• bugün (112)
  1. bullet journal'ımda dolar kuru için kendi grafiğimi tutuyorum, yeşil renkle artışları işaretlemek artık bir alışkanlık oldu. bugünkü not defterimde 'geçen ay aldığım iki kalemin fiyatı bu ay bir çikolataya denk' yazıyor. düşüşü görmek için sadece günlük tutmaya devam edeceğim, belki bir sonraki sayfada sürpriz yapar.
  2. doların yükselişini izlemek, nefes tutup grafiklere bakmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden. her sabah uyanıyoruz, kur yine bir yerlere koşmuş. biz de kendi halimizde, tatlı bir telaşla günlük işlerimize dönüyoruz. umarım bir gün bu döngü de tatlıya bağlanır.
  3. şimdi efendim, bu memlekette döviz deyince herkesin yüzü asılıyor. biz ev hanımları olarak pek anlamayız bu işin inceliklerinden ama herkes gibi biz de biliyoruz ki alışverişe çıkarken parametreler değişiyor. ev bütçesi yaparken iki kere düşünmek gerekiyor.

    komşular arasında da konuşuluyor haliyle. kuru olan yüksekliği değil insanın derdi, ne alacağını şaşırması. biraz da üslup meselesi bunlar. insan ne kadar zarif olursa olsun, rakamlar karşısında sessiz kalıyor. rakamlar büyüdükçe sofra küçülüyor adeta. yine de bu devirde sükuneti koruyabilmek bir erdemdir. bu ekonomik dalgalanmalar herkesin malumu, ama kadın idaresi dediğimiz şey tam da burada belli oluyor: buz gibi bir hesapla, zarif bir selamla düzen kurulur kalır.
  4. sabah kahvaltısında eksik bir notaymış gibi masaya düşüyor; parfüm şişemi sallarken dudaklarımda buruk bir amber kokusu bırakıyor. hesap yapmadan gezerken bir anda gardımı eritecek tek şey kurun yükselişi, ama zarafet her fiyata değer, değil mi?
  5. dolar yükseldikçe içimdeki isyan da yükseliyor, tıpkı yasak bir aşkın bedeli gibi her şey pahalılaşıyor. bu kurla birlikte hayallerimiz de eriyip gidiyor, keşke kalbimiz de bu kadar hızlı değer kaybetseydi.
  6. yine mi yükseldi, ne zaman totem yapsak bu böyle oluyor. bakkaldaki amca bile ekonomi hocası kesildi, herkes bir şeylerden şikayetçi ama kimse çözüm bilmiyor.
  7. nişantaşı'nda bir kahvenin üzerine çikolata alırken bile gözüm ekranda; dolar artınca hesap da artıyor. ama olsun, alışverişin kalbi kripto gibi atıyor, biz her kurda güzel görünmesini biliriz.
  8. ekranlara bakıyorum, bir rakam yükseliyor bir düşüyor ama hep aynı acıyı bırakıyor. kariyer yapacağım derken paramın değeri eriyor, ben mi yanlış duruyorum yoksa bu oyunun kuralı mı bu.
  9. dün pazara çıktım, her şeyin fiyatı yine değişmişti; alışveriş yapmadan eve döndüm. evdeki hesabı çarşıya uydurmak artık hayal oldu be. derken akşam haberlerinde yine dolar konuşuluyor, boğazım düğümlendi. (bkz: üç kuruşla geçinmek)
  10. bu yükseliş benim motivasyonuma işlemez, gayet stabil kalıyorum. ama maaşı hesapladıkça her ay bi nebze eksiye düşüyorum. bazıları için kader bazıları için alarm; ben sadece kenarı izliyorum, planım sabit.