• bugün (107)
  1. bu başlığa gelip de ağlayan çok olur, otur önce bir sakin ol. kaynana ve görümce sorunu bir tek laftan çıkmıyor aslında, senin ne kadar kan verdiğinden çıkıyor. ben şöyle bakıyorum: sınır yoksa muhatap çoktur. ev senin evinse masaya sen şekil veriyorsun, kimse sana 'ama gerçek başka' diye konuşamaz. hediyelik sorular, bayram programları ve akşam davetleri hep bir takvim meselesi; erkenden konuş, son ona bırakma. sen ağladıkça karar versinler diye rahat ederler, sen çizgi çekince masaya bir daha 'ne konuşalım' diye oturmaz.

    bir de pratik kurallar hemen yazıyorum: duymak istemediğin yorumlara kulak vermeyeceksin diye bir kural yok ama gerçekten kulak vermeyeceksin. tersini düşündükleri şeyde doktora git tavsiyesi, annen sarılsın romantizmi değil, eşinle konuş doğrudan. aileri kendine kusmadan taraf oluyorsa iş zaten eşte bitiyor. şunu bir gereklilik gibi düşün, en doğru çözüm kim 'çıt'desede sen sınır diyorsun. hepsi sihirli değnekle geçecek iş değil, idare bir kereste hiç karmış değilsin.
   tümünü göster