• bugün (215)
2 entry daha
  1. diziyi izlerken yağmurlu bir güne denk gelmiştim, dışarda çisil çisil yağıyor, içeride ise her sahne insanın ruhuna işliyor. bu distopya öyle sıradan bir kurgu değil, her karede insanın içindeki isyan duygusuyla yoğrulmuş. estetik açıdan baktığımda kırmızı pelerinler, beyaz boneler... moda tarihi okuyan biri olarak bunun bir giysi değil, bir kimlik siperinin tasarımı olduğunu düşünüyorum.

    kaçış yok, her detay bir anlam taşıyor o topraklarda. sanki her dikiş izi bir direncin başlangıcı gibi. ben en çok suskunluklarına hayran kalıyorum, bir bakışla anlatılan o hikayeler... romantik bir duygu gibi geliyor kulağa ama değil, tam tersine hayatta kalmak için verilen zarif bir savaş.