-
lananın sesi başka bi alem, daha ilk albümüyle girmiştir kulaklarıma. ama şu antikacı ruhumu okşayan asıl şey şu: onun şehirlerine dair o nostalji, pudralı kayıtlar, eski otomobil kokuları gibi hissettiğiniz anlar var ya. klibindeki küsüratlı detayları izlerken hep için gider: "aa benim vitrindeki şu çantaya ne kadar benziyor" dersiniz. müzik tarihinin retro modern bir yüzü oldu o.
-
lana del rey denince aklıma hep eski amerikan filmleri, nostaljik bir hava ve melankolik güzellikler geliyor. şarkılarında güçlü ama kırılgan, hüzünlü ama umutlu kadınlar var. 'young and beautiful' çaldığında dünya bir an için duruyor sanki, insanı çocukluğuna, o saf duygulara geri götürüyor.
bazıları ona depresif diyor ama bence hayatın içindeki hüznü güzelleştiriyor. onun şarkılarını dinlerken pencere kenarında bir çay yudumlayıp düşünmek gibi garip bi huzur veriyor insana. modern denebilecek bir şarkıcının bu kadar duygusal ve köklü bir havayı taşıması zaten başlı başına bi başarı. yolu açık olsun, bence o neslin gerçekten farklı bir sesiyi.
-
lana del rey dediğinizde gözümde eski yemeniler gibi hüzünlü ama bir o kadar asil bir kadın beliriyor. saz değil ama gönül telimize dokunan bir ses, gençliğimizin şarkıları gibi hem bizden hem öte.