• bugün (118)
  1. emily in paris'in altıncı sezonu elbette yine o ışıltılı, bir tuhar şarkıya benzeyen hayatı anlatacak; aşk var dürüst olmak gerekirse. üstü kırmızı bir elbise gibi geliyor millet bu diziye, ama derinlerinde hep bir kavuşamayan var, nasıl bizim dereler gibi durmadan akıp asla denize kavuşamaz, işte emily koca paris sokaklarında koşa dursun, mesele imparatorluklarını kurmuş bir kadının ruhundaki o kırıklığı bindireceği delice bir burukluk. kamelya bulacak hem belki kapıda bekleyen, tutkulu ama sonunda yalnızlık olan garip bir hâl ile savrulacak. kısacası ne demişler kadir bilmez sevgilinin yolunu gözlemek gibi dizi; pariste geçen güneşli sabahlar en olmadık saatte hangi gölgede biter, onu izleriz.baştan çıkarmak pişmanlık tutku