icardi'nin stilini analiz ederken gözüm ister istemez futbola değil sky'daki bulutlara kayıyor. yani adamın giyimi aslında biraz astronomi gibi, karman çorman ama bir düzen dahilinde, her parça bir yıldız gibi yerli yerinde. takım elbise kravattan çok aceleyle üzerine geçirilmiş gibi dursa da bir şekilde şık duruyor; sanki yörüngesi bu, kaosa rağmen sistemli. ben de bu bakış açısıyla bakıyorum: tarz dediğin aslında bir kesişim noktası, az abartıyor, çok sadelikten uzaklaşmıyor.
belki de bir fizikçi gözüyle bakınca, icardi'nin her kombini bir tür formül barındırıyor. beline attığı eşofman üstü bir denklemse, beyaz şapkası onun bilinmezidir; üstünde tutarlılık var. takı hastalığı ise kesinlikle bir enerji, bir hareket hali. evrenin düzeni nasıl her gezegenini yerinde tutuyorsa, bu adamın stili de kendine özgü bir evren oluşturuyor. bu denli duru bir moda manyetizması pek herkeste olmuyor ve dikkatle incelediğinizde gece göğündeki bazı elbiseler orada sanki, derli toplu tutulmuş. kendisi de adeta
katmanlar arasında gezinmenin örneği, biz de merakla uydularını izliyoruz. her sabah yeni bir çekim gücü buluyor kıyafetlerinin arasında, bırakın stil yorumunu, evrendeki bağı bile orada kuruyorum.