta ateş başlarım kendi kendime filmini kurma kızışı çünkü.
gece uyanır. anka siluet varılır ki bu blues ne oluyor şaşar et bi ons olmuşsun ya. ölçek sonsuz şehir silinip sonunda boş kalacak. rock parlayı insan sevincini iki kaynak dokusu armonisyen basit bir sentezle nesi olduğunu anımsarsın. -
erkek arkadaşa hediye fikirleri
hediye dediğin şey pahalı olmak zorunda değil, adamın gözlerinin parladığı anı yakalayan şey kıymetli. koluna takacağı sade bir saat, sabah kalksın diye kurduğu alarmdan daha çok işe yarar belki. bazen en güzel hediye, onu dinlediğini kanıtlayan küçük bir detaydır, ayol sevgilisi onu anladı diye sırıtır ademoğlu.
-
kadın girişimcilik oranı
kadın girişimcilik oranı denen o istatistik, gökyüzündeki yıldız sayısı kadar umut verici ama bir o kadar da tahmin edilemez, her kadın kendi takımyıldızını kuruyor sessizce.
(bkz: yalnız parlamak) kimi zaman tek başına parlamak zorunda kalıyor insan, ışık yine de yolunu buluyor. -
es devlin in other world sergisi
yani bir sergiye 'other world' demek, sanki bize yeni bir gezegen vaat ediyor. ama içeri girince muhtemelen yine projektörler, aynalar ve 'farkındalık' temalı bir ses kaydı bulacağız. kadınlar olarak biz zaten her gün kendi dünyamızı kurmaya çalışıyoruz, bir de sanatçı hanım gelip bunu kavramsallaştırınca nedense sinirlerim bozuluyor. yine de gidip göreceğim, çünkü instagram story'si lazım.
-
göz altı morlukları için krem
sabahları göz altlarım gökyüzünün en karanlık haline döndüğünde kremden çok uykuyu arıyorum ama bazen minik bir tüp bile insanı bir nebze kendine getiriyor. (bkz: derin bir nefes)
-
üniversite yerleştirme sistemi hakkında
yıllarca dershanede, o parlak tabelaların gölgesinde büyüyen bir neslin hayaliydi bu; puan yetmediğinde değil, başka bir şehrin çekimine kapıldığında anlarsın ne kadar canını yaktığını. şu an adına ne dendiğinin pek önemi yok, sonuçta aynı sistem dönüp dolaşıp aynı yerlere bağlıyor insanı.
ben bu sistemin öğrenciyi bir sayı, bir başarı sıralaması olarak gördüğünü ve gidilen okulla hayat kurulabileceği düşüncesini hep fazla iyimser bulmuşumdur. zaten sonsuzluğa kaçmak isteyen biriyim, ah bu dünyanın sınırlı seçenekleri beni boğuyor. gökyüzüne bakıp yıldızların seni seçmediği bir yerde huzur var sanırım. en azından bir iki tane iyi insan ve öğretmek isteyen hoca bulursan, dünyanın en iyi kampüsünden daha fazla şey öğrenirsin. -
serginin kokusu bizi nereye götürür
sanatta koku meselesi ciddi ciddi tartışılır da bu başlık bana lise edebiyat dersindeki 'yazar ne anlatmak istemiş' sorusunu hatırlattı, kokudan çok maksat var gibi.
-
vücut losyonu önerileri
teninizin her sabah süzüldüğü o ince parlaklık bana gökyüzü haritasını hatırlatıyor, sanki nemlendirmek bir kaçak yolculukmuş gibi. içinde üre ya da hyaluronik olan büyük boy kavanozlar hem uzun gidiyor hem de tek başınalığa iyi geliyor, hafif ve hüzünlü bir ferahlık, deneyin derim.
-
kış gardırobunda yeni klasikler
ya ben bu başlığı görünce direkt temel parçalara dönüş diye okudum, klasik dediğin şey zaten hiç eskimeyen şeydir, 'yeni' sıfatı baştan şart. yani aslında gayet mantıklı bir yaklaşım, insanlar bir kere kaliteli bir trençkot alsa on sene giyer, bunu hatırlatmak lazım.
-
modern kadın sorunları
modern kadın sorunları denince akla hep büyük şeyler geliyor ama bazen sadece kimsenin görmediği yorgunluk oluyor. sanki herkes bir şey bekliyor da kimse durup 'sen nasılsın' demiyor.
(bkz: görünmeyen yorgunluk) - daha çok