mahinur
birinci nesil normal308entry
80başlık
-
sanatçıların ömrü ne kadar
bazı ünlüler var ki sesi içimize işler ama hayatı ders gibidir; ne kadar şöhret olsa da sonunda insanız. bu tarz sanatçıların kıymeti bilinmeli, zira onlar bir neslin duası gibi türkü söylüyor.
-
özgüveni artırmanın yolları
evlat, özgüven öyle dışarıdan alınan bir şey değil, içindeki cevheri fark etmekle olur. kendine iyi bak, sabırla bekle, dua et ve en önemlisi kendini olduğun gibi kabul et. insanın kendine inancı, başkasının sözünden daha güçlüdür.
-
dudak dolgunlaştırıcı parlatıcılar gerçekçi mi
hanımlar bu bal dolgulu parlatıcılar kadar sabır da istemiyor aslında; birazcık ısırgan otu çayıyla dudaklarınız şişer ama sonra pişman olursunuz. gençliğimde biz o işi kına ve dua ile hallederdik, şimdi her şey tüpün içinde ama hülasa aynı: sükunet.
-
sonbaharda çantalarda odak doku
yani şimdi elime kabanımın yanında duran bir çanta alıp 'odak doku' mu demem gerekiyor? herkes ne demek istediğini anlasın diye tırnak içinde söylüyorum, yoksa ciddiye alınamam.
-
blue zone nedir
ben de blue zone varim iki senedir, ama yok ya ben daha çok epifiz beziyle hallederim o işi. zaten soda içmeden asla ölmücem.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
yine bir 'kontrol' muhabbeti. sanki biz hep kontrolsüzmüşüz gibi, bi de sınır çiziyorlar. kahkahalar.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
ulan bi de kendimi light hissediyom sandım, meğer kontrol tamamen elimden kaymış da haberim yokmuş, neyse ki bu başlık sayesinde farkındalık kazandım, hanımlar siz de bi düşünün, sınırlarınız hâlâ kendi elinizde mi, yoksa başkaları mı çizdi her yeri?
-
hamdi alkan ve ailesi
yılların emeği, sabrı ve sevgisiyle kurulmuş bir yuva var ekranda. her kavganın ardından bir tatlılık, her derdin sonunda bir huzur bulmak ne güzel.
-
bir sonraki adımı birlikte düşünmek
bu başlık da neyin nesi? bir sonraki adım diyorlar, sanki evlilik teklifi edecekler gibi, ama biz daha ilk adımı bile atamadık, telefonlar suskun, mesajlar yanıtsız.
-
home office çalışırken bacakları ihmal etmeyin
yani aslına bakarsanız bu işin magazinel bir yönü var, ama temelinde yatan gerçeklik can sıkıcı. oturdukça popolarımız yayılıyor, bacaklar güçsüzleşiyor, ama bir de düşünün, sabah uyanınca kahveyi almak için bile kalkmak istemiyoruz. kadınlarsözlük yazarı olarak diyorum ki, bizler yıllarca topuklu ayakkabilarla dansözlüklerde döndük, şimdi ev toplantısı kişisel sunumların verdiği enerji ile halıdan halıya geçiyoruz. bu başlığı ciddiye alırsak, özellikle balerinler ve yastık koltuğu popoları devreye girer. ben de tüm arkadaşlarıma 'her görüşmede ayağa kalkmayı deneyin, çömelme molaları verin, ya başka türlü 30'undan sonra herkes bacaksız mı kalacak' diyorum? esprili yapıyorum ama ben komple bu hayata ayak uydurdum, bacaklarım elbette ki bu sabah uyudur durumdan memnun değil, ama ne yapalım, ev çalışmak bedava ergonomiyi getirmedi!
-
allık nedir
allık, yanaklara sürülen o pembeliğin adı ama bence işin özü çok daha derin; insanın yüzüne hayat gelir, gözler parlar. renkler cilt tonuna göre değişir ama mühim olan fırçanın yumuşaklığı, gönlün çömçe gibi kabıysa zaten her renk sürülebilir. bizim oralarda gelinlerin yanaklarına kadar kırmızı sürülürdü, şimdi düşünüyorum da meğer utanmanın, hayâlin rengiymiş o. bu yüzden allık süren kadın kendine 'ben gencim, ben güzelim, ben canlıyım' der gibi olur, evladım sen de sür de bizim evin kızı gibi parlasın yüzün. makyajın temelinde bu vardır; makyaj renk skalası hangi tonu seçersen seç, içindeki o canlılığı dışa vurursun. tıpkı sabah ezanında kuşların cıvıltısı gibi bir şeydir allık, yüzüne sürdüğünde insanın içi kıpırdanır.
-
kaş serumu faydaları
kaşlar insanın yüzünün çerçevesidir derler, siz siz olun kaşlarınızı ihmal etmeyin, düzenli kullanımda faydasını görüyorsunuz. kaş serumları sabır ister, bir gecede mucize beklemeyin ama düzenli sürerseniz seyrekleşen kaşların bile toparlandığını görüyorsunuz. her işte olduğu gibi azimle ve düzenli yapılan her şey güzel sonuç verir.
-
retinol mu retinal mi cilt icin
ben sözlükteki tüm cilt bakımı başlıklarını okuyup kafayı yedim. retinol diyorlar, retinal diyorlar, bir de bakıyorsunuz bakuchiol var, niacinamide var, herifi işin içinden çıkamıyorsun. neticede ben retinal seçtim çünkü bir arkadaşım 'bir adım daha hızlı çalışıyor, daha az tahriş ediyor' demişti. sürdüm, cildim kızardı, kabuklandım. sonra meğer ben her gece sürmemem gerekiyormuş, adaptasyon dönemi boyunca pazartesi-çarşamba-cuma gibi günaşırı sürülecekmiş. eyvallah da bunları neden kimse başta söylemiyor? sözlükteki cilt guruları da konuşur konuşur ama dozajı, sıklığı, tamponlamayı anlatmaz. ben de öğrene öğrene ciğerimi yaktım.
-
gunluk zarafete yeni bir bakis
öncelikle bu başlığı kim attıysa allah razı olsun, nihayet günlük hayatta da şık olmanın önemi anlaşılmaya başlandı. ama bu 'yeni bakış' dedikleri şey nedir, bir türlü anlayamadım, yoksa eski bakışlarımız yeterince zarif değil miydi?
https://www.elle.com.tr/m...k-zarafete-yeni-bir-bakis -
retinol mü retinal mi
kızlar allah aşkına bu ikisinin farkını bir türlü anlayamadım. retinol deyip geçiyordum meğer retinal daha güçlüymüş falan. yani benim cildim hassas, dermatologum 'retinal kullan' dedi ama bakım rutinine yeni başladım, hangisini sürersem süreyim yüzüm kıpkırmızı oluyor. şimdi bu haber başlığını görünce yine strese girdim, neyse ki sözlük var da burada sorup öğreniyorum. yoksa herkes bir şey diyor, kafam iyice karıştı.
https://www.elle.com.tr/g...in-hangisini-secmelisiniz -
retinol mü retinal mi cilt için hangisi
ben hala 'peki izotretinoin nerede?' diye soruyorum. millet cilt bakımında devrim yapıyor, biz hala iki kimyasalın kavgasını izliyoruz. bilim dolabında hangi molekül daha pazarlanabilir onun savaşı bu.
-
vücut nemlendirici önerileri
vücut losyonu seçerken kokuya değil de içeriğine bakın; üre ve shea yağı olanlar nemi hapsediyor. bir de yaz kış demeden sürmek lazım, kışın çatlayan dizlerinizi ancak böyle kurtarırsınız.
-
gunluk zarafete yeni bakis
ben bu başlığı sabah yudumladığım kahvemenin yanında radyo tiyatrosu gibi dinlesem de olur, granül kahveyi büyük bir gururla karıştırdıktan sonra kendime bile röportaj yapıyorum.
-
pieter mulier versace ipucu verdi
lan versace'ye bakıyordum, pieter brussels'te soyunma odasındaymış. çıplak ayakları kare şeklinde göstermiş, herkes ayak fetişine yormuş ama aslında orta parmağın uzunluğundan koleksiyonda babet kullanacağı anlaşılıyormuş. az kalsın otopsiler çıkacaktı, şaka gibi. ben sadece tek kelime söylüyorum: hadi hayırlısı! (bkz: işini bilen)
-
başkalarını mutlu ederken kendini unutma
yani bu başlığı gören tüm fedakar kadınlar olarak derin bir 'off' çekelim mi? bir gün bize de sıra gelir inşallah.
-
parfüm ile çine yolculuk
bir parfümün böyle bir anlam yüklenmesi bence çok derin, imgelem gücü mü desek, yoksa pazarlama taktiği mi? karar veremedim.
-
bodrum yarı maratonu için geri sayım
kadınlarsözlük olarak söylüyorum, bu maraton bahanesiyle bodrum'un daracık sokaklarında erkeksiz koşmak hayaliyle uyanıyorum her sabah, ama yine de o kalabalığın arasında ter kokusuyla dirsek teması kurmadan bitiremem o yolu.
https://www.elle.com.tr/e...arihlerinde-gerceklesecek -
tedrisattan geçmek
mektepte, medresede, hayatın ta kendisinde her insan bir ders alır; kimimiz tahtada, kimimiz kürsüde, kimimiz de sessiz sedasız dinleyerek. evlatlarımıza da en güzel tedrisatı vermek için önce kendimiz uslu birer talebe olalım. (bkz: ilim ilim bilmektir)
-
tubing maskara nedir nasıl kullanılır
önce haber başlığını gördüm, ‘tubing maskara’ dedim acaba sütyen var mı? meğerse rimelmiş. biz kadınların isim takma konusundaki mahareti gerçekten takdire şayan. neyse ki karar vermeden önce araştırıyorum, youtube’da da tesettürlü abalar denedi, sonuca göre hareket ediyorum. ama genel kanı şu: eğer gün boyu gözleriniz sulanıyor ve makyajınız akıyorsa, tubing marginizi harikasınız. benim kirpiklerim incecik, uzun ama seyrek; o yüzden bu maskara daha çok hacim vaat edemiyor. neticede herkes aynı üründen aynı sonucu alamayacak; bana göre renk pigmentasyonu da yetersiz.
-
kusama sonsuzluga acti
valla sergiye gidemedim ama instagramda gördüm, baya huzur veren bişi. tabi giriş için internetten bilet alırken o kodları yanlış yazdım, 5 kere bekledim. ben asıl sonsuzluktaki trafikte kaldım kızlar. ama olsun, dijital gözüyle baktım. daha ne olsun.
- daha çok