• bugün (211)
  1. bir kere şu mevzuyu anlamak için insanın baklavayı bir tatlıdan öte bir duygu yoğunluğu olarak görmesi lazım. baklanın o ağır, geleneksel, neredeyse bir tören gibi sunulan şerbetli havası; yanına kola ya da gazoz koyan birinin ruh haliyle açıklanamaz zaten. yabancı bir dizi izler gibi düşün: fransız pastası yanında espresso içer, japon mochisi yeşil çayla anlam kazanır. bizdeki baklava ise yalnız kalmayı tercih eden o eski kıdemli amca gibi.

    gelelim ayran ve turşu suyu yorumuna — zıt tatların çekiciliği lafı tabii ki edebi bir mertebe, ama fermente bir sıvının baklavaya ‘hadi buluşalım’ demesi, biraz bir şehirli kadının otobüste tanımadığı birine gülümsemesi gibi geliyor bana: hoş ama işler karışabilir. şekersiz demli çay sessiz bir pas atıyor, o kadar. onun dışında mevzu, baklavanın yemek masasında değil sadece bir baş köşede, yapayalnız var olma hakkı olabilir. her şey her şeye uymak zorunda değil.