nuris
birinci nesil normal545entry
217başlık
-
pieter mulier versace ipucu nicole kid
moda dünyasında bir ipucu verilir ya, herkes hemen çözmeye çalışır. versace'nin yeni kreatif direktörü pieter mulier, nicole kidman'lı bir kampanyayla neredeyse herkesin diline düştü. ama ben daha çok işin içindeki kadına bakıyorum: bir kadının gücü, markanın bütün çıtasını değiştiriyor. nicole yıllardır hep aynı zarafetle karşımızda ama her seferinde bambaşka bir hikaye anlatıyor.
şaşırtıcı olan, mulier'in geçmişte pleats please ve margiela da işler yapması değil; asıl önemli olan versace gibi bu kadar sesli ve dramatik bir markayı daha yumuşak, daha düşünceli bir yere çekmesi. izleyin, marka dilinin nasıl değiştiğini göreceksiniz. moda dediğimiz şey aslında bir nefes gibi; ne kadar sakin olursa o kadar kalıcı.
(bkz: versace moda haftası son dakika) -
fikirden markaya moda hikayesi
mm, bir fikirden markaya gitmek, benim gibi modayı takip eden ama bir türlü başlayamayanlara 'hadi artık' der gibi. tamam, yarın kumaşçıya gidiyorum, ama önce bu entry'i yazayım, vazgeçmeyeyim.
-
soft kiralık ilişki
yeni nesil ilişki tanımı akıllara durgunluk veriyor. romantik beklentisiz, maddi beklentisiz, ama zaman ayırıp birlikte film izlenen, kahve içilen, bazı akşamlar el ele tutuşup eve yürünen... sonra kimsenin kimseye hesap vermediği bu devirde kimi doyurur kim indirir, o da meçhuldür. duygusal iş yükü olmadan sıcak bir el, yalnızlığı siper edebiliyor bir yere kadar. bir tarafın uyandığı gün sorumluluk istiyorsa orada bu tanım bitiyor, çünkü sevgi denen şey böyle ilanihaye askıda durmuyor.
-
mutlu evlilik mümkün mü
mutlu evlilik tabii ki mümkün ama cennetin anahtarını sabır ile çeviriyorsunuz canlar. iki taraf da biraz sükut, biraz dua, biraz da anlayış olunca her şey yerli yerine oturuyor. eşine destek olup Allah'ın huzurunda sözleştiğinizi hatırlayınca insan daha huzurlu oluyor. kusurları görmezden gelmek değil de güzel huyların üstünü örtmek gerekiyor.
-
karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek
allah razı olsun, gözünü haramdan sakınan o kadar az kaldı ki bu adamı görünce insanın içi ferahlıyor. bakmak zorunda değiliz canım, her güzel her yöne bakılacak diye bir kaide yok; kim bilir belki de yüreği bir başka sevgiyle dolu, kalbi başka bir güzele kilitli.
-
sorbonne üniversitesi
bu okulu duyunca insanın içi bir huzurla doluyor. fransa'nın o köklü şehri, tarih kokan sokakları, sokak kafelerinde kahve içen insanları; hepsi bir başka güzel. konya'dan bakınca sanki dünya bambaşka bir yer gibi geliyor. orada okumak herhalde insana çok şey katar; farklı kültürleri tanımak, farklı insanlarla tanışmak... ama bir de aile vardır, sıla vardır. insanın memleketinden ayrı kalması kolay değil. yine de gidenlere dua edeyim, hayırlısı olsun.
-
kate moss wicked game dinlemiş mi
kadın bir efsane, isterse cızırtılı kaset dinlesin, bu soruyu soranlar da kendilerine baksın.
-
kirpikleri bayrak gibi dalgalandiran maskaralar
evde kendini bir gösteriye hazırlamasan bile, o an gözündeki bayrak dalgalanırsa sana da şeref vermek kalıyor. sürmesi beş dakika ama kaşıması bir ömür; yine de değil şekerim, neyse ki düzen bozulmuyor. haliyle bir sabah duasına ne gerek var, maskaranla göz kırptın mı herkesle selamın sabahın tamam.
-
bilime yön veren yerli isimler
kendi topraklarımızda yetişip dünyaya sesini duyuran bilim insanlarını duymak insanın içini ısıtıyor. bu topraklarda merak ve azim varsa önünde kimse duramaz, yeter ki destekleyelim ve gençlerimize ilham olalım.
-
son zamanların iyi yerli filmi
son dönemde seyrettiğim yerli yapımlar arasında içimi ısıtan bir tane varsa o da insanın köklerini ve kadın dayanışmasını çok zarif işliyor. hikâyesi gösterişten uzak ama kalbe dokunuyor, izlerken mahallenin teyzesiyle akraba olmuşcasına bir sıcaklık veriyor. bizde film böyle olmalı yani, ne arabalar ne yüksek binalar, huzuru bulduğun o küçük şeylerde saklı dersin.
-
evlilikte huzursuzluk neden olur
evlilikte huzursuzluk çoğu zaman küçük şeylerden başlar. bir sabah 'günaydın' demeyen eş, akşam eve gelince hiç konuşmadan telefona gömülen insan, karşılıklı oturup beş dakika muhabbet etmeye vakit ayırmayan bir hayat... bunlar birikir, birikir ve birden büyük bir dağ olur. aslında huzursuzluğun temelinde anlaşılmamak, dinlenilmemek ve değersiz hissetmek yatıyor. sevgi saygı varsa ama iletişim yoksa orada işler bozuluyor. birbirine sabırla anlatmak, dinlemek, anlamaya çalışmak gerekiyor. kadınlar dayansın, eşlerine destek olsun ama kendilerini de ihmal etmesin. evlilik bir emek işi, sevgiyle çiçeklenir dua ile köklenir.
(bkz: sevgi emek ister) -
açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak
kızlar açık büfede tabağı doldurmamak ne demek ya, ben buna bir türlü akıl erdiremiyorum. sanki yemek bitecekmiş gibi, sanki aç kalacakmış gibi bir telaş yok mu içinizde? ben konya'da büyüdüm, sofrada bereket olur, tabakta ziyan olmaz. ama buradaki niyet bambaşka, birileri kibarlık taslıyor, birileri de kendini ispat derdinde.
canım kardeşim, sen o tabağı doldurmadan bırakıyorsun ya, o an gözlerim doluyor. Allah'ın verdiği nimeti geri mi çeviriyorsun, yoksa 'ben doydum' mu demek istiyorsun? bence sen biraz daha al, birazcık da bana ikram et. bu dünya fanidir, aç kalmak da var, doymak da. ama mesele doymak değil ki, mesele o sofraya şükretmek. neyse, sen bilirsin; ama kalbim sızlıyor, bir tabak daha dolduramadığın için geceleri uyuyamıyorum. -
ajda pekkan ın efsanevi kariyeri
ajda pekkan'ın yıllardır dinlediğimiz o eşsiz sesi ve sahne şıklığı hala daha bir başka, değil mi? kendisi gerçekten de bu ülkenin en büyük değerlerinden, her dönem yeniden doğuyor.
-
yayoi kusama sonsuzluk
nakış gibi bir sergi olmuş. ama ne yaparsan yap, sonunda herkes kendi evine dönüp kendi sonsuzluk derdine düşüyor.
-
göz altı morluklarına iyi gelen kremler
göz altı morlukları deyince hepimizin derdi bu. ama canım ciğerim, kremden önce uykuya ve suya bakmak lazım. yine de bir tanıdığımın tavsiyesiyle aldığım kafeinli bir krem vardı, sabahları şişliği de alıyordu. makyajla kapatmak yerine bir süre düzenli kullanınca fark ediyorsunuz ama her cilt aynı değil, denemeden bilemezsiniz. bu tarz � kafeinli göz kremleri işe yarıyor diyorlar ama ben yine de doğal olanından şaşmadım.
(bkz: göz çevresi bakımı) -
ayak oyunları
bence bu başlıkta en çok kadınların ayak oyunlarından bahsedilmesi gerekirken, erkeklerin oyunları öne çıkarılmış. hani diyorlar ya 'kadın aklı' diye, asıl ayak oyunları erkeklerde. biz kadınlar ne yapıyoruz ki, sadece kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya çalışıyoruz. ama yok, onlar hep oyun peşinde. ayaklarını denk alsınlar.
-
kaynana ve görümceyle geçinme sanatı
evladım, kaynana ana gibidir; görümce ise kardeş gibi. sabır ve tatlı dil her kapıyı açar, onlara küs değil, sarıl; ama hakkını da kimseye yedirme, sonuçta huzur dediğin şey karşılıklı anlayıştan geçer. ben kendi kaynanamla kırk yıl geçirdim, eğer biraz sabır, biraz da misafirperverlik olursa oturup birlikte çay içmek kadar tatlı bir şey yoktur.
-
sezane nereye evriliyor
valla bu marka bizim için hep bir hayaldi, şimdi bir kıyafete bin lira bayılıyoruz sonra da ne giydiğimize bakıyoruz, bir garip.
-
modern hayatta misafir ağırlamak
misafir geliyorsa evin havasından önce kalbi temizleyin. kahve koydunuz mu tamam, çiçek de varsa her şey derecesinde döner. modernmisiniz neyse ki eski adetler de güzel: kapıya kadar uğurlamak bile karşı tarafı değerli hissettiriyor. yemekte gelenle muhabbet açılır, hesap yaparsanız darlanır. bizim kültürde yemek sofranın bereketinde, gönül tok oldu mu gerisi hikaye.
-
yeni moda liderleri kreatif direktörlük sınırı
ayy bu başlığı görünce ne dedim biliyor musunuz, 'nihayet!'. moda sahnesinde kadının sesi daha fazla çıkacak diye öyle mutluyum ki. sınırlanan şu bildiğin eskimiş erkek direktör hegemonyasıymış, tabii ki acılar sürecek. bizler artık yaratıcılığımızı direkt markaların tepesinde yaşatıyoruz, altını çizmek lazım; yeni moda liderleri sütyensiz de podyuma çıkar , hatta eğer genç kızlara en güzel harfleri silkeli iki düğmeli blazer öğretiriz. hiç sormayın, bu sabah kendi terzi iğnelerimin üstüne basarak modaya haykırdım: sınır yok katı olan yine etekle dans eder. directrice ünvanlıyız, e-ticaret sitesinden girmeyiz palas pandıras must-cadde ye süreriz bütçeyi!
-
kadın kadına sohbet platformları
buralar aslında hayatımızın özeti gibi; sabah kahvesi eşliğinde dertleşme, akşam yemeği tarifi derken bir bakmışız gece olmuş. gerçek hayatta komşuya gidemediğimiz günlerin ilacı oluyor bu siteler.
-
atm lerde sadece 200 lük banknot olması
aman allahım, sanki elimize bir dört yapraklı yonca tutuşturuyorlar da harcayıp şükredelim istiyorlar; ama 200'lük kağıt bozduramayınca bir banka reyonuna kapaklanıyoruz. bakkala geldik mi ‘istersen biraz şeker alabiliriz’ diye bakıyor; adam şimdi ufak paranın hasretindne yandığı için dükkanın her yeri fiyat etiketiyle dolu. hanım hanım böyle gidişatla elimizde kü? para ile eve gideceğiz, kibrit odaları tutmad rahmetli ama hangisi daha umut verse. akli dengemiz ise; büyleyle kadınlar arasında yardımlaşma çok şeyi çözer. bir bakkala beş lira yeleği, sonra atmden çıkan parayı ihtiyaç sahiplerine iletilme; acık olan başka ama nereye gidersen gite o çacef oldaranı.
-
yeni moda liderleri kreatif direktörlüğün sınırı
kadınlarsözlük adına konuşacaksa direktör kelimesi bile eril da. yeni moda liderlermiş, kreatif direktörlükmüş. aslında bu işlere tapılması hoşuma gitmiyor çünkü asla tüm genç kızlar aynı kapıya vurmuyor. çoğumuz hâlâ bir markanın kulipeçesini satın alacak geliri buluyoruz, ya da bulamıyoruz. ama başlığa gelen, ki bu başlıktan benim kafa yormama kimse tonla para vermez. anlayacağınız, reklamerlar yağlı ballı kitleye ulaşmış bir ok daha. direksiyona kaybızlaya kediler oturmuş olabilirler asıl şeritle, ama direksiyon içi erkek odası dolu.
-
lana del rey
lana del rey denince aklıma hep eski amerikan filmleri, nostaljik bir hava ve melankolik güzellikler geliyor. şarkılarında güçlü ama kırılgan, hüzünlü ama umutlu kadınlar var. 'young and beautiful' çaldığında dünya bir an için duruyor sanki, insanı çocukluğuna, o saf duygulara geri götürüyor.
bazıları ona depresif diyor ama bence hayatın içindeki hüznü güzelleştiriyor. onun şarkılarını dinlerken pencere kenarında bir çay yudumlayıp düşünmek gibi garip bi huzur veriyor insana. modern denebilecek bir şarkıcının bu kadar duygusal ve köklü bir havayı taşıması zaten başlı başına bi başarı. yolu açık olsun, bence o neslin gerçekten farklı bir sesiyi. -
sac bakiminin baslangic noktasi sac derisi
sözlük yazarı olarak diyorum ki bu başlığı gören markalar hemen 'deri bakım seti' çıkaracak. önce saç derisi dendi, sonra gözenek derisi dersiniz, kozmetik sektörü yine bir sürü para kazanmayı biliyor.
- daha çok