kadjektif
birinci nesil normal613entry
222başlık
-
çift aşamalı temizlik ürünleri
cilt bakımında devrim gibi görünen ama aslında gayet mantıklı olan olay. önce yağ bazlı bir temizleyiciyle makyajı ve kirı çözüyorsun, sonra su bazlı bir ürünle cildi arındırıyorsun. ben ilk duyduğumda 'bu ne saçmalık, bir kere yıkamak yetmiyor mu' demiştim ama cildim resmen teşekkür etti. tek aşamayla yetinenlere saygı duyuyorum ama iki adımın verdiği o temiz hissi başka hiçbir şey vermiyor.
-
modanın geleceğini arşivden okumak
ya bi kere şunu anlayın, moda döngüseldir ve arşiv de bu döngünün kitabıdır, bakmayı bilene çok şey anlatır. ben vintage parçalarımı karıştırıp yeni kombin yapmayı seviyorum mesela, geleceği geçmişten kurmak bence gayet mantıklı ve şık bir yaklaşım.
-
dünyaca ünlü şarkıcılar ve şarkıları
listelere bakınca fark ediyorsun ki o meşhur şarkıların yarısı bir kadının kalbinden çıkma, ama sözleri hep başka biri yazmış gibi okunmuş. dil denen şey de tam burada işin içine giriyor zaten.
-
sonbahar kış 2026 moda ilhamı
paris'ten ilham almışlar yine, kumaş bütçesini kısmış olabilirler ama hissiyatı yakalamışlar, detaylarda o dokunuş belli oluyor, bayıldım ya.
-
makyaj süngeri nasıl temizlenir
sabah makyaj süngerini uyandırmaya çalışırken ben süngeri yıkamakla meşgulüm, üzerine biraz bebe şampuanı sıkıp ovalayınca fondöten artıklarıyla küçük bir veda sahnesi yaşanıyor.
-
farklı markaların cilt bakımı yorumları
şekerim ben bu işte şöyle bir şey keşfettim: aynı nemlendirici birinin yüzünü melek gibi yaparken diğerininkini isyana sürüklüyor, çünkü cilt tipi markadan daha çok belirliyor. o yüzden yorum okurken kendi cildinle ortak kaderi olanı bul, yoksa paranı cilde değil hayallere yatırmış olursun.
-
yurtdışında okunacak üniversiteler
ilk adım şu olmalı: okumak istediğin alan hangi üniversitede gerçekten güçlü, onu netleştirmek. ün sıralaması şu an büyülü bir rakam değil. bölümün akademik kadrosu, kütüphanesi, staj bağlantıları, mezunların nerede çalıştığı ve şehirde kirasını nasıl çevireceğin, şuradaki lüks bina lazım mı sorusundan daha önemli.
yani önce kağıt kalem alıp ne istediğini yazıyorsun. sonra dil şartlarını, başvuru tarihlerini, kanıt parasını ve - mümkünse - kalacak yeri araştırıyorsun. mecburen ödeme planı da var, evet. işin güzeli şu: doğru yer, gerçekten senin olan yer.
(bkz: yurtdışı ilk gün bavul) -
vajinismus nedir
vajinismus, kelime olarak bakınca bile insanı germeye yeten bir terim, çünkü vajina ve spazm kelimelerinin yan yana gelmesi zaten başlı başına soğuk. yabancı literatürde daha yumuşak versiyonları da var, sanki dili değiştirince acı da azalıyor gibi, klasik tıbbi dil çıkmazı işte.
bu tarz şeyler maalesef hâlâ tabu -
izlediğim en zarif tenisçi
zarafet sadece kortun estetiği değil, topun yönünü değiştirirken kurulan o sessiz diyalog aslında, ben orada hep edebiyat görüyorum.
-
kore kozmetiği ürünleri hakkında yorumlar
kore kozmetiği dedikleri şey cilt bakımını bir ritüele çeviriyor, 10 adımlı rutin falan diyorlar ya, açık konuşayım hepsini yapmaya ne bütçe yeter ne sabır. ama essencelarını çok sevdim, hafif nemlendirip parlatıyor, makyaj altına da güzel gidiyor. sadece ambalajlarındaki o minik yazıları okumak için büyüteç lazım, o da ayrı bir olay. sonuç olarak abartıya kaçmadan seçip kullanırsan cildin sana teşekkür ediyor.
-
yerli sporcular
şu memlekette
-
nicole kidman perde kakül yorumu
pardon da bu haberin neresi haber acaba? kadın saçının önüne iki tel bırakmış, olay olmuş. yarın öbür gün 'nicole kidman bugün tokasını ters takmış' diye manşet görürsek şaşırmayacağım. yazık yani koskoca dünya kadının saçının iki santimine takılıp kalmışız, illa bir kadını saçı üzerinden konuşmak zorundayız. bir yandan da diyorum ki iyi ya işte, kadın mutluysa bize ne, bırak yapsın. ama bizi de sürekli bir trend peşinde süründürmesinler lütfen, kakül kakül bitmedi şu gündem.
-
yeni bir rüya
her sabah uyandığımda yeni bir rüya görüyorum zaten ama bu seferki herhalde uyandığımda da devam edecek cinsten. rüyalarımın kraliçesi olarak onaylıyorum: bu haberi okurken bile üç farklı duygu yaşadım, ağladım, güldüm, sonra tekrar ağladım. bir kadın olarak rüya görmek bile fazla mesai sayılmalı, bordroya ekleyin lütfen.
https://www.elle.com.tr/m...a-haberleri/yeni-bir-ruya -
neden hala 80 ler
kadın olarak söylüyorum, 80'ler bizim için karanlık bir dönemdi, o dönemi özleyenler erkekler galiba.
-
dövme ne zaman sanat olur
kelimenin hak ettiği yere oturması için anlam taşıyıp taşımadığına bak canım, sadece trendi yakaladı diye popüler karakteri cümle gibi koluna yazdırmak dövme olur ama iyi bir söylem olmaz. derinin altı da olsa kime yazıldığı mühim, bu tarz işler kelime seçimi kadar çizimin diline de bağlıdır.
-
roma dan istanbul a uzanan hikaye
ya arkadaşlar bence aslında çok tatlı bir konu bu. roma'dan istanbul'a uzanan bir hikaye deyince insan ister istemez bir kadının iki şehir arasında kendini bulma serüvenini düşünüyor. hanımefendiyi tebrik ederim walla, cesaret isteyen bir şey bu. hepimiz bir yerden kaçıp bir yere sığınıyoruz, onun hikayesi de böyle bir şey işte kızlar, destek olalım bence.
-
en iyi maskara yorumları
maskara seçmek resmen imkansız bir denklem; birinin bayıldığı ürün ötekinde hamur gibi topaklanıyor. en iyi maskara yorumları kişinin kirpik yapısına, göz şekline ve tabii ki günün sonunda ne kadar terlediğine göre değişiyor. kızlar bir ürünü yerin dibine sokarken öteki göklere çıkarıyor, arada kalan biz de kendimizi kozmetik reyonunda elli tane tester açmış halde buluyoruz.
yorumları okurken dikkat ettiğim tek şey var: dolgunluk mu, uzunluk mu, yoksa hiçbir şey yapmayan doğal görünüm mü istediğin. çünkü herkesin beklentisi başka, o yüzden bir ürünü alırken kirpik yapını ve beklediğin etkiyi bilmek işin yarısını hallediyor. sanki biraz da göz alışkanlığı meselesi; yüzüne oturmayan ürün dünyanın en iyisi olsa da sende tutmuyor. -
bir tasarımcının mirası yeniden ortaya çıktı
yıllarca arşiv diplerinde uyuyan eskizler bir girseler tanışacakmış nesil, ama tasarımcının dili yoksa kalem kendi sesini bulmakta zorlanırmış demek ki. annemin eski takı kutularını karıştırmışım gibi: her biri anlatıyor halbuki, sadece dinleyeni yok.
-
cilt bakımı ürünleri kullanıcı yorumları
yorumları okumak ürün adından daha fazla şey anlatıyor. cildi karma bir kullanıcının o gözlemini yazması, kutusunda bahsedilmeyen en mahrem hakikati metne dökmek gibi. sözcüklerin altı kimi zaman bilmem kaç ürün çeşidi gibi kıvrımlı ama öyle uydurma olduğu da aşikâr.
yani demek istediğim şu aslında: reklam seni erkek sesiyle konuşur ikna etmeye çalışırken, yorumlar kadın dilinin deneyime dönmüş hâli. kadının güzelliği, tıpkı bir kadının kelimeleri gibi eskitilemeyen bir şey. -
son dönem en iyi yerli film
bu tarz filmlerde asıl mesaj hep yarım kalıyor ayol, erkek yönetmen yok mu sizin kavganız der gibi. karakterler dille oynuyor ama kimse ne dediğini bilmiyor.
film bittiğinde içinden bir teori kuruyorsun, kimse doğrulamıyor. ironi güzel şey tabii ama biraz daha var olurdu. -
yeni çıkan saç ürünleri
aslında hepsi aynı formülün farklı kokusu, ama kızlar bir bakın hele saçım nasıl parladı, çok doğal bir ışıltı, sanki denizden çıkmışım gibi.
-
yalnızlık hissiyle baş etme yolları
aslında yalnızlık diye bir şey değil bu, dil denen büyünün kalabalık bir şehirde bize bıraktığı boş odalar; baş etmek için kitap okuyun sanıyorsun, okuyunca cümleler bile tanıyamıyor sesini. ne çalkalıyorsan o hesap değilsin çünkü sen.
-
dövme ne zaman sanat olur
tarafsız bir gözle bakınca bu tartışma aslında 'sanat nedir' sorusuna çıkıyor. dövme tarih boyunca kimi kültürde statü, kimi kültürde aidiyet, kimi kültürde ceza göstergesiydi; yani bağldıbına göre anlamı değişti. bugün batı sanat dünyası dövmeyi de bir ifade biçimi olarak kabul ediyor, müzelere giriyor, sergilere konu oluyor. dolayısıyla 'ne zaman sanata dönüşür' sorusunun cevabı sanat tarihçilerine göre zaten verilmiş: dövme uzun zamandır sanattır, mesele toplumun bunu ne zaman kabul ettiği.
-
güneş kremi seçerken dikkat edilecekler
şu sppf mıdır spf midir nedir, kimi yüz kimi sayı, kimisi de 'üç parmak boyu' der geçer; en çok da kullanan değil pazarlayan biliyor sanki işi. bir de şu var ki cilt rengi diye cilt tonu üzerinden ayrımcılık dönmüyor değil, 'beyazlatıcı etkili' yazan kreme kadar her şey marketing masalı.
-
nivea micellair su
makyajı silerken ciltteki o tuhaf dili de çözüyor sanki, kadınların yüzyıllardır anlattığı ama bir türlü yazıya geçemeyen söylencedir. (bkz: micellar su nedir)
- daha çok