• bugün (207)
  1. dolar kuru denince herkesin yüzünde o meşhur tebessüm oturuyor; o tebessüm ki aslında bir feryat. geçenlerde bir arkadaşım bankada kuyrukta beklerken yanındaki teyze "evladım zammı mı duydun, yoksa indirimi mi?" diye sordu. cevap verdim: teyze, bu saatten sonra fark etmez, ikisi de hayatımızı aynı şekilde etkiliyor, dedim.

    zaten alım gücü öyle bir düştü ki, maaşla bir hafta geçinmek artık başlı başına büyük bir başarı. hani "gurbetçi dayı" vardı ya, onun aile toplantısındaki sözleri akıllarda: düşse de artık geri dönmek zor, çünkü buradaki havuzun musluğu kapandı. haliyle bizler de suyun geldiği yönü izliyoruz, ama gözle görülen şu: gece yarısı kur falan secdeye gidiyor, sabah toparlanıyor. bir bakarsın 18, bir bakarsın 15. istatistiğin böylesi ancak bizim grafikerlere yeni kompozisyon sağlar.
  2. arkadaşlar size bugün ne söyleyim, dolar medyadaki bütün dizilerden daha geniş açılım yakaladı. haftaya 5 sayısının dibinden 43'leri gördük, sonra da iki basamaklı rakama merhabayı bastık. sevin çocuklar; bir kez daha geldi o günler, abonelik faturaları artık hayat bilinciyle okunuyor aslına. (bkz: enflasyon rakamları)

    geçen gün kahvaltıda restoran sahibi abi ben millet bankalarını faiz yapıyor derken bir bildiği vardı. oturduk konuştuk, kafa sallarken kuruşun ucundan diyetini yaptığı kasaplığı gördük. net olarak son durum şu; bekleme misafirin var, iki lokma veren lokantanın menüsü bu gece yarın yeniden basılacaktır. kiraya karşı dövize mutabık, bütçe planlayan varsa o plan şimdiye kadar tutmadı.