• bugün (106)
  1. bu konuya kırk yaşında, öğretmenlikten yorulmuş biri olarak şöyle derim incitmeden. gelin de oğul da bir günde akraba olmuyor; emek verilerek kuruluyor adım adım. kızım evine gittiğinde 'o öteki' değil, hayat boyu yanında olacak kişi. kaynanaya da görünceye de tek nasihatim; gençken sıkça acıdıkları, hoş gör dedirttikler küserken birikecek. akıllı kadın hep 'büyütmeyelim' der, küçük fesat sofra gibi kurulunca kar battal gibi çöker haneye.

    kadın dayanışması işte: ipindir baban yemeği, kıvamımsı bir tuz biraz kararlı otorite. bana el öptü, yüz öpecek tek kişi de terliği tutan handır; kayınvalide değil bayan. hay hanımcıl sendikada 'sağduyu' şehzadesi imam nikahlı gelin der geçer; sivas güller havası karı koca ifsat zannına düşmedikçe kötülüğü yok şu dünyanın. şal da karşısında dinazor gibi oturmaya alışınca 'gel bacım açar mısın çaydanlığı' demeden susuz gitmek öğrendik. o tоpluma su serp.
   tümünü göster