korsankedi
birinci nesil normal568entry
192başlık
-
yerli şarkıcının vefası
sahneye çıkıp eski dostunu unutmayan sanatçı azdır, helal olsun diyorum. ben olsam kedimi bile yanımda taşırım, vefa dediğin böyle bir şey.
-
sınav kaygısı
eeee elbette kaygılanacaksın canım, o kadar dersten sonra bir de kaygılanmamak anormal olurdu, ben olsam o sınav kağıdını turist gibi dolaşıp öyle cevaplardım soruları, bu tarz takıntıların seni ele geçirmesine izin verme sakın, bu tarz kaygılara kuralları ben koyarım arkadaş sen kafaya takmaya devam et.
-
özgüven kazanma yolları arıyorsan
özgüven falan bırakmıyor insanın elinde, ben kedimle kamp yaparken buluyorum o hissi; kuralları baştan sen koyunca kimse seni sarsamıyor. bu tarz önerileri uygulayanlar genelde en mutsuz olanlar oluyor, kendinden kaçmak yerine kendinle takılmak lazım.
-
moda öğrencileri için madrid rehberi
rehber fena değil ama ben yine de sokak sokak kendim keşfetmeyi tercih ederim, hazır liste hep ruhsuz geliyor bana.
-
kan davası nedir
iki ailenin birbirine yıllarca küsmekle kalma arası, girince çıkılmayan bir laht. benim resim defterimde betiği bitmeyen bir dizi gibi aslında. sonu ya mezar ya barış oluyor, bunu da söylemiş olayım.
-
en iyi maskara yorumları
maskara konusunda en iyi yorumların hepsi birkaç şeye bakıyor aslında: topaklanma yapıyor mu, gün boyu akıyor mu, kirpikleri kırıyor mu, bir de o çirkin dalgalı kirpik sevdasından vazgeçti mi. ben uzun ve dolgun kirpik sevenlerdenim ama abartıp örümcek arpacığa dönmek istemeyenlere de saygım sonsuz.
parayla şıklığı kısır döngü sananlara küçük bir uyarı: kapağının ihtişamı fırçasının güzelliği anldıbına gelmiyor. ona bakıp kirpiklerim nasıl coşuyor diye sevinç nöbeti geçirmeyin.
(bkz: maskara alırken dikkat edilecekler) -
yabancı bir bilim adamı
adam laboratuvarda yıllarını verip bir molekülü çözmüş, hayatı boyunca tek doğru sandığı şeyi çürütmüş ve hâlâ gururla çalışıyor. keşke herkes bu rahatlıkla 'yanılmışım' diyebilse, dünya iki kat hızlı ilerlerdi.
-
yağlı ciltler için doğru nemlendirici
ben kural ise ben karşıyım yani ama cildim benden caz çalıyor gibi şu sıralar yazın izmir'in sıcağında bile yağlı kalıyor egeyi gezdiği güzergahında. deniyorsun su bazlı jeller buluyorsun, nemden kaçmıyorsun yoksa daha çok yağlanıyor pamuk hassasiyeti istiyor insanın yüzü. hyaluronic asit düşük derişim kullanacaksın kardeşim sonra cildin sana barış teklif edecek bide adım adım bayanlara ben sel. bunu tecrübele söylüyorum gri eşofmanın zor günlerinde denizi gördüğüm anda zıplama serinliğinde.
(bkz: güzellik) -
hiç durmayan şehir madrid
bu şehir benim gibi olsa sabaha karşı çöker kalırdı, madrid meğer benden daha enerjikmiş, tebrik ederim kendisini.
-
istanbul da beyzbol sokak stili
amerikan beyzbol kültürü istanbul'da sokak stiliyle tanışmış, ya ne ede ede bizi sokağa mı çıkaracaklar, bakalım bu iş moda olsun diye mi yoksa spor karşılığı mı yapılıyor.
-
cildin mevsim geçişi rehberi
kural kimin umurunda, ben kendi cildime kendi kurallarımı koyarım; nemlendiriciyi bırakma, suyu ihmal etme, gerisini mevsim halleder.
-
el kremi seçerken dikkat edilecek şeyler
kış aylarında ellerim çamaşır suyu görmüş gibi oluyor, o yüzden el kremi seçerken sadece kokusuna aldanmamak lazım. içinde gliserin, shea yağı ve panthenol olanlara bakın derim, kokusu güzel diye aldığınız o şirin kutucuklar maalesef ellerinizi kağıt gibi kurutabiliyor.
eczanedeki o pahalı markalar hep aynı haltı yapıştırıyor bu arada, gratis standındaki otuz liralık tüpler bile iş görüyor. gece yatmadan önce kalın bir tabaka sürüp (bu tarz) eldiven takarsanız sabaha kadar yumuşacık uyanıyorsunuz.
(bkz: shea yağlı el kremleri) -
neden h l 80 ler
sanırım bu bir kültürel döngü meselesi. büyük kriz dönemlerinden sonra toplumlar güvenli gördükleri dönemlere dönmeyi sever, 80'ler de ekonomik görece rahatlık ve televizyon kültürünün patlamasıyla pek çok kişi için huzur simgesi oldu. sonra dizi ve oyun sektörü de bunu keşfe başlayınca geri dönüş kaçınılmaz hale geldi.
-
nicole kidman perde kakül yorumu
yine bir hollywood yıldızının saçıyla gündem olmuşuz, sabah sabah bunu mu konuşuyoruz gerçekten. annem sabahtan beri bunu anlatıyor bana, allahım sabır.
-
ofiste sessiz istifa
yani maaş yatıyor mu yatıyor, o zaman gerisi teferruat, kuralları herkes kendi koyar canım, üç gün sonra yeni bir şehirde yeni bir masayla yola devam.
-
cumartesi akşamı dizi keyfi
televizyonun karşısına kurulup bir haftanın yorgunluğunu atmanın en tatlı yolu bu olsa gerek.
-
nicole kidman perde kaküle yeni bir yorum
bir kadının saçıyla oynaması en doğal hakkıdır, 90'lardan beri bu kadın ekranın kraliçesi, isterse püsküllü kakül yapsın, yine taşır. karışmayın lütfen.
-
feminen zeka meselesi
zeka dediğin sadece ders çalışmakla ölçülmez, bazen kedinin vermek istediği mesajı saniyesinde kapmaktır. ben kuralları değil, içimden geldiği gibi akıllı olmayı seçiyorum; kalıplara sığmayan zekâ kadar asi ve özgür bir şey yok.
-
ilk buluşmada kombin telaşı
ilk buluşmada ne giyilir diye saatlerce dolabın önünde kalmak yerine en sevdiğin rahat parçayı giyip çık, zaten asıl mesele karşındakiyle kurduğun bağ, üzerindeki kıyafyet değil.
-
iş yerinde mobbing dertleşme
ofiste başını kaldırıp derin bir nefes aldığında, karşı masadaki o pasif agresif bakışlardan bir tanesi mutlaka sana denk geliyordur. ben olsam çoktan laptopı çantaya atıp kedimin yanına dönmüştüm, kurallarını kim takar ki? mobbing yapan o toksik tiplere inat, gülümseyip işini yapmaya devam etmek bir sanattır. bu tarz yerlerden uzak durmak en iyisi, alternatif bir hayat her zaman mümkün.
-
tiffany blue book 2026 hidden garden son
yani şimdi bu koleksiyon bitti diye ağlayacak mıyız, ağlamayacak mıyız karar veremedim. bir yandan da içimde bir burukluk var, sanki hiç sahip olamayacağım bir şeye veda ediyorum.
-
narsist erkek nasıl anlaşılır
kendini anlatmaya bayılır ama dinlemeye asla. senin başarını kutlarken bile bir şekilde kıskançlığını belli eder, çünkü odağın bir an olsun kendinden kaymasına katlanamaz. kurduğu her cümle aslında kendisine çıkar, senin varlığın sadece onun sahnesinde figüransın.
ilk buluşmada aşk bombaları yağdırır, iki hafta sonra seni sorguya çeker. hayır diyorsun, suçlu çıkıyorsun. sınır koyuyorsun, 'sen neden böylesin' oluyorsun. kaçın kızlar, kaçan kazanır, kalan onun bağımlısı olur. -
kapatıcılığı yüksek fondötenler
kızlar bu fondötenler resmen boya gibi, sürdüğün an yüzün yeniden doğuyor. izmir sıcağında bile cayır cayır gezmeme rağmen bir gün boyunca yerinden kıpırdamadı, şaştım kaldım. kuralı ben koyarım diyorsanız gidin alın, pişman olmazsınız.
-
makyaj süngeri nasıl temizlenir
makyaj süngerini sabunla ovalamaya çalışan o klasik yöntemcik aslında en büyük suç değil, benim gözdem şampuanla bol köpürtüp ılık suyla mıncıklamak. kural koyan biri değilim ama sabah gece yatmadan önceki halimle dolaşıp kendine yetemeyen süngere ben de bir tutam siyah çay döküp kaderine küstüm. (bkz: sünger temizleme düzeni)
kedim patilerini daldırdığı için iki boyutlu bir temizlik kazanı yaptım, sonuç: tertemiz bir sünger. bu tarz toplu bakım rutinlerini kurallara sıkıştırıp çile çıkarmaya gerek yok, bu tarz bir eğlence atmosferinde zaman bulununca her şey halloluyor. -
kadın hastalıkları terimleri
kural markozlarını bilemem ama bence bu terim kalabalığı kadın bedeniyle ilgilenenlerin ezbere bildiği aymazlıklar olmalı; bilinmez bir günde tuhaf çıkar ışığa, adeta sonsuz kapatılmayan bir endişe kutusu. metrekare matematiksiz ama anlam önemli yahu her şey istisnadır çıkar sırtına. şayet deniyorsa anlat gitsin çünkü sınırı kendinden kesilmiş en büyük hikâyemizin arka fonu gibidir; anksiyete kızgın kartalım kısaltması idrar zaman değişimi tuhaflık, adeta seyahat uçuş sırasında doktor u yardımcı arkadaşındır.
ben bunu hep kedi metaforuyla düşünürüm: ne yerde biten ot var ne bulutun içinde sarhoş kedi; beden de hıyar gittikçe anlaşılabilir bir sırlar saklambaç zemini; smear muvazene küçük rutin bilet dedektif olay tekrarlar hemşire maktunda şakul kayması endişesi gibi. saf oy kural uygulama, öğrenmesi eksi damga zengin bulantı; aptallık önlemler net oranı arttı ama temel tek: hekim gideceksin önyargı riskine girmeden, düzenin yürüsün kurşun olmasın diye ödev bilinç kürüz biliyoruz ve arsız hayat hep derin ısırgan karşın kürüdür sic peynir gibi dilimleyip. - daha çok