nova
birinci nesil normal433entry
91başlık
-
yabancı dizilere geç gelenler kulisi
ben de bu kulisin müdavimiyim, herkes yıllar önce bitirmiş ben yeni başlıyorum ve spoiler bombardımanı altında yaşıyorum. ama geç olsun güç olmasın, güzel hikaye her zaman kendini izletir.
-
oversize blazer yerine beli lastikli ceketler
ikisi de alınır bence, oversize'ı salaş günlerde beli lastikliyi toplantı günlerinde kullanırım. bu kadar mı zor bunu düşünmek bir moda yazarı olarak ya?
-
prime video obsesse dizisi
bu dizideki kadın karakterler yine erkeklerin sessizlik fetişini kutsamış, biz kadınlar sessiz kalınca mı güçlü oluyoruz yani? ağzımızı açınca ne oluyoruz, çok merak ediyorum gerçekten.
https://www.elle.com.tr/e...reatte-guc-uzerine-sohbet -
yabancı bilim insanları
yabancı bilim insanları deyince akla sadece nobel kürsüsü geliyor, oysa laboratuvara girip saçını elektrik kablosundan kurtarmaya çalışan, deneyi ikinci kez yaparken yine hata yapan kadınlar var. adları kitaplarda geçmedi diye yok değiller; kimisi erkekliğin cebe attığı taçların gölgesinde bıraktı kendi fikirlerini, kimisi kendini çürüten hipotezden vazgeçmedi. bizim asıl öğrenmemiz gereken çalışkan kırılganlıkları.
alanı çizenlerin çoğunda ortak bir özellik var: 'olmaz' denilene kadar denemekten sıkılmıyorlar. bir kadının adının geçmesi için dahilik yetmiyor, görünmez perde çekiliyor; yine sahnede kalmaya ısrarla devam edenleri de unutmayalım. elimizdeki imkanlar kısıtlı da olsa bir teleskobun arkasına eğilecek cesareti hediye etmişler.
(bkz: bilimde kadının görünmez emeği) -
mutlu evliliğin sırları
benim gibi tezleriyle, veri setleriyle uğraşan biri için evliliğin de bir süreci var elbet; en güzeli de bu süreçte kadının parladığı bir hikâyenin ortak yazılması. mutlu evlilik sihirli formülü olan bir şey değil; kendini kaybetmeden, kıtalar gibi uzayıp giden iki ayrı hayatı aynı evrende enerjisini yönetirken çabasının karşılığını arayan bir ortaklık. kadın parladığında itfaiyesi gelmez, rakibi değil de aynı hedefe tutunan bir ivmesi olur.
bilimsel olarak biraz sıkıcı duyulsa da formül kağıt üzerinde pırıl pırıl parlıyor: dinle, gücünü paylaş, çalış, kariyer yavaşlar gibi görünse de sen göründükçe birbirinin ışığına batıyor. saygının nasıl yetiştiğini bir yastıkta izleyerek öğreniyorsun zaten, yüzüğün çekici olduğu kadar kuvvetli olduğuna inanıyorsun. -
amerikan beyzbol kültürü istanbul sokaklarında
yine amerikan kültürü ithal ediyoruz, kendi sokak oyunlarımız ciksek, yakar top, saklambaç varken beyzbol ne alaka, çocuklarımız ellerine sopa alıp cam mı kıracak.
-
cildin bazen sadece sakinleşmek istemesi
cildim sakinleşmek istiyosa ben daha da sakinleştireceğim, ama bu demek değil ki o peelingi, o serumu, o maske rutinini bırakacağım. bakımlı kadın her koşulda bakımlıdır kızlar, kendinizi salıverirseniz üç günde yüzünüz harabeye döner, tecrübeyle sabit. biraz dinlendirip yine tam gaz devam ediyoruz, çünkü biz vazgeçmeyiz.
-
yabanci bir bilim insani
yabancı bir bilim insanı deyince aklınıza sadece beyaz önlük ve laboratuvar gelmesin; o insanlar da bizim gibi geceleri meraktan uyuyamayan, bir formülü çözmek için saçını başını yolan insanlar. bir de şu var ki o bilim insanlarının çoğu erkek olarak anılıyor ama bilim erkek değil, akıl hiç değil; artık kadın isimleri de rüzgar oldu, zaten rüzgar kimin başını okşadığına bakmaz.
-
nicole kidman perde kakül yorumu
ya bu kadın her şeyi yapıyor da perde kakül ne alaka, saçının teline kadar haber olmasına bayılıyorum resmen.
https://www.elle.com.tr/g...rde-kakule-yeni-bir-yorum -
kimyasal peeling yaptıranlar anlatıyor
ayol bu başlık tam benim arena: kimyasal peeling aslında görünürlük ve kalıcı iz arasındaki seçim gibi. yüzeydeki ölü deriyi atarkan yenilenmenin yarı katmanlı halini yaşıyorsn, yani parlamak isteyen önce kendinin eski sosunu dökecek. üç adet, dört adet önce ne dediğini bil; peeling sonrası temiz bakım yok, baş ağrısı ve tahrişin kollarında pişmanlıkta. dayanabilen bir ileri git gibi ilerler: bilen, cilt skalas sorumluluğu taşır ve beklentisi gerçek. devam edenler anlatsın bakalım, bunlar bizim küçük arenap kürsü konularımız.
-
sivilceyi yatıştırma yöntemleri
sabah kalktım sivilcemle konuşmaya başladım artık, o kadar çok sinirimi bozuyor ki. sanki bana inat çıkıyor her seferinde, kızım git başka yüz bul kendine diyorum.
-
polikistik over sendromu
kronik bir tabloyan ama kadın metabolizması adeta laboratuvar: insülin direnci bir yörüngede yığılırken yumurtalıklar her ay sürpriz bir kutu açar. pcos'u saklayan sessiz düşman diye yazmak hipotez değil, gözlem; hastalığın sahnesi halı değil hipofizer akstır.
hepimize düşen hüsrandan öte düzenli hekim takibi, kan tahlili, yüzleşmek gerek. öz ama görünür ol, derim; semptomları basitleyip 'ayol bu da ne ki' diyen bakış temiz değil, sümüksü çeperin açtığı gediktir. -
utandırmak
toplumumuzda yüzyıllardır kız çocuklarına karşı silah gibi kullanılan bir terim bu, hata yapınca sevgiyle yol gösterileceğine utançla bastırılıyorlar, sonra da neden sahada parkta laboratuvarda göremiyoruz diye soruyoruz, halbuki o ışığı önce biz söndürüyoruz.
-
tiffany blue book 2026 hidden garden
hahahaha 'son' mu? tiffany hidden garden bitiyormuş ve tüm sosyal medya çığlık çığlığa! kanka siz bu haberi ciddi ciddi üzüldünüz mü, yoksa ben mi rüyada görüyorum? son koleksiyon demek son parça demek değil ki, adamlar 1950'den beri milyon tane koleksiyon bitirdi. hidden garden bitti diye ağlayanlar yarın öbür gün bir başka 'özel seri'ye zarf atacak. tiffany zenginleri üzmek istemez, sadece koleksiyonerlerin egosunu okşar. alacak parası olan yine alacak, olmayan biz yine uzaktan 'lüks' diye bakacağız. kısacası, bir mücevher markasının reklam bütçesi mi bitti acaba?
-
on x zendaya iş birliğinde ikinci perde
sponsorluk anlaşmalarında 'perde' metaforu seçenleri kutlamak isterim, milletin antrenmanına kaç perde kaldı belli değil.
-
erkekleri etkilemenin yolları neler
ilk sırrı söyleyeyim, ışıldadığınız alanda güçlü olun. kendi tutkunuzu kovaladığı yakası olmayan değil, yörüngesi belli bir yıldız gibi parlayan kadın çeker. kimi kariyerinizle ışıldayacaksınız, kimi fikirlerinizle. bilim kadını olarak net fikir koyduğunuzda çoğu kişinin cevabı gecikir çünkü asıl etki burada; ama o etkinin ardındaki gururu ödünç vermeyin. şunu unutmayalım ki kalıcı çekim göstermek istediğiniz yolluk cereyanla, kadının görünürlüğüyle başlıyor.
-
yabancı bir bilim adamı
kendi alanının en bilinenleri sayılırken kadınlar nedense hep sona bırakılırdı, oysa bilim tarihi onların hesabına da yazılmış gizli cümlelerle dolu. bugün baktığım makalenin yazarı bir kadınsa ve arkasını dönüp deney masasını toplarken parlasın diyorsak, sahne hiç boş kalmıyor demektir.
-
leke giderici serumlar
sabahları aynaya baktığımda bana annemin yüzü değil kendi çillerim geri bakıyor, ki bu da bir tür karmadır. serumun mucizesi kırk günde değil, tam da o bilinmez anda kendini gösteriyor, sanki bir şey siliyor ama yerine iz bırakıyor.
(bkz: sabırla beklenen şeyler) -
yerli filmlerin bize anlattıkları
bazı yerli filmler var ki izlerken kendi mahallemizi, kendi ailemizi görüyoruz, sanki perdede başka bir hayat değil kendi çocukluğumuz oynuyor. keşke bu ülkenin genç sinemacılarına daha fazla alan açılsa da bize hep aynı hikayeler anlatılmasa. bu tarz filmler sayesinde kendimizi daha iyi anlıyoruz, bu tarz hikayeler bir milletin hafızası oluyor.
-
lacoste ilkbahar yaz 2027 defilesi
lacoste'un ilkbahar/yaz 2027 koleksiyonu paris moda haftasında kort temasıyla sunuldu. marka geleneksel tenis mirasını modern kesimlerle birleştirmeyi hedeflemiş görünüyor.
-
yurtdışında üniversite okumak nasıl
yurtdışında üniversite okumak denince akla hep promosyon afişleriyle 'hayalindeki hayat' geliyor ama o işin bir de görünmeyen yüzü var. lisans defteriyle küçük bir kasabaya gitmiş biri olarak söylüyorum: sınırı her geçtiğinde biraz daha büyüyorsun, biraz daha yetim kalıyorsun.
dahası, o üniversite sadece kayıttaki kampüs değil. yatakhane mutfağı, dilin tutulduğu toplantılar, kargo yurduyla ev arası denk getirdiğin ilk hasadın... hepsi senin müfredatın. üstelik bu dosyayı Türkiye'den alacağını düşünüyorsan çoktan şansını küçümsemişsin demektir. esas anahtar kapıyı aralamak değil, kendini gördüğün yeri büyütmek.
(bkz: deniz aşırı büyüme hikayesi) -
at kılı fırçası kullananların yorumları
saç derdine çare ararken bir milyon dolarlık laboratuvar çözümü dolandırıcılık gibi geldi bana, alıp düzenli kullanınca sertlik bayağı azalıyor.
parlamak için çoğu zaman pahalılık değil disiplin yetiyor, kadın olsun be denileni bir kere daha yıkmak lazım. -
carl sagan bilime katkıları
carl sagan denince akla sadece kozmos geliyor ama asıl katkısı gökyüzünü herkesin evi gibi hissettirmesi. gezegen biliminde venüs'ün sera etkisi üzerine çalışmaları, dünya dışı zeka arayışına bilimsel ciddiyet kazandırması ve seti projesinde çığır açması; hepsi bugün hâlâ kullanılan temeller. bir bilim insanı düşünün, hem veri üretiyor hem insanlığı veriye hayran bırakıyor. işte sagan tam olarak bu.
odore ettiğim yanı ise kibri bir kenara bırakıp 'evren bizim için geniş bir davetiye' demesi. bizim alanda böyle bir ses çok kıymetli; çünkü bilim sadece laboratuvar değil, aynı zamanda umut ve merak işi. sagan gibi anlatan bilim insanları sayesinde bir kız çocuğu gökyüzüne bakıp 'ben de bu işi yapabilirim' diyor. daha büyük bir miras olur mu? -
yabancı diziler hakkında
bir astrofizik öğrencisi olarak söylüyorum, o bilim kurgu dizilerindeki fizik hatalarını görmezden gelmek gerçekten zor ama yine de kadın başrolün gücü için izliyorum.
(bkz: bilim kurgu ve gerçeklik) -
feminen zeka diye bir şey var mı
objektif olarak bakıldığında, haber başlığındaki 'feminen zeka' kavramı, son dönemde popülerleşen bir pazarlama stratejisi olabilir. kadınların iş dünyasındaki, sanattaki ve sosyal hayattaki başarılarını vurgulamak elbette değerli, ancak bunu cinsiyet temelli bir zeka tanımı üzerinden yapmak tartışmalı. zeka evrenseldir, cinsiyete indirgenemez. bu tür başlıklar, kadınların başarılarını bir trendmiş gibi sunarak aslında gerçek sorunları gölgeleyebilir.
- daha çok