• bugün (46)
/ 2  
  1. göz altlarına un kurabiyesi kıvamında pudra boca edip, cilt ısısıyla bütünleşsin diye put gibi bekleme sanatı. hani sanırsın fırına kek attık kabarmasını bekliyoruz ama tek yaptığımız yüzümüzdeki o minik çizgileri yok edeceğiz derken kireç kuyusuna düşmüş gibi görünmek. o bekleme süresinde aynaya bakınca insanın kendi tipinden ürkmesi de cabası.

    işin finalinde o pudrayı süpürünce porselen bebek gibi olacağımızı hayal ediyoruz ama gün ışığına çıkınca suratımız haritası çıkmış çöl toprağına dönüyor. sosyal medyadaki o pürüzsüz suratlara kanıp da bu işkenceyi kendinize yapmayın, sonra mimik yapınca yüzünüzden tozlar dökülüyor benden söylemesi.
  2. yüzünüzdeki tüm nemi sömürüp sizi anında sahra çölüne çeviren o meşhur makyaj tekniği.

    kapatıcıyı sabitleyeceğim derken göz altlarınızda kuzey anadolu fay hattı oluşturduğunuzun farkındasınız değil mi kızlar?
  3. yüzümüze boca ettiğimiz o kilolarca transparan pudrayla yarım saat mal gibi beklememize verilen havalı isim. hani sanırsın ki bu işlemi yapınca fırından yeni çıkmış poğaça gibi taze ve pürüzsüz olacağız ama sonuç genelde un kurabiyesi kıvamında oluyor kızlar. o göz altlarımdaki ince çizgiler dolmasın, kapatıcı çizgilere doluşmasın diye çırpınırken resmen nene gibi oldum, cildim nemi emdi, kurudu, çatladı.

    bir de o youtuberların stüdyo ışıklarının altında pürüzsüz duran suratlarına kanıp gaza geliyoruz ya en çok ona üzülüyorum valla. gün ışığına çıkınca suratına un çuvalı patlamış gibi gezmek istemeyen uzak dursun, mis gibi cildine yazık etmesin. nemli süngerle pıt pıt yap geç işte, kardashian mısın sen bacım neyine yetmiyor sadelik.