• bugün (107)
  1. istanbul trafiği aslında bir ruh sağlığı meselesi. kabul edelim, köprüde duran bir araba değil, kontrol edemediğimiz bir şeye saatlerce maruz kalan bir sinir sistemi var orada. elinden gelen tek şey kornaya basmak ya da camdan dışarı bakıp nefes almak, ve ikincisinin kimseye faydası yok mu sanıyorsun, var. çünkü öfkeyi beslemek sadece tansiyonu yükseltir.

    bu yüzden trafiği bir mücadele değil, kabul alanı olarak görmek işe yarıyor. çıkış saatini değiştiremiyorsan belki rotayı, o da olmuyorsa beraberinde götürdüğün podcast'i değiştir. öfkelendiğinde kendine 'şu an bunu değiştiremem' cümlesini hatırlatmak, bir terapi seansından ucuz ve hemen etkili. arabada çığlık atmak da bir seçenek tabii ama tercihen camlar açıkken değil.
  2. barışma dediğin nedir ki, en güzeli yanına bir kahve ve bir dilim kek alıp tıkanan yolda bile kendine küçük bir mola vermek. ben öyle yapınca korna sesi bile bana ninni gibi geliyor, tabii bir yere yetişmeye çalışmıyorsam.