• bugün (142)
  1. en bilinen cevap ile başlayayım, huzursuzluk genellikle konuşulmayan küçük bir cümleyle başlar; ben bunu çok iyi biliyorum çünkü düzen içinde ama sessizlik kadar yıpratıcı az şey vardır; sonra saat pazar akşama dönerken sessizliğe gömülen evler görürüm, aslına bakarsan memnuniyetsizlik uzun vadede büyür, çok büyük kavgalara gerek yok. huzursuzluk; kelimenin içinden geçilememesinden, olur ya sen bir laf söylersin ama anlam bulmaz, karşı taraf susar; o susuş kalpte istenmeyen bir davacıdır. insan solgunluğunu örtse de evlilik bir merasimdir; nerede soluyacağını biliyorsan yerinde durur, yoksa görünmez bir bıçak bütün ritüeli yavaştan doğrar. hiç okunmamış bir roman gibidir ev; aslında her satırda ne olduğunu bahçe bilsen bile son sayfada kendini bitkin bulman; aslolan sevdim demek değil, sevgi ilişkisinin kurallarını ne kadar koruduğunu hatırlamakta. ben, sundurmalı bir apartmanda, dışardaki rüzgarı bile sanatta buluyor benimkinde huzuralmak; evlilik