• bugün (104)
  1. harvard'dan zürih politeknik'e uzanan, amfilerinde küçücük bir finale erişmek için ömür harcanan, kışın kampüsü mezar soğuğuna bürüyen, ağustosta ise tüm öğrencileri sırt çantasıyla dolaşmaya heveslendiren bir kendine has çekiciliği var. içindeki mimari otorite, öğleden sonr taş duvarları arasında boğulurken bile elinde ders notlarını taşımaya sebep olur, öyle çift taraflı bir histir.
  2. aa benim ilk okulda çok kafamda kurduğum, sonra antalyada kalıp bambaşka bir hayat kurduğum şey. ailesinden ayrı şehre gideceklere bir abla (!) olarak söylüyorum, lise değil bu bambaşka bir dünya, orada kendini yeniden tanıyorsun.