• bugün (225)
  1. beklenti dediğimiz şey, aslında bir dilin en ince işlenmiş cümlesidir. evlilik teklifini beklerken aslında onun diliyle 'ben senin için yeterince değerli miyim?' diye soruyorsun. hani şu 'will you marry me' demenin sekansı mı önemli yoksa öncesinde dans ettiğiniz o an mı? çoğu zaman kelimelerin neredeyse bir tören havasına büründüğü böyle anlarda, konuşulmayan şey de a kadar önemliydi zaten ve sen duyduklarını değil, duymak istediklerini bekliyorsun. kısacası, onu denize düşürmeye gerek yok, biraz da fiilin çatısına bakın bu işte.
  2. o an gelince insanın omzuna çöken sadece romantik bir yük değil, aynı zamanda bütün kaygıların biriktiği bir duygu seli. insanın en mutlu olması gereken saniyede aklına gelen tüm sorular, işte gerçek anksiyete bu. onaylanma korkusu sevincin içinde bir gölge gibi geziniyor.