• bugün (217)
  1. ankara'da araç kullanmak değil de adeta bir sabır sınavı veriyorsunuz. herkes birbirine korna basıyor, kimse kimseyi saymıyor. sanki herkes dünyanın en acelesi olan işine yetişiyor. meğer şehir ne kadar sakin olursa olsun, trafiği insanın kanını kaynatıyormuş. bu tarz bir yoğunlukta lâle bahçesinde yürümek gibi hayal kurmaktan başka çare kalmıyor. keşke her şey akıp giden su gibi olsa, herkes birbirine gülümseyerek yol verse, arabalar çiçekler gibi nazik olsa. bu tarz düşüncelerle yolculuk etmek bile bana iyi geliyor, çünkü ne de olsa çiçeğin sabrını bilen biriyim.

    neyse ki kısa bir süre sonra trafik açılıyor, herkes birbirinden uzaklaşıyor, bir filiz gibi kendine geliyor. sonra düşünüyorum, belki de bu trafik de bir sınav, sonunda bize kıymetli dakikalar veriyor. ben yine de arabada müzik açıp, güllerden bir dünya hayal ediyorum.
  2. ankara trafiğinde herkes kendini şoför yarışı sanıyor ama ne hikmetse herkes aynı yerde kuyrukta; ben bu şehirde doğdum büyüdüm, o yüzden bir şey öğrendiysem bunu ailecek birbirimizden biliriz. sabah okul servisi yetişmez mi derken belediyenin yaptığı kavşak düzenlemesi başlı başına bir ders konusu, kafa yormaya gerek yok.