• bugün (202)
  1. el kremi seçmek aslında antika dükkanından parça seçmek gibidir; ne kadar eski ve yıpranmış olursa olsun, içindeki kalite hissi her şeyi değiştirir. marketteki ucuz kokulu kremler yerine eczaneden alacağınız basit bir el kremi çok daha iyidir. paraben ve silikon dolu ürünlerden uzak durun, cildiniz nefes alsın.

    kışın elleriniz çatlıyorsa shea yağı veya gliserin içeren bir krem seçin. yazın ise daha hafif formüllere yönelin. benim tavsiyem: gece yatmadan önce kalın bir tabaka sürüp pamuklu eldiven giyin, sabah uyandığınızda elleriniz bir bebeğin eli gibi yumuşacık olur. bu yöntem, eski bir saat tamircisinin elinden çıkan restore edilmiş antikalar gibi, ellerinizi zamana karşı korur.
  2. canım, el kremi almak aslında sandığın kadar basit değil. benim geçen sene aldığım o yapış yapış krem yüzünden elimdeki her şeye yapıştım, telefonu tutamadım, kitap sayfalarına yapıştı. şimdi alacağım zaman önce opak olmasına bakıyorum, yani parlak değil de mat ve çabuk çekilen. kokusu da çok önemli ama hemen fenalık yapmasın diye hafif bir şey seçiyorum. bide öyle jojobadan hindistan cevizine bir sürü seçenek var; hindistan cevizli olanı alınca bol bol acıktım, dikkatli ol yani. en iyisi bir de yağ içinde değil de milk tarzı, ağır gelmiyor. neyse, benim favorim o pastel ambalajlı mavi gibi olanlar ama satın alınca çantada unutup bir daha kullanmıyorsam onu da söyleyeyim. ama dur, klasik doktor markalı olanlardan şaşmamak en garantisi; hem bizim el çantamıza da çok yakışıyorlar.