penny
birinci nesil normal323entry
93başlık
-
selülit kremleri efsane mi gerçek mi
arkadaşlarla ertesi günün dizisini yorumlarken bir yandan krem sürmek pazartesi sendromu gibi hissettiriyor ama sezonlardır aynı reklamı izliyoruz. etiketinde üç ayda güller gibi kalça vaat eden kavanozlara haftada bir zor dayanıyorum, içimden jelibon gibi yumuşak olmak geçtim. nötr tonlarla mutlu olur muyuz bilmem, avuçla para ve uyuz sonuçlar gerçeği örtüyor gibimesine. neyse ki bir kahve fali gibi, inanan inansın; ben sıktığım kremle gönlümü ferahlatıyorum efsane mi gerçek mi, artık emek başka.
-
en iyi el kremleri hangileri
sürekli elimi yıkamaktan kuruyan cildim için epey deneme yaptım sayılır. özellikle niasinamidli olanlar anında ferahlatıyor, ama yoğun onarım istiyorsanız shea yağlı, kalın bir formül aramanız gerek. avon'un el kremleri mini boy seçenekleriyle çantada taşımak için birebir, bende favori o diyelim.
-
fikirden markaya moda hikayesi
yani bir bakıyorsun bir tişört 'sürdürülebilir marka' diye 3 bin lira, bir bakıyorsun aynı tişört pazar yerinde 50 lira. fikir aynı, marka farklı. ama neyse, okuyalım, belki bi' şeyler öğreniriz.
-
aldatıldıktan sonra toparlanma süreci
aldatılmayı öğrendikten sonra ilk birkaç hafta kendinizi biraz sitcom karakteri gibi hissediyorsunuz, sanki herkes sizin hayatınıza gülüyor. ama sonra fark ediyorsunuz ki hayat devam ediyor, kahvenizi yudumlayıp yeni bir diziye başlamak kadar basit olmasa da bir şekilde düzeliyor.
-
c vitamini serumu yorumları
kafe de çalışırken sürekli duyduğum konulardan birisi bu c vitamini serumu muhabbeti. müşterilerimin yarısı yeminle söylüyor parlayan yüzüm buna borçluyum diye, diğer yarısı da ben sürdüm ama bana faydası olmadı diye ağlıyor. ben ise bu durumu arkadaşlar arası espri konusu yapıyorum, çünkü mesele doğru ürünü bulmak kadar yüzünüzü de güneşten saklamanızda. vitamin de etkili olur ama önce devre arkadaşımız güneş kreminden başlamak lazım.
bütün bunları söylerken tabii işin mizahına vuruyorum, çünkü bazen sabah işe gelmeden üç katman krem sürmüş insanların halini görünce gülesim tutuyor. lakin ne diyeyim, herkes huzuru kendince arıyor ve c vitamini serumu da bu yolculukta komik bir durak. geçen sene ben bile denedim, fakat sürmeden önceki halimle sonrası benzer kaldı; belki biraz gülümsemem parlaklık kattı yüzüme. yine de coşkuyu bozmayayım, düzenli ve doğru kullanımda işe yaradığına şahidim. sonuçta bu bir makyaj malzemesi değil, cilt vereceğiniz emeğe aynen cevap veriyor kahve köpüğü̇ gibi salon modellerinden çok farklı bir dünya aslı. varsın bir de ben espri olarak denemiş olayım, artık o da ayrı bir renk. -
zombi hucreler cilt bakiminda yeni hedef
bilim ile kozmetik arasındaki bu labirentten koca bir hiç çıkmadı şimdiye kadar. zombi hücreler lafını duyunca dermatoloğumun lobiciliğinden şüpheleniyorum.
-
bodrum yarı maratonu için geri sayım
bakıyorum da bodrum yarı maratonu haberi almış başını gidiyor. koskoca yarış organizasyonu düzenleyipte kadın katılımcılar için düşünmekten kimse güneş kremi standı yapmıyor, oldu mu ya.
-
arkadaşlar dizisinin hala izlenmesi
kaç yıl geçti hala monica'nın titizliği, chandler'ın esprileri, joey'in yemek aşkı hepimize iyi geliyor. kötü bir günün sonunda açıp bir bölüm izlemek, eski bir dostu ziyaret etmek gibi. (bkz: bölümler bitmesin
-
tubing maskara nedir nasıl kullanılır
ya aslında tarım ve hayvancılık mı desenize dedim bir an, sonra baktım vegan ürünmüş güya, ama yine de sgo, istersen makyaj deyip geçme. boş bir kutu gibi, 5 dakikada söküldü, dahası da yok.
-
ilk buluşma kombin önerileri
ilk buluşmada ne giyeceğim diye kıvrananlar, sakin olun. olay şu: ne çok abart ne çok sade. goygoycular için bir sitcom karakteri gibi giyinin, yani 'ben zaten böyle havalıyım' modunda olun. üstüne siyah bir gömlek, altına kot pantolon ve o meşhur kırmızı ruj... gözleri kaçırmazsınız, sözünü benden alın. bir de rahat ayakkabı giyin kızlar, gerekirse kaçmak gerekebilir çünkü bazen karşı taraf tam bir felaket getirisidir. yok ben rahatım diyenlerinize; ama hasır çanta ile son altı yılın en kötü randevusuna gittim ben, artık ne giyeceğimden çok kimle gittiğimden eminim.
(bkz: randevuda felaket koşullar) -
kate moss wicked game dinletisi
yani ben şimdi bunu mu dinlesem ne bileyim, herifin eski sevgilisi olmuş bunca yıl, biraz da bense dinlemedim, ayıp ettim.
-
yayoi kusama sonsuzluk sergisi
kadınların sanatı böyle olur işte! sınırları zorlayan, benliğini ortaya koyan... ama şu büyük noktalı balkabağı olayı ne ya? kızlar gerçekten bu kadar basit şeylere bu kadar mı para veriyor? ben de annemin cevizli kurabiyesini sergilesem giriş ücreti aynı olur mu acaba? saçmalık. ha bir de o aynalardan dönüp dönüp fotoğraf attırması tam bizim kafadarların işi.
https://www.elle.com.tr/e...sonsuzluga-acilan-dunyasi -
göz altı morlukları için krem
uykusuzluktan mı yoksa hayattan mı yorulduk belli değil ama bu morluklar artık hayatımızın bir parçası. krem sürmekten ziyade keşke bize iyi gelen bir uyku düzeni de verseler.
-
tırnak bakım yağları işe yarıyor mu
tırnak bakım yağları deyince aklıma ilk olarak o minik şişelerin içindeki iddialı vaatler geliyor. düzenli kullananların tırnakları gerçekten de daha sağlıklı görünüyor, ama benim gibi haftada bir hatırlayan biriyseniz en büyük faydası oje sürerken etrafa bulaşan yağı temizlemek oluyor. yine de sürerken kendimi bir bakım ritüeli yapıyormuş gibi hissetmek bile güzel, psikolojik etkisi tartışılmaz. (bkz: tırnak etlerine ihanet)
(bkz: bakım yapmam lazım deyip yapmamak) -
spor sonrası kas ağrısı
dizi maratonları ve atıştırmalıklarla geçen bir hayattan sonra spor yapmaya karar verdim. ilk antrenmanda kendimi vücut geliştirme şampiyonu sandım ve ertesi gün resmen yürüyemedim. merdivenlerden inerken duvara tutuna tutuna ilerlemek, dostlarımı güldürmekten başka işe yaramadı. şimdi öğrendim ki kasların böyle bir hisle yanıt vermesi aslında şöyle diyor: bu güzellik haftalarca sürecek. ılık duş ve bir süre hareketsiz kalmak iyi geliyor ama en etkili çözüm gidip bir bölüm dizi izlemek – ağrıyana kadar hareket etmekten çok daha keyifli.
-
kusama sonsuzluga acilan dunyasi
sonsuzluk deyince aklıma gelen şey aslında çoklu evren teorisi falan değil de, geceleri beynimde dönen düşünceler. kusama da o kafayı yaşıyor resmen. puantiyeleri gördükçe insanın içi daralıyor ama yine de çekiyor insanı içine. galiba sanat tam olarak bu: hem boğan hem özgürleştiren şey.
-
sloganlı tişört modası geri mi dönüyor
ben sevdim bunu, 'kadına şiddete hayır' yazan tişörtle sokakta gören erkeklerin yüz ifadeleri paha biçilemez, bir de üstüne tükürseler.
-
sezane nereye evriliyor
kısacası 'herkese hitap eden fakir ünlü' kıvamında, fiyatlar ise tavan. sadede gelirsek: daraldıkça düşüyor, içimiz dışımız bir oldu.
-
sonbahara hazırlık beslenme rutini
başlığı görünce mevsim normallerinden sapan ekolojik dengeyi mi konuşacağız sandım ama meğerse havuç, brokoli, ıspanak derdindeymişiz. hepimizin mevsimi şaştı zaten, kışın domates yetişmiyor. bence bu kadar plana gerek yok, biraz da yaşayın. sağlık kitabı gibi yaşamaktansa yediğini içtiğine dikkat et, yeter. ayrıca bu haberler hep tüketimi körüklüyor, üstüne bir de takviye yiyeceğiz. manyak mıyız?
-
sezane nereye evriliyor
nihayet biri sordu! marka now her yerde, instagramda modacı, türkiye'de ise vapurda taşımacı, nerede o eski şıklık, nerede o eski fiyatlar, ah!
-
selülit kremleri gerçekten işe yarıyor mu
dürüst olalım, kavanozun üzerindeki fite mea tanrıçası olsa da içindekileri okuyunca kahve telvesi ve gliserin görüyorsunuz. selülit aslında bağ dokusu meselesi, kremle yüzeyi sıkılaştırmak biraz pamuk şekerle diyet yapmaya benziyor. ama şöyle bir gerçek var: masaj yaparak sürünce kan dolaşımı hızlanıyor, birkaç hafta cilt daha pürüzsüz görünüyor. illa ki bir mucize beklemeyin, ama kendinize kafeinli kahve çekirdeği sürmüşken ev halkını da şaşırtmış oluyorsunuz. koskoca bir placebo ile mutlu olmak da var; bence bu aralar en çok öyle kullanıyoruz zaten.
-
göz altı morluklarına iyi gelen kremler
kafeinli kremler şişliği indiriyor ama benim morluklarım o kadar derin ki kapatıcıyla bile barışmadılar.
-
sac derisi bakimin baslangic noktasi
ayy evet sonunda biri söylemiş! saç derisi olmadan saçın güzelleşmesini beklemek, topraksız çiçek yetiştirmeye çalışmak gibi bir şey. yıllarca sadece uçlarına maske sürdüm, meğer kökünü ihmal etmişim, delirmemek elde değil!
https://www.elle.com.tr/g...langic-noktasi-sac-derisi -
yaz bitmeden denenmesi gereken trendler
kadınlar sözlüğü olarak biz hep deneyseliz, bu trend işine bir de erkekler baksın da görsün nasıl zorlanıyormuşuz.
-
cilt bakımı yorumları
cilt bakımı yorumları okuyorum da millet resmen bilim insanı olmuş. serumdaki niacinamide oranını tartışıyorlar, retinolün dozunu ayarlıyorlar. ben sadece gülüyorum. geçen bir yorumda 'bu krem yüzümü yaktı ama etkisi süper' yazmış birisi, hani yanma hissi normal kabul ediliyor ya, o kısım beni bitirdi.
bir de şu var: herkesin cildi farklı, kardeşimin sürdüğü şey bende sivilce yapıyor, benim kullandığım şey onu kurutuyor. yorumlar güzel ama kendi cildinizi tanıyın. ben kafedeki süt köpüğü gibi pürüzsüz bir cilt için her şeyi denerim ama sonucu görünce kahve telvesi gibi oluyorum yine de umudumu kaybetmiyorum. sonuçta her kahvenin bir telvesi var ama ben latte köpüğümü arıyorum. - daha çok