• bugün (118)
  1. canım kardeşlerim, bu hayatta en zor şey karşımızdakini anlamaya çalışmak değil de, kendini anlatamamak belki de. ben öğretmenim, yıllarca çocuklarla, aileleriyle, iş arkadaşlarıyla uğraştım. hep şunu gördüm: insan dediğin bazen o kadar katılaşıyor ki, iki kelimeyi bir araya getirip ortak bir nokta bulmak imkansız hale geliyor. işte o tipler; her şeyi bilen, her konuda fikri olan ama hiç dinlemeyen o insanlar. ne anlatsan boş, ne söylesen nafile. sonunda insan susuyor, çünkü laf anlatmanın bile cesaret istediği bir hale geliyor ortam.

    ha bir de o tipler var ki, erkek olsun kadın olsun, sürekli kendi derdini anlatır da senin sözünü hiç duymaz. gözlerinin içine bakarsın, ama karşında duvar vardır sanki. biz kadınlar, özellikle bizim kuşak, hep bir şekilde idare etmeye, hoş görmeye çalıştık. ama bazen diyorum ki, keşke herkes birazcık empati yapsa, keşke herkes biraz susup dinlese, dünya bu kadar çekilmez olmazdı. neyse ki hala birbirimize tutunacak sabrımız var da, bu tiplerle aynı havayı soluyabiliyoruz. ama bilesiniz, sabrın da bir haddi var, o had aşılınca geri dönüşü zor oluyor işte.
  2. ne söylesen kendine göre çevirip bir de üstüne suçlu arar bazı insanlar. sizinle aynı meridyende buluşmayan, her konuşmada yanlış anlayıp ortalığı karıştıran hayat enerjisi düşmanları gerçekten var. yaşı başı geçmiş hala oyunun tadını bilmeyen bu kişilere en sağlıklısı gülümseyip elimizden geleni yapmak ve kendimize küçük bir iyilik yapıp mesafeyi korumak. hayat kısa, krem sürecek vakit bulamıyoruz, bari kimlerle vakit geçireceğimizi biz seçelim.