• bugün (215)
  1. fondöten alırken hepimizin derdi aynı: o kusursuz, pürüzsüz görünüm. ama yüksek kapatıcılık vaadi çoğu zaman bir kağıt gibi dümdüz, maske gibi bir yüzle ödüyoruz. bence asıl mesele kapatıcılık değil, cildin nefes alıp almadığı. sabah sürüyorsun, öğleden sonra çatırdamış görünüyor; akşam eve gelince de kendini bir an önce yıkamak istiyorsun. hafif bir dokunuşla orta kapatıcılık, ama gerçek bir cilt gibi durmak her zaman daha iyi. sonuçta geçici bir sivilcenin peşinde kendi yüzümüzü kaybetmeyelim.

    en garibi de şu: yüksek kapatıcılık ürünlerin reklamlarında hep insanüstü pürüzlülük var. oysa gerçek hayatta kimsenin yüzü bu kadar dümdüz değil. ben artık az sürüp çok gösteren, tenimi öldürmeyen şeyleri seviyorum. az biraz gözenek görünsün, biraz kızarıklık hissetsin; hayata dair olduğu sürece sorun yok.