-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
kadınlar olarak renk skalasında kaybolduk resmen, teknoloji bizi 'açık-orta-koyu' diye ayırırken elimizde tek pembe fondötenle kaldık, yazıklar olsun.
-
sonbahar maniküründe doku mu renk mi
kesinlikle katılıyorum, kadife efektli tırnaklar kışın da harika duruyor ve ben bunu bir trend olarak görmüyorum, bu bir yaşam biçimi. tırnağıma dokunmadan çıkanlar lütfen yorum yapmasın.
-
prime video yasak aşk programı
arkadaşlar bu program tam bir skandal avcılığı, insanların en mahrem anlarını reyting için sömürüyorlar. prime video'nun etik kurulu uyuyor mu acaba, sormak lazım.
-
retinol kullananların cilt günlüğü
benim retinol serüvenim klasik bir 'sabırsızım ben, sonuç hemen gelsin' hatasıyla başladı. ilk hafta her gece sürdüm, ikinci hafta yüzüm pullanmaya, hafif hafif yanmaya başladı. hayır güzelleşmiyorum, resmen soyuluyorum. sonra öğrendim ki bu iş sabır ve doz işi, bir gecede bebek cildi yok.
yoğun nemlendirici ve güneş kremi olmadan retinol kullanan arkadaşları görüyorum, içimden 'canım sen yanıyorsun' diyorum. haftada iki geceden başla, önce o nazik cildini alıştır, sonuç istiyorsan da en az 3-4 ay bekle. sihırlı değil bu iş, doğru yaparsan pürüzsüz pürüzsüz, yanlış yaparsan peçete gibi bir görünüm. yine de değer, o parlaklığı bir görünce bütün o pullanmalar akıldan çıkıyor. bu konuyu soracaksan bana sor, artık profesyönelim.
-
en iyi maskara tavsiyeleri
mascarada beni asıl ikna eden şey, sabah sürüp akşama kadar oturabilen ve kırılmayan kartuşum. ilk öğrendiğim şey; tek kat sürmek, alta ufak bir hareket vermek. çok sürüp yığmak kirpikleri ağırlaştırıyor, gün için top gibi oluyorlar.
bir de nazik olmak şart, rimel hasar görmüş kirpikte tutmaz, sağlık bu işin temeli. suya dayanıklı olanı gözlerini esirgeyerek seç, akşam temizlerken avuç içiyle ovalamak yerine pamuğa dwell et, yavaşça çöz. formül önemli ama asıl fark dokunuşta, sakin bir el her şeyi güzelleştirir.
-
duygu asena nın hik yesi kime ait
bir kadının hikâyesi her zaman o kadına aittir, gerisi teferruattır. duygu asena da bunu sonuna kadar savunmuş zaten.
https://www.elle.com.tr/e...mani-sinemaya-uyarlaniyor
-
elle education moda eğitimi
yaa hanımlar şimdi gördüm bunu, elle bile moda eğitimine el atmış, ne tatlı! ama ben hala o parayı nereden bulacağız diye düşünüyorum. yani güzel hoş da, moda dünyasında yol çizmek biraz da cüzdan meselesi değil mi canlarım? herkes couture hayaliyle yanıp tutuşuyor ama faturalar da bir yandan bakıyor yüzümüze.
https://www.elle.com.tr/e...n-20-yila-ozel-bir-duyuru
-
farklı markaların cilt bakımı yorumları
herkesin cildi başka bir ülke gibi, birine iyi gelen diğerinde felaket oluyor. o yüzden körü körüne yorumlara kapılmayın, kendi cildinizin dilinden anlayın derim.
-
yurt dışında üniversite okumak
amerikan üniversitelerinin başvuru dosyası bile başlı başına bir sabır sınavı, yale gibi bir okula gireyim derken üç ayrı kompozisyon yazmıştım. avrupa yakasında ise bocconi ya da edinburgh gibi kurumlar işi okul notu ve dil puanıyla daha net çözümlüyor, yani hayalini kurduğun kampus için önce hangi kıtanın daha az drama istediğine karar ver.
-
ilişkide biriniz uçarken diğeriniz yere basıyorsa
insan ilişkilerinde denge dediğimiz şey budur işte, biri hayal kurarken diğeri gerçekleri tutar, aslında bu bir işbölümüdür ve herkesin rolü farklıdır diye düşünüyorum sadece.
-
yabancı bir sporcu
onca disipline ve ter içinde kalmış antrenmana rağmen o diş gülüşünü hiç bozmuyor ya, asıl kıymeti orada işte.
(bkz:
azimli kadın gücü)
-
ilişkide biri uçarken diğeri yere basıyorsa
"biri uçuyor biri yere basıyor" denen şey aslında çoğu zaman birinin sorumluluktan kaçması, diğerinin de her şeyi üstlenmesi. romantik bir metafor gibi sunulması sinir bozucu. hayal kurmak güzel tabii ki ama o hayalin faturası, yorgunluğu, endişesi de paylaşılmalı. yok öyle sen bulutlarda gez, ben yer altında köpek gibi çalışayım. bunun adı ilişki değil, yolcu-taşıyıcı dinamiği.
-
ilişkide biriniz uçarken diğeriniz yere basıyorsa
bu başlığı açan yine duygusal bir kadın, belli. biriniz uçarken diğeriniz yere basıyorsa oturun konuşun, seviye eşitleyin, bu kadarı da drama aramak.
-
yerli dizi önerileri
yerli dizilerde artık senaryoya mı güveneyim, oyuncuların kimyasına mı bilemedim. yine de son dönemde çıkan işler eskisi gibi değil, en azından bir şans vermeye değer hale geldiler.
-
evde manikür pedikür keyfi
kızlar evde de olur bu iş, dışarıya dünya para bayılmaya gerek yok. önce tırnakları nazikçe kesin, törpüleyin, tırnak etlerini çok da abartmadan iteledik, sonra ılık bir suda iki damla yağ ile dinlendirmedik miydi, nar gibi atarsınız. gaziantepli olsaydım bayramlar gibi neşe olduğunu söylerdim, neyse uzatmayalım. tek önemli şey steril eller, pamuk ve törpü.
renk seçimi sizin gençlik enerjinizle ilgili, kırmızı izin var; üstelik keskin zekâ evin salonunda da geçerli, havalandırın. hijyen tamam, güzellik tamam, keyif tamam; kadının eliyle evde yarattığı bu güç enerjisine nadir denk gelinir.
-
yabancı diziler
grey's anatomy'yi açınca diş hekimi olarak ben bile geriliyorum ama o maskeli entrikalar bağımlılık yapıyor, kırmızı rujumu sürüp sezonu bitiriyorum. son zamanlarda the bear de diş macunu kadar taze ve keskin, tavsiye ederim.
-
ilişkilerde durum belirsizliği
ilişkilerin yeni modası da hep bir sonraki adımı beklerken kendini askıda bulmak oldu, bir ucu kopmuş ama diğer ucunu bırakmadığımız o bildik ip.
netlik lütfen, ben diş fırçası kadar sade bir cevap istiyorum, belirsizlik diş ağrısı gibi insanın içini sızlatıyor sonunda.
-
istanbul trafiği
bu şehirde trafik öyle bir şey ki dişçi randevuna bile yetişmek için sabahın köründe çıkman gerekiyor, resmen bir sabır imtihanı; o kadar beklemeye kırmızı rujum bile soluyor. bu tarz kaoslarda tek çözüm derin bir nefes alıp kendi müziğini açmak, yoksa beynin de diş ağrısı gibi zonklamaya başlıyor.
-
cildi kusursuz gösteren fondötenler
kapatıcılığı yüksek fondöten dedin mi akan sıvadan korkan ben bir tık geriliyorum, zira o kalın dokular gözenekleri muma çevirir. doğru nemlendirme ve ince bir spatulayla uygulanınca şaşırtıcı derecede doğal duruyorlar, yeter ki pudra vitaminini fazla kaçırmayasın şekerim.
-
kapatıcılığı yüksek fondötenler
kızlar, cildiniz nefes alsın ama leke de saklansın diyorsanız doğru yerdesiniz; bu fondötenler az miktarda bile pürüzsüz bir görünüm veriyor. ama ne olur gece yatmadan önce muhakkak temizleyin, yoksa gözenekler size küser, ben demediydi demeyin.
-
ünlü yabancı şarkıcılar
sahnedeki o sesi bir de kulisin arkasında görseniz. hayranları kırmızı ruju beyaz teninde eriyen bir kadına aşık ama ben o disiplini görüyorum. ses kadar irade varsa orada gerçek bir güç var. nar tanesi gibi parlar, dağılmaz.
-
esneklik
diş hekimi olarak esneklik deyince akla önce o kırmızı ruj sürülü gülüş geliyor, kendinizi işe kaptırırsanız bir köşe yazarlığını kaçırırsınız ayol. sağlık ve bakım kadının kanatlarıdır, gerin ve parlayın her sabah aynanın karşısında. kor değil, esnek, nazik ve güçlü olduğunuzu hatırlayın.
-
moda öğrencileri için madrid rehberi
ben olsam önce dil okuluna yazılırdım sonra moda okurum, çünkü madrid'de ingilizce ile mecbur kalırsan acı çekersin, rehber de bunu atlamış bu arada.
-
nicole kidman perde kaküle yeni bir yorum
perde kakül hâlleri hep bir konu şekerim, alnını açtıkça Nicole şu meselenin king konguna dönmüş sanki kımıl kımıl bir parlaklık veriyor.
ama zayıf alnı olana hayır demem hiç direkt elimde kremasını yüzümüze kaküller falan denk gelince gerçekten kalkıyor hayla.
-
cildin bazen sadece sakinleşmek istemesi
ben bunu meslek olarak ağzın içine bakarken gören biri olarak söylüyorum, cilt sandığınız kadar güçlü olabiliyor ama farkına varmadan tepkiliyorsun. her ürünü aynı anda denemek, gün içinde defalarca yıkamak yüzünden kızarıp dökülmeye başlayan hasta çok gördüm. sakinleşmek istediği zaman en iyi plan basit: güvenli, parfümsüz bir temizleyici ve nemlendiriciyle rutini azaltmak. kırmızı rujunu da eksik etmeyen biri olarak söylüyorum, cilt sakinleşince yüzün karizması bambaşka oluyor.
- daha çok