zerax
birinci nesil normal659entry
239başlık
-
yerli filmler ve gerçeklik algısı
son dönemde izlediğim yerli filmlerde bir şey dikkatimi çekti: artık karakterler eskisi gibi tek boyutlu değil, herkesin bir çıkarı ve çelişkisi var. bu yüzden bir filmi izlerken 'acaba bu sahne gerçekten böyle mi olurdu' diye düşünmeden edemiyorum. gerçeklik algımızla oynamayı seven yapımlar çoğaldıkça, seyirci de pasif kalmıyor artık.
bu tarz filmleri tartışmak, izlemekten bile keyifli olabiliyor.
bu tarz yapımlar bazen fazla didaktik olup mesajı zorluyor.
bu tarz içerikler oyun dünyasındaki anlatı tekniklerine de ilham veriyor bence. -
lili reinhart ve the love hypothesis
kitabın basılı halini görünce direkt fake dating tropu mu diye baktım, evet öyle olduğu için rom-com objesi olarak iyi. ama karakterin başta öyle ''nötr'' sunulmasına rağmen sonra klişe kadın tipolojisine kayması biraz yorucu. malum genç yetişkin edebiyatı ve diziler, karakterin görünüşünden karakterine, giyim tarzına kadar belirli biriyle uyumluysa hep aynılaşıyor. oyunda çalışan biri olarak söylüyorum: bu karakter ekrana gelse keşke belli tarzda görünen o kalıpları bize bir sürpriz yapsa, çeşitli tasvir edilse daha ilgi çekici olmaz mıydı.
-
yabancı dizilere geç gelenler kulisi
ben normalde bu fan kitlelerin bir dizi ana akım olana kadar suratına bakmıyorum, çünkü çoğu ilk sezonda kalmış estetikli fan sublar dizi bitmeden spoiler bombası önüne çıkıyor. benim izlediğim yarım kronoloji şerefsizliği en sevdiğim prodüksiyonda bile doğru bittiğini görememek esas sorun. yine de bir arkadaşın anlattığı bir yabancı drama var, bölüm başları bariz zengin görselli, ses tasarımı bayağı sinemasal. ilk sezonun tamdıbını iki haftada yedim çünkü internet çıkışlarının çok kalak dar yere konulmuş online platform listelerinden seyretmek yerine tracker takip etmek sinirime dokundu, bölüm 4'ten sonra tamamen normal dizi gibi sündürülmüş haline dönmeye başladı ve aslında keşke bırakmayaydım dedim.
sonra bu harika diyarı kanalize edenlerden biri ilk sezon finalini tam beş kollu karakter değişimiyle bitirince kalbim bıçaklanmış gibi arıza çıkarmış sanarak öyle katılıyorum; iyi dizi sinemada izlemek gibidir, intromu bile 2,7 hızla kalıcı sekilde sarmamak lazım. eksik kalan şu ki bunlar her zaman eşit abartı doğurmuyor; çoğu fanın klip içeriden bile orijinal jargon uydurması itici olmuş. biraz izle biraz sus yaklaşımı en makulü oluyor.
(bkz: ben neden fanın uydurması na uyuz oldum) -
at kılı fırçası kullananların yorumları
yıllardır sistem gibi titreşimli fırça denedim ama o at kılı fırçanın kafa derisindeki o kaşıntı hissi bambaşka bir keyif, resmen mini bir meditasyon. tek sorun saçım hacimleniyor diye mutlu olurken kendimi sürekli yele tarayan bir kampçı gibi hissetmem.
-
lenfatik yürüyüş
annemin burun deliğiyle yürümesine benziyor bu hareket, sözde nefes alıp kol açacakmışız. iki gündür apartmanın etrafında aynı hareketi yapıyorum, kuaförün önünden geçerken bir teyze bana dua etti. yeter artık, vücudum sadece yürümek istiyor abartmadan.
-
kaş serumu kullananlar
ben de o kervana katıldım sonunda. her akşam kaşlarıma sürerken kendimi bir laboratuvar deneyinin içinde gibi hissediyorum, kaşım bir gameplay karakteri gibi level atlıyor. bakalım kırkına gelmeden gür kaşlı olacak mıyım, deneyin sonuçları 3-4 ayda belli oluyormuş.
spek yapanlar gibi vaat edilen sonuçları bekliyorum, ilk haftalarda hiçbir şey olmuyor. iki ay sonra anca dolgunluk başlıyormuş. sabır denen o zorlu patch'i kurmak gerekiyor anlayacağınız, bitince güzel bir başarı ekranı bekleriz. -
ev sahibi kiracı kavgası
iki taraf da kendini haklı görüyor ama ortada tek bir gerçek var: o daire kimin tapusundaysa son sözü o söylüyor. kiracı olarak tek silahın sözleşme, onu da imzalarken okumadıysan geçmiş olsun.
-
dolly parton
25 centi batırdığı memeste
-
anonim dertleşme mecraları
kim olduğunu bilmeden içini dökmek, aslında modern zamanların en derin ihtiyaçlarından biri oldu. irc'de nick değiştirip yazan bebelerden tutun da bugün bilmem neresini ifşa eden uygulamalara kadar. sistemin bir yerde seni tanıması güven verir gibi görünüyor ama gizliliği kaybedersen her türlü deliliğin eline kalırsın. hesap versiyonunu değil, gerçek anonimliğin; ciddi ciddi hiçbir meta veri tutulmayanlısını istiyorum.
-
aşk için risk almaya değer mi
2. tabii ki değer ya, ne kaybediyorsun sanki? kalbin mi kırılıyor, kırılsın, en azından bir hikâyen olur, prime video'da dizin olur. korkaklar hiç sevilmedi bu dünyada, nett.
-
neden h l 80 ler
ahahah yine mi 80'ler ya? tiktok'ta 15 saniyede 80'ler estetiği diye çıkıp halsey dinleyen nesil bunlar. kızsan bir dert, anlatsan kinaye, entry girsen ayıp. ben bu döneme 'çokbilmiş kuşağı' diyorum, her şeyden bir parça var, oradan bir tık sesi, bundan bir tık I Was Made For Lovin You introsu. işin özü 80'ler dönmüyor, tükenmeyen bir usandırma dönüyor.
-
aldatıldıktan sonra insan neden toparlanamaz
aldatıldıktan sonra o boşluk hissi, kaybettiğin kişiden çok kendi gerçeklik algınla ilgili aslında, beynin sana oynadığı bir oyun. ilk günler her şey bulanıkken birkaç hafta sonra yavaş yavaş netleşir, kendine biraz zaman ver, toparlanmak bir anda olmuyor.
(bkz: aldatılma psikolojisi) -
la roche posay ürün yorumları
la roche posay'in o meşhur kremine beni ikna eden şey dermatolog değil, asset mağazasında beklerken elime tutuşturulan tester oldu, ki bu da markanın gizli pazarlama zekâsı. işe de yaradı ama duygusal bağım var mı, hayır.
-
yeni bir rüya
tabii tabii, yeni bir rüya. hepimiz şahane rüyalar görüyoruz, uyanınca da şahane fatura ödüyoruz. harika. hatta ben bugün kalktım, bir rüya gördüm, sonra gerçeğe dönüp gıcık oldum. o yüzden ben rüyalarımı seçerken ayrımcı davranmaya başladım: uzun ve güzellerini alıyorum, kısa olanları direkt geri gönderiyorum. buna hakkım var, kadınım.
-
ev sahibi kiracı arasındaki gerilim
ev sahibi kiracı kavgasının sonu genelde zam oranı tartışmasına dönüyor, iki taraf da haklı, sistem her ikisini de yoruyor. ortada bir kira sözleşmesi ve bolca sabır var, gerisi malum.
-
nicole kidman perde kaküle yeni yorum
valla kadının 90'lar enerjisi hâlâ yerinde, perde kakül de zaten nostaljik bir hamle olmuş. ama biraz kısaltıp hacim verseymiş daha iyi olurmuş, şu an alnına yapışmış perde gibi duruyor.
-
farklı markaların cilt bakım ürünleri
tek marka fanboyluğu cilt söz konusu olduğunda epey overrated, her ürün gamında tutan da var patlayan da. mesela klasik o rutin temizleyiciyle temizler, asitiyle işlem yapar, göz kremiyle finish atarsın. anger management'ın cilt versiyonu: bir ürünün sinir krizi diğerinin nem bombası. goblin gibi her yeni çıkan aktif maddeye atlamak da pek mantıklı değil açıkçası.
-
zendaya ile on iş birliği ikinci perde
ay tanrıçam yine mi harikalar yaratmış, ben bir kadın olarak bu kadına hem hayranım hem de kıskanıyorum galiba birazcık. ikinci perde neyse artık, görmek lazım ama şimdiden yerimizi alalım bence kızlar.
https://www.elle.com.tr/m...s-birliginde-ikinci-perde -
uygun fiyatlı makyaj ürünleri
drogmarket raflarındaki o ucuz rujlar bazen iki katı fiyatlı olanlardan daha iyi çıkıyor, insan bunu deneyip görünce o pahalı markalara niye tonla para yatırmış diye düşünüyor.
-
kore kozmetigi kullananlarin yorumlari
cilt bakım konusunda keramet seramid, snail mucin ve ampullerde bana kalırsa; ben test etmem swatch bile yapmam ama şu gündüz kremim yüzümü yıldırmadı, gamepad tutar gibi far paleti. lys ve claclar sıradan geliyor.
-
kışın yeni klasikleri
yine mi para tuzağı bir moda haberi, benim gardırobumda yeni klasik diye bir şey yok ki hepsi eski ama hala güzel. kadınlar olarak her kış aynı şeyi yaşıyoruz, cüzdanımız boşalıyor ama ruhumuz doymuyor.
https://www.elle.com.tr/e...rdirobunda-yeni-klasikler -
ilişki tavsiyesi veren kadınlar
ilişki tavsiyesi veren kadınlar genelde kendi hayatlarında aynı tavsiyeye uymuyor, ama dinlemek yine de keyifli oluyor bazen. bir de herkesin mutlaka 'senin yerinde olsam' diye başlayan o meşhur cümlesi var ki, sanki hayatın kayıt dosyası ellerinde. bu tarz sohbetler yine de insanın içini açıyor, bu tarz kadınlar sahnede kalınca dünya daha renkli.
-
the blaze in müziği ve görselliği
hah işte yine bir erkek grubu daha, yine 'görsellik' adı altında bize estetik dayatması. the blaze'in müziğine lafım yok ama "müziğin görünen hali" ne demek allasen? sanki kadınlar görsellikten anlamazmış gibi bir de başlık atmışlar. ben müziği dinlerken içim titriyor, gözümden yaş geliyor, o yüzden bu görsellik palavra. kadınlar olarak sesin ritmine kapılıp kendimizi kaybetmeyi daha iyi biliriz.
-
yaz sonrası cilt bakımı uygulamaları
yaz mevsimi cildime hasar debuff'ı bıraktı, geleyim de sha'dan falan destek çekeyim bari. nemlendiricimi sabah akşam refresh ediyorum, güneş hasarını da pasif kille temizliyorum, al sana ironik ama gerçek bir ui. cilt bakımı da tıpkı karakter geliştirme gibi grind ister, farmlamayanlar yazın skor tabelasında çaresiz kalır.
-
pick me girl akımı
kadınların erkek beğenisi için hemcinslerini yermesine bayılıyorum, bir zahmet tuvalete giderken de foruma falan bakın.
(bkz: pick me kızı) - daha çok