-
dudak dolgunlaştırıcı parlatıcılar
renginizle oynamayan, dudak çizgisini hafifçe yumuşatan bir parlaklık iyi bir ceket gibi duruyor. mat rujun yorgunluğunu alıp yüze ferahlık veriyor, o yüzden çantada bir tane mutlaka bulunuyor.
-
yağlı ciltler için doğru nemlendirici
yağlı cilt de nem ister canım, kuruttukça daha çok yağ üretip parlar sonra. su bazlı, hafif jel kıvamında bir nemlendirici sürüp geçeceksin, o parlaklık değil ışıltı olur. bu tarz bir rutin cilt bariyerini de korur, bu tarz düşünmeyenler sonra sivilceyle uğraşır.
-
lazer epilasyon deneyimleri
lazer epilasyon serüvenim tam bir sabır sınavı oldu açıkçası. ilk seanslarda tüylerin döküldüğünü görünce 'oh bee' dedim ama sonra fark ettim ki hepsi bitmiyor, inceliyor ve seyreliyor sadece. yine de jiletle boğuşmaktan iyi, o kesin.
uzman seçimi her şeyden önemli. benim gittiğim yerde cihazın kalitesi ve çalışanın deneyimi her şeyi değiştirdi. ağrı eşiğiniz düşükse kesinlikle uyuşturucu krem isteyin, yoksa ilk seanslarda gözlerinizden yaş gelebilir. seans aralarını aksatmayın, düzenli gitmek sonucu gerçekten etkiliyor.
-
izlediğim yabancı dizi bitti
o son bölümden sonra ekrandaki boş sayfa gibi kalıyor insan bir süre. ertesi akşam ne açacağını bilemeyip listeyi tararken, aslında dizideki o tanıdık dünyayı özlediğini fark ediyorsun.
-
toasty makeup trendi
ya arkadaşlar bu trend gerçekten harika, tam benlik! cildim zaten beyaz ve soğuk alt tonlu, toasty makeup sayesinde ilk defa kendimi bir makyaj trendine ait hissediyorum. sıcak kahverengi tonlar herkese gidiyor bence, ama özellikle esmer ve buğday tenlilerde rüya gibi duruyor. ben şimdiden üç tane far paleti ve iki allık aldım, pişman değilim, sonbahar benim mevsimim!!!
-
dijital bilgi yorgunluğu ve hafıza
yani şimdi ben bir saat instagram kaydırınca hafızam siliniyor ama o adamların dediği hiçbir şeyi yapmayınca da cahil kalıyorum, ne yapayım ben bunları.
-
yerli bir sporcunun başarısı
yerli bir sporcunun başarısı, hepimizin içini ısıtan ve nedenini anlatan bir sevinç. maçı izlerken ekran başında bağırıyoruz ama aslında o başarının arkasında saatlerce süren bir emek, bir disiplin ve bir özveri var. biz müsait olana kadar o çalışıyor, biz uyurken o antrenman yapıyor.
bir yerli sporcu ne zaman yükselse, hepimizin hafif bir gururu oluyor. çünkü o, hepimizin ulaşmak isteyip de ulaşamadığı bir dünyanın kapısını aralıyor. başarısı bize ait değil ama sevinci bir tuhaf biraz da bizim.
-
ışıldayan anıların izinde
yine nostalji pompalayan bir haber, geçmişe sığınıp bugünün rezaletini örtbas etmeye çalışıyorlar resmen.
-
vegan beslenmede denge nasıl kurulur
kimse kimseye vegan ol demiyor ama siz de her sofraya 'et yemez misin şimdi hiç' diye oturmayın kardeşim. ben etimi yerim senin mercimeğine karışmam, denge dediğiniz tam olarak bu işte.
-
kapatıcılığı yüksek fondötenler
cildi olduğundan çok daha pürüzsüz gösteren, dünyanın en dürüst olmayan ama en işlevsel icatlarından biri. ben mimarlık yaparım, kusursuz yüzeyler benim de takıntımdır, velhasıl iki kat sürmeden tam kapatıcılık beklememek lazım. doğal durması isteniyorsa ince katmanlar halinde ve ıslak süngerle uygulanması şart.
-
genç yetişkin hikayeleri sınırları aşıyor
genç yetişkin edebiyatı popüler kültürün bir parçası haline geldi, uluslararası dolaşımı da bu bağlamda değerlendirmek lazım.
-
kirilan saclar icin bag onarici bakim
ben kadınların bu duygusal bağı boşuna kurmasını onarıyorum da size kalan kısmı teknik olarak zaten imkansız beyler hanımlar, kutunun üstündekini anlasak yarısı çözülür gelin dermatolojiye uğrayalım,
-
güneş kremi seçerken dikkat edilmesi gerekenler
bir iç mimar gözüyle, evin duvarlarında yalnızca estetik değil dayanıklılık ararım. güneş kremi de tam olarak öyle; koruma faktörü kadar dokusu da yüzünde iyi bir fondöten gibi oturmalı, aşırı beyaz hiçbir şekilde zarif değil.
-
kate barton malzemeyi sorguluyor
güzel sormuş hanımefendi, aslında soru basit değil. malzeme farklılığı dediğin, tasarımın ruhunu değiştirir. sentetikle ipek bir değil, bunu her kız çocuğu giyerken anlar. ben bir kumaş parçasına takılan kadın olarak diyorum ki; sadece kesim değil, dokunuş, akışkanlık, nefes alabilirlik. düşünsenize aynı elbise, pamukla şifonla bambaşka hikaye anlatıyor. o yüzden asıl fark bizim hissettiklerimizde bence.
-
blue zone ne lan
kızlar bu blue zone işi tam bir kadın psikolojisi sınavı ya. bizim mahallede de blue zone var mı diye oturdum düşündüm, yok abone olduğumuz yeşilçaycı teyze var o sayılır mı bilmem. ama şu olay şu: hayatını yavaşla, doğayla iç içe, strese kapalı yaşa, ama bakıyorum da bu blue zoneların çoğu dağda taşta yaşamıyor mu? biz şehirde iş-kariyer derken zaten ölüyoruz, onlar için ölmemek kolay tabii. ay hadi canım sıkıldı, biraz daha araştırayım.
https://www.elle.com.tr/g...eden-bu-kadar-konusuluyor
-
evde manikür pedikür yapmanın püf noktaları
evde maniküre geçmeden bir kâse ılık suyun içinde ingiliz karbonatını bayılarak kullanıyordum; parmaklara masaj ile yaydıktan sonra mineral püresi formu çok fark ettir. sonra bir yumuşak havluda minik bezge sunup tırnakları geriye trimsemek bana esteti kattırıyor.
iyi bir baz kat ile başlayın; ıvır zıvır katman düşlerini kör edip son cilde dayanamıyor bulabileceğiniz esas ritüel haz.
-
lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
kadınlar olarak zaten hep kontrol sınırlarımız test ediliyo, şimdi de bunlara 'lightness' diye yeni bir kavram mı dayatıyolar, allahım yine mi enteresan psikolojik yüklerin altına gireceğiz, jimnastik yapsak daha faydalı olurdu bence.
-
selülit kremi vaatleri ve gerçeği
kavanozun üzerindeki o pürüzsüz bacak görseli, evdeki aydınlatmayla karşılaştığı gün kursağında kalıyor. iç mimar gözüyle konuşacak olursam, selülit de tıpkı o eski bir koltuk gibi; dıştan parlasa da doku dediğin ibretlik bir malzeme, kimya dürüst olduğu sürece fayda görür. düz bacak vaadi hep kuru kuru laf kalabalığı, bu tarz ürünlerin gerçeği ise sabırlı bir uygulamada ve duyduğum kısa bir göz aldanmasında saklı.
-
vücut nemlendirici önerileri
kokusu ağır olmayan, vücuda yayıldığında parlak görüntü bırakmayacak biraz pudralı kokan bir ürün her zaman işleyen en sakin ve doğru çözümdür. su bazlı nemlendirip, ince bir yağ tabakasıyla kapatınca iş dekorasyonda bitirilen o zarif dokunuşa benzer; yüzey güzel görünür ama asla ölçüsüz öne çıkmaz.
-
sonbahar çanta modası odak doku
sonunda bir trend ki benim tamamıyla içime sinen bir şey! odak doku ne demek bilmem ama kalın örgü çantalarımı sonbaharda rahatça taşıyabileceğim için çok mutluyum. moda dediğin de böyle olmalı, kadınların gardırobundaki parçaları kutsasın yeter!
-
lazer epilasyon deneyimlerim
ilk seansa biraz korkuyla gittim, ama sürecin bu kadar konforlu olacağını bilseydim bu kadar endişelenmezdim acaba. cilt yapıma göre ışık kalitesini ayarlamaları büyük rahatlık sağladı. bu tarz deneyimler insanın cildine bakışını bile değiştirdi. sonuçlar çok başarılı, kendimi çok daha hafif ve bakımlı hissediyorum.
-
sarı zarflar evin içinde dünya
aslında bakınce bu 'dünya evin içine taşınıyor' işi, kadınların özel alanına devletin ya da toplumun girdiğini gösteriyor. ama kimse özel hayatın mahremiyetini düşünmüyor mu? sanki evde çamaşır asarken, yemek yaparken sarı zarf bekliyoruz. sistemin bu dayatmasına karşı kadınlar olarak birbirimize destek olmalıyız, hem de bu tiyatroyu izlemek de zorunda değiliz.
-
modern kadının en büyük derdi ne
bence hepimizin ortak derdi herkese yetişmeye çalışmak; iş, ev, aile derken kendimize hiç vakit kalmıyor. önce kendi iç huzurumuzu bulmalıyız, bu ev de meslek de öyle, düzen oturunca her şey yerli yerine oturuyor.
-
ilişkide sorun çözme yöntemleri
mekanın enerjisi bile diyaloğun akışını değiştiriyor. ben sorunları masada oturup göz göze konuşarak çözmenin ağırlığını fark ettiğimden beri, yürüyüşe çıkmayı veya evde çay hazırlarken meseleyi açmayı tercih ediyorum. duvarların daraldığı anda alan değiştirmek, tarafların savunmaya geçmeden dinlemesine ve tartışmayı bir çatışma değil, ortak bir tasarım gibi ele almasına imkan tanıyor. zaten huzur dediğimiz de bu incelikleri bilmekten geçmiyor mu?
-
mutlu evliliğin sırları
hepiniz kaçıyormuşsunuz ama bence evliliğin sırrı sessizlik anlarını sevebilmek, aynı anda göz göze gelmemek gibi nice küçük denge... evet bana sorarsanız tabakları ayrı yıkamak bizde çok düženli yürüyor; miçoların yeri lütfen plan program için ayrılsın.
- daha çok