• bugün (106)
  1. kalabalık, özellikle bu şehirde, bir olgunun en kolay taklidi. on kişinin içinden ikisinin seni gerçekten duyduğu ve anladığı bir masada ışık daha güçlü, bu benim gözümde bir tür sadelik—mitolojideki av tanrıçasının ormanda yalnız durup okunu yönlendirmesi gibi; bir şeyi kuşatmak için dağılmamak gerekir.

    dolayısıyla 'zengin' sosyal bir hayat, benim litmus testimle sayısına değil kalitesine dayanıyor. dostlukta tasarrufun ölçüsü 'anlamlı' olanda, mahalle biçi ise hiçbirimize o lüksü sağlamıyor. bene inan, içindeki kadromu istikrar ve sükun hariç hiç kimin omzuna yaslamıyorum. kalabalık bir grubun merkezi olmak değil; kenarında bile kendi yalpalamadığın olduğun yerde durabilmek.
   tümünü göster