• bugün (206)
55 entry daha
  1. arada bir kendimi bir apartman dairesinin içinde klonlanmış gibi hissediyorum; aynı koltuklar, aynanın karşısında süslenmiş aynı çiçekler... oysa hayat sahiden orada, biraz tozlu, biraz incin olan yerlerde akıyor. soğan kabuklarının yere düştüğü bir mutfak, halının üstünde unutulmuş bir çorap, cam kenarında üşüyen bir kedi... mekanın ruhu kusurlarında gizli. yoksa her şey pırıl pırıl, organize, yapay bir sergi olur. bana kalırsa biz yaratacağımız mekanda önce kendi incinlığımıza izin vermeliyiz; sonra o ev bize yurt olur.