• bugün (222)
  1. gözlerimi kapatıyorum, yağmurun camdan izini takip ediyorum, sanki o izlerden birinde bir bilim adamı var; laboratuvarında, deney tüpleri arasında, kibrit kokusu gibi tek ve yalın. yabancı deyince uzak gelsin istemiyorum; çünkü bilim sınır tanıyor, ama ruhu hiç tanımıyor. moda tasarımında biz renkleri kovalarız, onlar molekülleri; ama aslında ikimiz de aynı şeyi ararız: görünmeyenin güzelliğini. o sarı saçlı adam evrenin bir köşesinde yıldız tozuyla oynuyor, yorgunluk içinde deterjan gibi parlayan tülünü yıkıyor; biz ise bir koleksiyonda aynı yıldızın parıltısını kumaşa işlemeye çalışıyoruz.

    sabaha karşı yağmur sekizinci bardağını doldurmuşken anlıyorsun ki, bilim adamı da bir sanatçı. izmir'in camsı sabahında bakar; anlar, kurar, üretir. belki bir gün o adamın bize bulduğu o sihirli formül, modanın saçmaladığı yerde gerçeği getirir. ben o gizli formüle çoktan aşığım.