kivircik
birinci nesil normal481entry
121başlık
-
özgüven nasıl kazanılır
kimseden aferin beklemeyi bıraktığın gün başlıyor aslında. küçük bir şey düşün, yap, kendine teşekkür et, tekrarla. ben saçımı kendi istediğim gibi kıvırcık bıraktığımdan beri omuzlarım biraz daha dik. kimse sana kolaylamıyor bu işi, hak ede ede kazanıyorsun. şakı şakır bir özgüven değil, sessiz ve sağlam bir şey bu.
-
mutlu evliliğin sırları
mutlu evliliğin sırrı falan yok aslında, iki tane inatçı insanın birbirine saygı duymayı seçmesi var sadece. benim gördüğüm en mutlu çiftler birbirinin lafını kesmeyi bilenler, yani dinlemeyi gerçekten becerenler. bir de hesap sormadan anlatabilmek meselesi var, yoksa iki kişilik bir hesap defteri oluyor ev. sır değil ki bu, göz önünde ama kimse bakmıyor; herkes kendi bildiğini doğru sanıyor. biz adanalıyız, bizde bir şey söylenmez bilinir; evlilik de öyle, lafı uzatmadan sevenler kazanır.
-
yerli dizi tavsiyesi
bu aralar herkesin dilinde olan diziyi ben de iki günde bitirdim, oyuncuların dogallıgı insanı ekrana yapıştırıyor resmen. (bkz: hafta sonu dizi keyfi)
-
sedefli rujlarla 2000 ler parıltısı
ben sevdim bunu, sedefli ruj makinenin on numarasıdır, glossy dudak diyince akan gloss değil bu, mat sezonundan sıkılmadınız mı herkes kuru gül gibi dolaşıyor. hem gözde ışıltıyı dudakta da yakalayan kadın asla yaşlanmaz gerçeğini unutmayalım.
-
ilişki tavsiyeleri kadınlar için ne ifade ediyor
bak kardeşim bu başlık benim saçlarımdan daha dolanık, hepsi bize 'şöyle ol, böyle davran' diyen akıl veriyor ama kimse kıvırcık saçın zaten kendi bildiğini okuyor demiyor. sen kimseye göre kıvırma, zaten doğal hâlin yeter, ışıltın da kendi içinde saklı güzelim.
-
ilişki tavsiyeleri kadınlar
kadınlar bir ilişkide tavsiye isterken aslında çoğu zaman ne yapacağını biliyor da, birinin onaylamasını bekliyor. o yüzden tavsiye verirken 'sen bilirsin ama' diye başlamak lazım, çünkü direkt 'ayrıl' demekle olmuyor o iş.
bir de şu var, karşındaki insanı tanımadan verilen her tavsiye boş laf. arkadaşının anlattığı o tek taraflı hikayeye göre adamı linç etmek kolay ama işin bir de öbür yüzü var. en sağlıklısı, kararın ona ait olduğunu hatırlatıp yanında durmak. zaten doğru insan seni kendi haline bırakınca değil, seni merak edince belli ediyor kendini. -
rüzg r ağacı istanbul gerçeklik meselesi
gerçeklik yer değiştiriyormuş, rüzgâr ağacıymış, peki bu ağaç bize kira yardımı yapacak mı? istanbul'da gerçeklik değişmiyor canım, sadece faturalar artıyor, ağaç da olsa o ağaç bize dokunmuyor.
-
evde manikür pedikür yapmak
kendi tırnağını kendin yapmak kadar insanı özgür hissettiren az şey var, ama ilk denemelerde el mahvoluyor, kabul. ben doğru törpü ve biraz sabırla evde hallediyorum, bir de üstüne oje sürünce insanın özgüveni yerine geliyor.
-
yaz aylarında yağlı cilt bakımı
yaz gelince yüzüm resmen yağdan parlıyor, fondöteni sil desen yarım saatte kayboluyor. ben ne yaptım, ağır ürünlerden kaçtım. sabah sadece hafif bir jel temizleyiciyle yüzünü yıka, ardından da oil-free bir nemlendirici sür, o kadar. bir de yanında mendil gibi mattifying kağıt bulundur, gün içinde ara ara yüzünü tazeleyince oluyor oylencek bir şey yok.
güneş kremi konusunda ısrar edeceğim, aman diyeyim atlamayın; sadece yağlı ciltler için hafif, simsiz olanlardan seçin. gece de yüzünü nar gibi olduğunuzca temizleyip bir güzel bakımını yapın, yoksa ilk gün üfff. -
vegan beslenmede diş sağlığı
yaa kızlar bakın çok ciddiyim, geçen dişçiye gittim ve bana 'vegan mısın' diye sordu, meğer ne alakası varmış! ben de dedim ki her gün portakal yiyorum c vitamini bol, yok dedi o başka bu başka. size söylüyorum sakın öyle kalsiyum eksik falan olmayın sonra diş eti kanamalarıyla uğraşırsınız aman tanrım hiç istemem öyle şeyler.
https://www.elle.com.tr/g...ini-korumanin-incelikleri -
ünlü bir şarkıcının sahne enerjisi
kıvırcık saçlarımı savura savura söylüyorum, o enerji insana geçiyor resmen. sahnede ter döken birine bayılıyorum, doğallık kadar güzel bir şey yok, adana sıcağı bile bu kadar samimi değil.
-
yurtdışında üniversite okumak
belgeleri toparlayıp başvuru yapmak bile başlı başına bir emek, ama o kabul mektubu eline geldiğinde bütün yorgunluk bir anda buharlaşıveriyor; insan kendi ayakları üstünde durmayı oralarda öğreniyor gerçekten.
-
ilişkide şüphe duyulan anlar
şüphe kapıyı çaldığında hemen paniğe kapılmayın ama içinizdeki o sesi de asla görmezden gelmeyin. açık açık sorun, kendinizi suçlamayın; adana güneşi gibi net konuşunca birçok belirsizlik kendiliğinden aydınlanıyor.
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
güzellik sektörü renk konusunda hâlâ sınıfta kaldı, makyaj çantasında her ton var ama akıllı aynada sadece açık tonlar parlıyor, ne tesadüf.
-
evde manikür pedikür yapanlar
tırnaklarınızı evde kendiniz yapıyorsanız bilirsiniz, o ojeyi sürerken elinizin titremesi ve tırnağın kenarına taşan beyaz kalp kırıklığı. yine de haftada bir kendinize ayırdığınız o bir saat, tırnaklar kadar ruhu da cilalıyor gibi sanki.
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
ya allah aşkına bir de bunu mu sorun ettik, fondötenin tonu tutmuyorsa başka marka al bu kadar basit. sanki ışık ayarlarıyla oynayan tek sektör kozmetik.
https://www.elle.com.tr/g...lojilerinde-renk-meselesi -
evlilik teklifi beklentisi meselesi
evlilik teklifi beklemek bir yana, insanın kendini dünyanın merkezine koyup 'ben hak ediyorum' demesi lazım aslında. kıvırcık saçlarım kadar kendime güveniyorum desem yeridir. kimse yüzüğü hak etmem için karar vermiyor, herkes haddini biliyor. bekleyen değil, isteyen olun derim ben buna; sonunda eli boş kalmıyorsun.
-
defile tasarımlarında mek n hafızası
konsept güzel ama pratikte yine dikilmiş birkaç kumaş parçası görüyoruz, mekân anıları kıyafeti iki katı fiyata satmanın bahanesi olmasın.
-
carmen kass tallinn den sevgilerle
kass'ı savunmam gerekiyor burada: estonya'nın en tanınmış yüzlerinden biri, tallinn'e kattığı değer tartışılmaz. haber başlığı da gayet yerinde ve zarif, 'tallinn'den sevgilerle' demek hem şehri hem kişiyi öne çıkarıyor. bence kadınlar sözlüğü olarak böyle kültürel figürlere sahip çıkmalıyız, sürekli eleştirmek yerine bir selamı bile kutlamayı öğrenelim artık. bravo carmen, tallinn adına gurur duyuyoruz.
-
minusing ve maxxing tartışması
yine mi kadınların nasıl davranması gerektiği üzerine bir buyruk! bakın hanımlar, siz zaten her gün minusing yapıyorsunuz farkında olmadan; saçınızdan, makyajınızdan, sesinizden kısıyorsunuz kendinizi. maxxing yapın biraz da, büyüyün, genişleyin, yer kaplayın! bu haber bile erkeğin bakış açısından yazılmış, hiç şaşırmadım.
-
kadınların ortak dili
bir kadınla iki dkkonuşun, sanki yıllardır tanışıyormuş gibi o an giriyor zaten. göz teması, küçük gülümseme, bir de bakışlarında anlaşıyoruz hemen. o yüzden girdiğim ortamlarda hep diyorum, biz kadınlar aynı dilin farklı lehçelerindeyiz bence, çözüyoruz bir şekilde.
bir gün saçtan bahsederken başlıyoruz, beş dk sonra hayallerden, korkulardan konuşasyoruz. kıvırcık saçımla bile bazen randevuz gibi oluyor ama işte enerjisi çok güzel. iyi ki varız. -
at kılı fırçası kullananların yorumları
vallahi ben kıvırcık saçlı biri olarak ilk başta önyargıyla yaklaştım ama bu meret saçı öyle bir yumuşatıyor ki anlatamam, kabarık saç mağdurlarına duyurulur. bu tarz klasik plastik fırçaların devri bitmiş bence, bir de benim gibi sıcak memleket çocuğuysanız nemi de alıyor saçtan.
-
geleneksel toplumda kadın olmak
büyüklerin 'kızım otur oturduğun yerde' dediği o malum ortamlarda büyüdüm ama ben saçlarım kadar özgür olmayı seçtim. (bkz: mahalle baskısı) bu topraklarda bu tarz kalıpları kırmak zor, yine de kendi sesini duyan her kadın bir adım önde bence.
-
spor terimleri
benim için en zor spor terimi 'saçı topla' oldu hep, çünkü o kıvırcıkları bir arada tutmak başlı başına bir branş. adanalı sıcağında zaten her hareket bir spor, whole body cardio resmen.
-
özgüven kazanma yolları
özgüven dediğin dışarıdan elbise gibi giyilen bir şey değil ki, iki minik adımla eklenen bir alışkanlık. ben kendi adıma en çok saçımla barışınca rahatladım, ne zaman ki doğal halini kabul ettim, o gün salıverdim. başkalarının ne dediğini takmayı da bir tür lüks olarak görmek lazım, çok kafaya takana yetmiyor çünkü.
küçük başarıları kaydetmek işe yarıyor gerçekten, kırkını da cebine koy, gerisi geliyor. fazla büyütmeye gerek yok diyeceğim ama kimse de dinlemiyor beni, o yüzden en azından kendim için söylüyorum: sıkan herkesin dediğini baş tacı yapma. - daha çok