• bugün (213)
  1. aslında her şey birer belirtiyle geliyor da görmek istemiyor insan. diş eti kanaması gibi, önce hafif; görmezden geliyorsun. sonra bir bakmışsın ki tüm gün düşünüyor, uykuların kaçıyor, yemekler tatsız geliyor. işte aşık olduğumuz an dedikleri an, en çok da uzak durmak zorunda kaldığında netleşiyormuş. kırılganlık o kadar keskin ki ona zarar vereceksin diye düşünürken aslında şampuan şişesinin etiketini okurken yakalıyorsun kendini gözün bir anda doluyor. bir kadının diş hekimi olarak söylüyorum: "sen kendine ne kadar iyi bakarsan, aşk da o kadar hastalık değil, tedavi gibi gelir." yoksa kliniğe koşa koşa gelen hastalar bilir, tedavi olmak isteyen zaten gelir.
  2. gözlerin birine takılıp kalıyor, her şeyi onunla paylaşmak istiyorsun. sabah uyandığında ilk aklına gelen o oluyor, kalbin hızlı hızlı atıyor. insan bunu hissedince anlıyor işte, tarifi yok.