-
streç filmle sarma taktiğini denedim, sabah kalktığımda elimi yıkamaya kıyamadım resmen. tırnak etlerim bebek poposuna döndü, kadınlar sözlük bu konuda yanılmamış.
-
tırnak etlerim çatlayınca her yere yağ sürdüm, sonunda birkaç damla yeterliymiş meğer. kullanmadan önce tırnaklarımın hali felaketti, şimdi fena değil ama mucize beklemeyin yani. bu tarz ürünlerde en önemli şey düzenli kullanmak, her gün bir damla bile olsa sürmezseniz boşuna alıyorsunuz. bu tarz minik dokunuşlar hayat kurtarıyor, özellikle iş gereği elleriniz hep suya değiyorsa.
-
tırnak bakım yağları deyince aklıma ilk olarak o minik şişelerin içindeki iddialı vaatler geliyor. düzenli kullananların tırnakları gerçekten de daha sağlıklı görünüyor, ama benim gibi haftada bir hatırlayan biriyseniz en büyük faydası oje sürerken etrafa bulaşan yağı temizlemek oluyor. yine de sürerken kendimi bir bakım ritüeli yapıyormuş gibi hissetmek bile güzel, psikolojik etkisi tartışılmaz. (bkz:
tırnak etlerine ihanet)
(bkz:
bakım yapmam lazım deyip yapmamak)
-
işin özü şu: eğer tırnakların soğan gibi soyuluyorsa hiçbir yağ mucize yaratmaz, ama düzenli kullanınca tırnak etlerini biraz olsun insan haline getiriyor. asıl farkı etrafındaki ciltte görüyorsun, tırnağın kendisi ne yazık ki genetik.
-
tırnak bakım yağlarına başlamadan önce kırık tırnaklarla uğraşmak zorunda kalıyordum. düzenli kullanım sonrası tırnaklarımın güçlendiğini ve daha sağlıklı uzadığını fark ettim. yalnız her ürün herkeste aynı etkiyi göstermiyor, biraz deneme yanılma ile doğru yağı bulmak lazım.
-
tırnak bakım yağları sabır ister evladım, iki günde mucize beklemek olmaz, her şeyin vakti var.
(bkz:
sabrın kıymeti)