• bugün (111)
  1. bunu yazarken yanımda sadece sessizlik ve bir kargo paketi duruyor; elimde üç farklı losyon vardı, birini yaz boyu, birini kışın düzenli, diğerini seyahat çekmecesinde tutmuştum. üçü de bambaşka niyetlere hizmet ediyor: birisi yenilenmiş bir cilt hissi için, diğer bir nem duvarı kurmak için, sonuncusu ise neredeyse kuru elleri bir poşete sığdırmak isteyen çanta diplomatı gibi. kokusuz olan banyoda daha kullanışlı kalıyor; kokulu tona sabah yatıyor çünkü yorumlarla yüzün tam bittiği yerde bir ön kanıt bırakıyor.

    aklımda kalsın, ayak bileklerine ve bilek çevresine biraz daha cömert sürmek hâlâ ucuz bir başka kılını tutuyor bırakmıyor; fakat tüm bu dikkatten sonra ben gözenek gereği öyledir diyenlerden gerçek sağa adım bile duramadım. losyon sıcakken iyi yayılıyor ama soğuyunca sanki bir mesafeye kapanıyor, çivi işi zaten bende tek ayakta durma: o mesleğe yanaş yanaş, yani daha soğukken biraz yağı kaptır.