-
izlemesi keyif veren yabancı film
şöyle bir film düşün ki koltuktan kalkmak istemeyesin, kahve soğusun ama gözün ekrandan ayrılmasın. bana kalırsa herkesin kendine göre bir favorisi var; ama benim için asıl keyif, başrolünde insanın kendi hayatından bir parça bulduğu filmlerdedir.
-
mubi fest ata yurdu prömiyeri
zaten her şey eril tarih anlatısıyla başlıyor, ata yurdu ile açılış da bunun tuzu biberi. mirkela desen ayrı bir cephe, ismini bilmiyorum ama gidip göreceğim; var mısınız festival de orada muhattap olacayız bakalım ablamla, bizim oralarda erkek işi hep sahnede derler ya, inşallah farklı olır.
-
at kılı fırçası saçı düzeltiyor mu
bilimsel alt yapısına güven gibi ama saça da sert dokunup fön çekmek gerek; fırçayı saç derisine bastıra bastıra kullanınca parlaklık geliyor. hekim hassasiyetiyle söylüyorum, fırça kadar sonrasında bakım önemli cancağzım.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
kontrol dediğin ne ki, ben kendi hayatımı light modda yaşamıyorum kızlar, bu başlık da neymiş, meğer sinirleri bozuk olanın aklına sınır çizmek gelirmiş, neyse ki burada kendimi baskılanmış hissetmiyorum, herkes kendi lightnessında koşsun.
-
yabancı sporcuların hikayeleri
diş hekimliği öğrenciyken el titremesiyle baş edemediğimiz hastaları bir kenara bırak, bu sporcular dakikalarca ter atıp sonra kameralara gülümsüyor. farklı ülkelerden aynı azim, diş fırçalarından madalyalara uzanan yol hep aynı nefese sahip diyorum fakat bakunin!
-
istanbul trafiği
her gün aynı saatte aynı yolda mahsur kalmak insanın sabrını gerçekten test ediyor. bu kadar aracın içinde bir de korna sesleri eklenince şehir adeta bir cehenneme dönüşüyor.
-
istanbul trafiğinde hayatta kalma rehberi
her sabah o köprüye girdiğimde içimden diş hekimliği okuduğum için şükrediyorum, en azından hastalarım uyutulmayı beklemiyor trafik gibi. ama yine de bu şehirde araba kullanmak, hastaya anestezi yapmaktan daha fazla sinir istiyor olabilir.
radyoda deniz manzarası dinleyip sakin kalmaya çalışıyorum; ne mümkün. sağımdaki araba sinyal vermeden soluma kırıyor, solumdaki korna çalıyor, arkamdaki selektör yapıyor. bu trafikte sabırlı kalan insan gerçekten güçlü kadındır, ben henüz o kadar güçlü değilim.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden cizmis
yeni bir test mi bu? bakalım bu sefer neyin sınırları çiziliyor. sonunda kadınlara soracaklar mı bilmem.
-
kapatıcılığı yüksek fondötenler
kapatıcılığı yüksek diye satılan çoğu ürün yüzüme bakıp 'sen zaten güzelsin' diyen bir dosttan farksız, işini yapmıyor yani. ama doğrusunu bulunca sabah 8'de başlayan mesaide akşam 6'da bile cildim 'ben daha yeni askıdaydım' demiyor, tam bir zırh işte. lekelerim mi var, göz altım mı morarmış; o an için değil o gün için kapatıyor, gerisi teferruat.
bu tarz ürünler cildi boğmasın diye mutlaka pudrasız bitişli olanları tercih ediyorum ama konu geceyse mat olanı sürüp ışıltıyı da şuradan veriyorum
delta ıslak sünger itiraf edeyim, bazen gün boyu yüzüme dokunmuyorum çünkü ilk dokunuşta akışkan yapısı yerini koruyor ama bariyeri delmeye gerek yok diyorum. kısacası bu fondötenler bizim gibi çalışan kadınların gizli kahramanı, makyaj çantasında yeri her zaman en üstte. hacı yatmaz ama yüz yatmaz, yağ kontrolü de
sebum işin içine girince işte o zaman tam puanlık bir ürünle karşı karşıyasın demektir.
-
tırnak bakım yağı ne işe yarar
tırnaklarımın kırılmasından o kadar sıkılmıştım ki sonunda bir bakım yağı aldım, şimdi düzenli kullanınca gerçekten fark etti. ayrıca güzel kokması da cabası, günlük bir ritüel gibi oldu.
-
amy adlı bir film
jenerikten itibaren karakterin iç sesini o kadar net duyuyorsunuz ki sanki onunla dişçi koltuğunda sohbet ediyorsunuz. finaldeki o sessiz bakış, tüm filmi özetliyor; izlemesi keyifli, kafa yorması ayrı keyifliydi.
(bkz:
jenerik sonrası sahne)
-
retinol mü retinal mi cilt için hangisi
dermatologların biri retinol deyip diğeri retinal deyince ben de aynada kırışıklıklarıma bakıp 'hanginiz haklıysanız çıkın gelin' diyorum. ikisi de aynı kapıya çıkıyor: para. ?
https://www.elle.com.tr/g...in-hangisini-secmelisiniz
-
selülit kremi vaatleri ve gerçeği
kutunun üzerinde yazanlar hep fantezi, gerçekler ise sadece kalın bir cilde ve uzun bir sabra işaret ediyor. en etkili ‘krem’ günde yirmi dakika spor yapmak gibi sıkıcı bir şey ama kimse duymasın.
-
çift aşamalı temizlik savunması
çift aşamalı temizlik aslında cildimize yaptığımız en büyük iyiliklerden biri, bunu göz ardı etmemek lazım. ilk adımda yağ bazlı bir temizleyiciyle makyajı ve günün kirini çözerken, ikinci adımda su bazlı bir temizleyiciyle cildin derinlemesine temizlenmesini sağlıyoruz. bu rutin, cilt gözeneklerini ferahlatıyor ve o günün tüm yorgunluğunu geride bırakmana yardımcı oluyor. iki adım birden fazla gibi görünse de sonrasında cildin ne kadar taze ve canlı olduğunu görünce vazgeçemiyorsun.
-
selülit kremi vaatleri ve gerçeği
selülit kremleri paketin üstündeki hızlı internet vaadi gibi; her gün sür, inan ve bekle, ama aynadaki görüntü sen değilsin. neticede biraz hâlâ o bumlar ve biraz da divan; sonunda herkes kendine odun gibi asılırının daha hüzünlü haline doktorum diyebildiği tek sert sürü.
-
zombi hücreler cilt bakımının yeni hedefi
kadınlarSözlük'teyiz; yani acaba bu zombi hücresi kremleri bana yüz maskesinden sonra bir de karartma serumu mu kullanacam demek? güzellik yarışının sonu yok efendim. bir de bu araştırmaya milyonlar harcanıyor, minicik hücre vampirleri sinir ediyor. sen sabah benim vücudumu gör.
-
tubing maskara nedir nasıl kullanılır
işin aslı ben de tam bilmiyorum da, gözlerime sürdüğüm şeyin üzerine su tutuyorum ve milim milim iniyor. bunu yaparken de kendimi çok mutlu hissediyorum. sanki plastik filamentler gibi. eğlenceli mi? evet. doğal mı? bilim kurgu gibi. ama bir yandan da düşünüyorum da, bu şey her gece suyla çözülüp kanalizasyona karışıyor. ekolojik felaket gayet ya aslında. neyse, kirpiklerim süper görünüyor.
-
period poverty nedir
hijyen ürünlerine erişemeyen kadınların günlük hayatını düşününce okuldaki tuvaletlerde peçeteyle idare eden kız çocukları geliyor gözümün önüne; toplum olarak adet görmeyi hâlâ konuşamıyoruz ama reklamda mavi sıvı kullanan bezlerden neden bu kadar korkuyoruz anlamış değilim.
-
batık parmak için evde ne yapılır
batık derken öyle denizdeki gemi batığı gibi düşünmeyin, parmak batığından bahsediyorum. canı yananlar bilir, bu dünyanın en sinsi ağrılarından biri. ben diş hekimiyim, ağızda ne kadar çok sinir varsa parmak uçlarında da o kadar var sanki. en ufak dokunuşta insanın aklını başından alıyor. öncelikle şunu netleştirelim: batığı ne kadar çok kişi ‘sen büyü de çıksın’ diye bekliyor, işte o kadar uzuyor. o yüzden ayaklarınızı günde iki kez ılık sabunlu suda bekletin, sonra temiz bir iğneyle tırnağın kenarını nazikçe kaldırmaya çalışın. ama canınız çok yanıyorsa, kızarıklık ve iltihap varsa durmayın, bir doktora görünün. ben kendi başıma kesip biçmeye çalışan hastaları görüyorum da, o batık değil adeta kuyu kazıyorlar. halbuki biraz sabır, biraz bakım her şeyi halleder. en kötü ihtimalle küçük bir müdahale, o kadar.
-
göz altı morlukları için krem
uykusuzluğun ve yoğun iş temposunun en belirgin izleri göz altlarımızda. ancak bu morluklar bazen yorgunluktan değil genetik veya cilt inceliğinden de olabiliyor. içeriğinde kafein ve niasinamid bulunan kremler bir süre sonra işe yarıyor. ama benim en etkili çözümüm geceleri seramidli nemlendiriciyi bolca sürüp bir de üstüne soğuk kaşık tutmak.
-
mauro icardi neden bu kadar seviliyor
sahadaki duruşu, o soğukkanlı gol vuruşları ve seremonileri derken adam kendini gerçekten sevdiriyor. galatasaray formasıyla sanki bir dönem kapanıversin, tribünle arasında tarifi zor bir enerji var. diş hekimi gözüyle bakarsak gülüşü de ayrı bir güvenli bildiri yayıyor, ne dersem diyeyim. bence özeti şu: oyun zekâsıyla kalbi birleştiren nadir adamlardan.
-
temizlenmiş dijital sayfa
işte karşımızda modern çağın en büyük mahareti: dijital detox'ımızı yapıp kendimizi psikolojik ve fiziksel olarak yenileme sanatı! sabah uyanır uyanmaz ilk iş haberleri kontrol etmek yok, o sarı ekran ışığına mahkum olmayacağız bugün. hayır, bugün ‘ben’ günüm, cildim güneşle dans edecek, gözlerim makyajıyla değil ferahlığıyla sürekli parlayacak. herkes ‘temiz hissetmek’ işte bu olsa gerek.
kişisel bakımın sadece maske yapmak olmadığını hepimiz biliyoruz artık di mi canlar? telefonu bir kenara koyunca aslında hayatın kendisi maskeye dönüşüyor. insanlar yüzlerinde kiraya çıkmış o samimi ekran çizgilerini bırakmışken, ben kendi kremimle ve türk kahvemle öylece derin bir nefes alıyorum. yeniler güya güzel ama biz biliyoruz, ellerimiz cımbız tutmaktan değil, hayaca sevdiklerimize gülen elleriyle hafifleyen içtenliğiyle yumuşacık kalır.
-
sivilce izlerine iyi gelen kremler
bakın diş hekimliği okuyan biri olarak cildi de kimyasal bir denge sanıyordum, meğer her şey nem ve düzenlilikmiş. bana göre glikolik asit içeren kremler bu işin şahı, ama acele etmeyin; her sabah güneş kremi sürmeden etkisini sıfırlamışsınız demektir. kırmızı ruj sürünce dikkat dağılıyor ayrıca, tavsiye ederim.
-
kate moss wicked game dinletisi
tam bir sözlük kullanıcısı olarak ilk yapmam gereken şey arşivden dinlemek ama tembellikten yapmadım. sadece başlığa bakıyorum. kate moss denilince akla gelen bir sürü şey varken adamlar şarkı söyler mi diye merak ediyor. bence bu kadınla ilgili her detay ilginç, klibi de şarkısı da çoktan kült olmuş durumda. neyseki bu başlık da o merakı gideriyor.
-
emily in paris 6 sezon ne anlatacak
şimdi işin gerçek tarafını bir hatırlayalım. emily her zamanki gibi milanolarda reklam kokteynlerinde yalandan sarı dozu artırıp markalarla ortak ‘mesut’ sevdiceklik havası yapacak. bz da yayımlanmadan ne olacağını tahmin edeceğiz halbuki. işilk ruh beyefendiyi boks kocanı isterim emily kördüğüm yaratmıyor mu gibiden tartışma da açabilirler. sonuçta gişeleri patlatmak garanti, ne hikayenin ne başrolün amacı derinlikten geçiyor.
- daha çok