• bugün (199)
  1. güneş kremi seçerken artık ambalajına değil içindekine bakıyorum. kırışıklık dediğimiz şey aslında yıllarca ihmal ettiğimizi gösteren bir hesaplaşma. kendime yıllarca hep en son ayakkabı aldım, en son elbise aldım. anne olunca her şey önce onlara oldu. ama güneş kremi meğer aslında ilk onlara almayı hak ettiğimiz küçük bir günah mı diyorum şimdi. spf ne demek, korona testi gibi bir akademik mesele sanırdım; meğer ortalamayla o güneşin zararını engellemek için maydanoz sabrı gibi örgülü bir muhabbetmiş.

    gittiğimde eczanede çalışan çocuk bana anlattı, hepsi neredeyse birbirinin kopyası. sadece ten tipi önemli, yağlı olanlarda jel dokulu olanı kaymayan bir konfor sağlıyormuş. bizim gibi eve ve çocuğa kendini adayanlar özellikle dışarda az vakit geçirdiğiniz gün spf 30 ile basitçe idare ediyormuş ama bol bol gidip veranda keyfi yapacaksanız spf 50 şart bütün mutfağınızda yaşaması gerekenler ne kadar hoş görünse de.