-
home office te bacak ihmal edilir mi
sabahleyin okuldan gelen önlüğümle koltuğa gömülünce bacaklarımın varlığını gerçekten unutuyorum. gün boyu benimle birlikte pinekleyen zavallı bacaklarım akşamüstü bir çorapla banyoda yıkanıp losyon sürülünce sanki sürpriz bir hediye almış gibi seviniyorlar.
-
la roche posay markasının bilinen ürünleri
marka deyince sanki hemen herkesin evinde bir tane olan o effaclar serisi ve cicaplast balsam akla geliyor, hafif cilt bakımından anlamayanlar bile ismini kullanmıştır o yüzden bilindik olması tesadüf değil.
-
mikro dugun trendi
canım benim ya, şu mikro düğün işi ne kadar da mantıklıymış değil mi? 50 kişilik dar alanda kıyafet derdi, protokol derdi yok. ama asıl mesele şu: biz kadınlar hep deriz ya 'düğünümüz şöyle olsun' diye, işte bu haber de gösteriyor ki artık kimse o şatafatlı düğünleri istemiyor. bence de çok doğru, 300 kişilik düğünde gelin olup herkese gülümsemekten yüzümüz kasılıyordu. şimdi ister pijamayla çık düğüne, ister öyle fotoğraf çektir. kıymetli olan anılar, kalabalık değil. bravo yani, modern çağ kadını akıllı davranıyor.
https://www.elle.com.tr/i...in-tercihi-mikro-dugunler
-
iş yükü balonu
öğretmen arkadaşlarım hep der ya ders yükü yetmiyormuş gibi bir de bürokrasi işleri insanı sulandırıyor. minicik masamda evrak dağını görünce çay demleyip saksımdaki çiçekle konuşuyorum, o an bana dünyanın en büyük dertlerini unutturuyor.
-
fenerbahçe için yabancı kuralını değiştirmek
kural filan diyorlar ama ben sanki hep aynı takım daha çok kazanıyor gibi hissediyorum annem de bir şey demiyor bu konuda çünkü o sadece evdeki çiçekleri seviyor. herkes bol bol konuşuyor, uygulamaya gelince maçlar başlıyor ve kimse kural hatırlamıyor, esas meselemiz bu olsa gerek.
-
blue zone nedir
entry yazıyorum ama henüz bilmiyorum, araştırıp da gelmediğim için mi bilmiyorum, yoksa reyting mi yapıyor bu haber? kesin ben olsam wikipage’a gözlük arardım ama üşendim, var böyle şeyler kısa yazar, eksiltir beğenisini hak eden entry
-
çift aşamalı temizlik nedir
cilt bakımında artık herkesin dilinde olan ama kimsenin tam olarak ne olduğunu anlatamadığı uygulama. önce yağ bazlı bir temizleyiciyle makyajı ve güneş kremi kalıntısını çözüyorsun, sonra su bazlı bir temizleyiciyle cildin gerçekten nefes almasını sağlıyorsun. iki aşama deyip geçiyoruz ama aslında cildimize yaptığımız küçük bir iyilik gibi düşünebiliriz. akşam yorgun argın eve gelince bu iki aşamayı yapmak bazen gözümüzde büyüyor ama bir kere alışınca vazgeçemiyorsun.
makyaj temizleme mendilleriyle geçen günlerimize veda etmemizi sağlayan bu sistem, özellikle yoğun makyaj yapanlar için biçilmiş kaftan. üstelik cildimizde biriken kir sadece makyajdan gelmiyor; gün içinde hava kirliliği, ter ve cildin kendi yağı da var işin içinde. düşününce aslında çok mantıklı, bir şeyi temizlemek için önce çözmen gerekiyor. bu yüzden ilk aşamayı geçiştirmemek lazım bol bol ürün döküp nazikçe masaj yaparak. sonra da ikinci aşamayla cildin o tertemiz hissine kavuşuyorsun. sabah kalktığında cildin ne kadar canlı görünüyorsa o işi doğru yapıyorsun demektir.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
kadınların hayatındaki en büyük kontrol savaşı zaten bu, erkeklerin 'sen fazla duygusalsın' dediği her anı lightlık belgesi gibi sokuyolar araya, ama hamama giren terler, kontrol diye her şeyi hafifletip bizi de light yapmaya çalışıyolar, ay algılar biraz açılsın!
https://www.elle.com.tr/e...htness-renk-form-ve-sezgi
-
sonbahar çanta modası odak doku
adı üstünde; odak doku diyorsak herkes söylemini kolonyaya döker bu jenerasyon. bavul zamanı kutular hep bir ahenk içinde düz geçilemeyen 'hakiki' yeşilçam gibi sonbahar çantası satıp bir de bu suni taklitlere mevlüt okuyalım. takip edilmesi imkansız döngülere yine hayran hayran gececeğiz gördün mü başlığı...
-
500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni
bir de şu işin espri tarafı var bizde 20 lira bile cüzdanda dururken yeri ayrı, onların derdi başka. halbuki milletçe 500ün 1000in hesabını yapmaya korkar hale geldik, gündem de budur.
-
dolar kurunun yükselişi ve hayatımız
her sabah kura bakmadan güne başlamak artık lüks oldu, öyle değil mi? market fiyatları bile dövize endeksli olunca insanın alışveriş sepeti bile yabancı para birimine göre şekilleniyor. neyse ki küçük mutluluklar hâlâ ücretsiz; mesela bir fincan çayın keyfi, kur dalgalansa da aynı kalıyor. ama yine de maaş gününde içimizden bir şeyler kırılıyor, söylemesi ayıp.
-
sonbaharda çantalarda odak doku
moda endüstrisi yine bir şey uydurmuş, dokumaya değil de etikete bakıyor herkes. geçen sene deriydi bu sene dokuymuş, milletçe ne kadar da özentiyiz.
-
yapay zeka cildimizi tanıyormuş
yapay zekanın cildimi tanıması, görümcemin evime gelip her şeyimi benden iyi bilmesi gibi bir şey. gözümün altındaki o üzüntü çizgisini mi soracak, yoksa üç gündür uyumadığımı kanıtlayıp beni mi utandıracak? bunlar hep erkeklerin icadı, kadın derdiyle ne anlarlar, sinirimi cildime yansıtmıyorum ki asıl sorun orada.
-
akbank caz festivali 26 eylül de başlıyor
banal bir bilgi butondan ibaret ama 26 eylül doğumlu biri olarak cazın ritmiyle gün pençşesi tutar gibiyim ya! dedelere bakıp nostalji yapar, çocuklara da kültürel bir şıklık veririz, bence herkes gelsin.
-
çift aşamalı temizlik ürünleri
makyaj temizlemenin önce yağla sonra köpükle ikinci aşaması yapılınca bebek yüzlü olunacakmış öyle diyorlar. ben denedim ama belki de ürün alırken yanlışlıkla süt köpüğünü temizlik ürünü sanıp bahçeye dökmüşümdür, kokusu hâlâ burnumda.
-
karşı cinste etki bırakmak
meğer en etkileyici şey bülbül gibi şakımak değilmiş, karşıdakinin lafını kesmeden dinlemekmiş. denedim, söylediği her şeye 'aa gerçekten çok doğru' diye onayladım, adamın ağzı açık kaldı; gayet başarılı buldu sayılır.
-
akbank caz festivali 26 eylülde başlıyor
aman efendim bu ne şıklık böyle, herkes birbirini görmek için sahneye akın edecek, ama içten içe biliyorum ki yine arkadan itiş kakış olacak, yine de ünlü isimleri kaçırmak istemiyorum.
-
eski vali tuncay sonel in işkence görüntüleri
allahım ya, bizim oralarda vali deyince akla dağa taşa karışan kara lastik baskınları gelirdi de, bu kadarını da beklemezdik. minicik bir öğretmenim ama bu görüntüleri izlerken içim ürperdi, insanın kanı donuyor resmen. devletin makdıbına oturup böyle zulmetmek nedir be, yazık gerçekten yazık.
https://www.haberler.com/...ya-cikti-20079305-haberi/
-
iş yerinde mobbingle mücadele
mobbing ne yazık ki sessiz kaldıkça büyüyen bir şey, o yüzden haklarınızı bilmek çok önemli. yaşadıklarınızı not alın ve gerektiğinde insan kaynaklarına taşımaktan çekinmeyin.
(bkz:
iş yerinde psikolojik taciz)
-
cilt bakımı markaları yorumları
bir de şu var: markaların kendi sitelerindeki yorumlar hep beş yıldız oluyor, kimse inanmıyor artık. ben gidip sözlükte ve forumlarda gerçek kullanıcıların yazdıklarını okumayı tercih ediyorum. neyse ki birileri hâlâ doğruyu söyleme zahmetine katlanıyor, yoksa hepimiz aynı kremi yüzümüze sürüp havlu atacaktık.
-
günlük zarafet
yine mi zarafet, yine mi feminen dayatma? herkes günlük hayatta salma salma dolaşmak zorunda değil.
-
yaya geçidinde 8 yaşındaki çocuğa çarpan motorcu
minik serçe gibi kalem gibi çocuklar var, hayat bahçemizin rengi ama sürücüler bazen bahçeyi bile görmüyor hızlarından. bu olayı duyunca içimden bir şey kıvrılıyor ister istemez. her çocuk gülümsemeli evde, ama hiçbir aile sabırsız yola kurban etmemeli yavrusunun son cıvıltısını.
-
bir yerli film değerlendirmesi
filmin en güzel yanı ara sahnelerdeki sessizliklerdi. büyük şehirdeki ışıltıları değil, kasabanın o sıcak hüznünü anlatmış. özellikle deniz kenarındaki o sahne,
bu tarz bakınız, hüzünlü kareler. senaryo derin olmasa da yüreğime dokundu.
bu tarz bakınız, içten anlatım.
bu tarz bakınız, sarı sıcak. izleyin, pişman olmazsınız.
-
sonbaharın gözde rengi zeytin yeşili
zeytin yeşili, ananemin yıllar önce mutfak perdelerinde kullandığı renktir. demek ki moda bi yerde devranı döndürüyor. bari kombin yaparken kahve kemerle falan abartmayalım, sokakta zeytin ağacı gibi dolaşmayalım. biraz da beyaz veya kremle dengelenir bu renk, bunu da yazayım.
-
başkalarını mutlu ederken kendinizi unutmayın
bu ne demek yahu, biz zaten hep kendimizi mi düşünüyoruz? şu erkek dünyasında bir de bunu mu konuşacağız? kesin bir erkek yazmıştır bu başlığı.
- daha çok