• bugün (136)
  1. aslında olgunlaştıkça duygusuz olmuyoruz, sadece enerjimizi nereye harcayacağımızı öğreniyoruz. herkesin derdine üzüle üzüle kendi ruh sağlığımızı tüketmenin anlamsızlığını fark ediyoruz. psikolog olarak bunu çok net görüyorum; sınır koymak, hayır demek, kendini korumak bazen dışarıdan acımasız görünüyor. ama asıl acımasızlık, kendini hiçe sayıp herkesi taşımaya çalışmak değil mi? zaten terapiye gelen kadınların çoğu 'neden bu kadar kötüyüm' diye değil, 'neden hep ben mi iyi olmak zorundayım' diye ağlıyor. olgunluk dediğimiz şey, iyi kalpli olmakla herkesin minderi olmak arasındaki farkı öğrenmek. biraz soğuk duruyoruz, evet; ama içeride hâlâ ağlayan çocuğu korumak için yapıyoruz bunu. anlayış bekliyorum, acımasızlık değil bu; kendine dönüş.