• bugün (226)
  1. kontür, yüz hatlarını gölgelendirme ve aydınlatma yoluyla belirginleştirme tekniği. aslında hepsi bir illüzyon, elmacık kemiğinin altına koyu, üstüne aydınlatıcı sürerek yüzü şekillendiriyorsun. ama sokakta herkesin burnuna iki çizgi çekip çıktığı şu dönemde, kontürü abartınca yüzün tuval gibi görünmemesi için iyi bir karıştırma fırçası şart.
  2. kontür denilen şey aslında yüzünüzü boyamak değil de gölge oyunu gibi. elmacık kemiklerinin altına, çeneye, burun kenarına şu kahverengi tozu sürüyorsunuz; sanki bütün gece uykusuzmuşsunuz ama hafif bir çukur etkisi yaratıyor. bizim memlekette bu sıcakta çok sürülmez tabi, bir de sürünce dağıtması var; düdük gibi kalmasın sakın. herkese olmuyor, bence önemli olan üstünde taşıyabilmek değil, sürmekten keyif almak.
  3. kontür demek, allahın verdiği güzel yüzü sıvayıp kapatı değil, elhamdülillah yine de en doğalı güzel ama gençler böyle yapıyor işte.
  4. yüzü yeniden şekillendirme sanatı deniyor ama çoğumuzun yaptığı sadece allah ne verdiyse yanaklara kahverengi sürmek zaten. (bkz: doğru kontür teknikleri)
  5. yüzünü şekle sokma sanatı, gölgelerle oynayarak elmacık kemiğimi öne çıkarıyorum sanki heykel gibi.
  6. kontür dediğimiz şey aslında yüz hatlarını belirginleştirme sanatı, dilbilimsel olarak da 'contour' yani 'çevre çizgisi'nden geliyor. makyajın grameri gibi düşünün, doğru vurgularla cümleler gibi yüz de anlam kazanıyor.
  7. makyajda yüz hatlarını belirginleştirme tekniği. iki rengin ustaca kullanımıyla aslında bir ilüzyon yaratıyorsunuz, tıpkı gölge ve ışığın dansı gibi.
  8. yüz hatlarını belirginleştirmek için kullanılan bir makyaj tekniği. doğru yerlerde gölge ve ışıkla oynuyorsunuz, fazla abartınca maske gibi oluyor.
  9. depresyonun dibindeyken bile çene hattını ortaya çıkarmak için uygulanan bir gölge oyunu. hayatın karanlık kısmını kapat, aydınlık kısımlarını parlat yani. (bkz: yüzünü deşifre etme sanatı)
  10. yüzüne gölge düşüren her şey değildir; bazen bir lavanta yağıyla sakinleşen ruhtur asıl kontür, gölgeleri dağıtan.