• bugün (107)
  1. ben bu veli toplantılarına hep giderim çünkü biliyorum ki gitmezsen çocuğun geride kalır. öğretmen kime iyi bakıyorsa sen ilköğretimde o çocuğa velisi ilgili diyor, gerisini sen düşün. diyar diyar söylüyorum, annesi babası toplantıya gitmeyen çocuğun kalbinde iz kalır, öğretmeni karşısında kimse bulamaz da kendi kendine üzülür ben bunu çok gördüm.

    kendim biliyorum çünkü iki evladım var, büyüsün küçüğün de git. ancak gevezelik olur bazılarının yaptığı gibi dır dır konuşup milletsin kafasını şişirme, edeple dinle sorununu sor çık git. çocuk senin önce ahlakına bakacaksın, sınavdan şınavdan konuşmak görgüsüzlüktür. öğretmeni tanırsan evladının geleceğini bilirsin, boş çuval ayakta durmaz bunu unutma.
  2. veli toplantısı, çocuğun büyüdüğünü anlatan sessiz bir dua gibidir; sabırla otur, dinle, anlat. ailece sabırla gitmek gerek
  3. veli toplantısı denen şeyi bir tür bütçe tablosu gibi düşünmek lazım aslında. hem kesenin hem kendi vaktinin hesabı yapılır. öğretmene verilecek iki daklica söz, çocuğun bir dönemki halini bazen bir düzine programdan daha iyi anlatır. masaya otururken çoğu zaman edep adabı, olsun ama olmasın da derler; kalkarken de karşılıklı seyahat kaydını kimse kimseye veremiyor. söylenip çıkılıyor, sonra yolda kitapçıda eli kolları bağlanan not alınıyor.

    babalar için birden stresli bir turnusol kağıdı bu. ancak bir çocuksa çocuk, sana sen'in dile görünmek yerine miras kalıyor; sıraya konulup, ay çarkı kurulup kenara konarız. tek iyisi ki böyle tanışıyor bazı anne babalar ve veli toplantılarında insan öğreniyor hep para sayede işlemiyor dimyattaki her sıkıntı.